12 Aralık 2019
  • Bolu7°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara7°C

“ÖĞRETMENE ŞİDDET TOPLUMUN SORUNUDUR”

Türkiye Kamu-Sen, Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Bolu Şubesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaşanan öğretmene şiddet olaylarının artması üzerine bir mektup yazarak seslerini duyurmaya çalıştı.

“Öğretmene şiddet toplumun sorunudur”

19 Kasım 2019 Salı 15:18

Son zamanlarda öğretmene şiddet olaylarının artması üzerine Türk Eğitim Sen Bolu Şubesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mektup yazarak caydırıcı yasalar çıkarılmasını istedi.  Türkiye Kamu-Sen Bolu il Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Bolu Şube Başkanı Erhan Bayram yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdıkları mektubun içeriğini kamuoyuyla paylaştı. Türk Eğitim Sen Bolu Şubesi tarafından yazılan mektupta şu ifadelere yer verildi: “Sayın Cumhurbaşkanını,  Malumunuz üzere, şiddet olaylarında toplum sıhhatimizi etkileyecek düzeyde önemli bir artış söz konusudur. Başta kadın ve çocuklara yönelik olmak üzere, şiddet vakaları adeta toplumsal bir cinnet seviyesine ulaşmış durumdadır. Bu kapsamda öğretmenlerimize ve eğitim çalışanlarına karşı şiddet olaylarında da inanılmaz bir artış söz konusudur. Şu bir gerçektir ki, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet meselesi, hali hazırda eğitim hayatımızın öncelikli ve önemli sorunlarından birisi haline gelmiştir. Gün geçmiyor ki, öğretmene dönük bir şiddet hadisesine dair bir haber medyaya yansımamış olsun. Sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalan, darp edilen ve hatta canına kast edilen öğretmenlerimiz yüreklerimizi dağlamaktadır. Durumun can acıtıcı bir diğer tarafı da öğretmenlerimize yönelik gerçekleşen şiddet vakalarının failleri, büyük oranda öğrenci ya da öğrenci velisidir. Artan şiddet olayları, eğitim çalışanlarında can güvenliği endişesine dahi yol açmakta ve motivasyonları olumsuz etkileyecek ölçüde tedirgin etmektedir. Sanırım herkes kabul eder ki, öğretmenlere yönelik şiddet hadiselerinin artış göstermesinin nedenlerinin başında, öğretmenin itibarının rencide edilmiş olması gelmektedir. ‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ şuuruyla yoğrulmuş bir medeniyet ikliminde, öğretmenler bu kadar kolay hakaret edilebilen ve her önüne gelenin şiddet uygulayabildiği kimseler olmamalıdır. Güvenlik tedbirleri ve hizmetleri çok yetersizdir. Biliyoruz ki, okulların çok büyük kısmında yeterli güvenlik tedbirleri alınmamakta, Kent Güvenlik Yönetim Sistemine entegre kamera imkanları bulunmamakta, hatta bir çok okulumuzda güvenlik hizmeti sadece nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılmaktadır. Okullarımıza ve üniversitelerimize öğrenciler hatta öğrenci olmayan unsurlar sopa, kesici/delici alet ve hatta ateşli silah dahi sokabilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanım, biz eğitimciler olarak, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması anlamında toplumsal bir seferberlik haline ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Ki, zaten öğretmene yönelik şiddet sadece eğitim çalışanlarının sorunu değil, toplumun sorunudur. Çünkü unutulmasın ki, öğretmene verdiğimiz değer, aslında ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza verdiğimiz kıymettir. Zat-ı alinizin iradesiyle ve TBMM'nin yapacağı yasal düzenlemelerle şiddetin önlenmesi yolunda mesafe katedeceğimize inanıyoruz. Hayatını eğitime adayan, bilgi ve tecrübesini aktarmak için ihlasla çaba sarf eden, öğrencilerini kendi çocuklarından ayırmayan ve fedakârca görevini yapan öğretmenlerimizin can güvenliğinin sağlanması anlamında yasal düzenleme yapılmalıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 112 inci maddesinde düzenleme yapılmalı, şiddeti önleyici tedbirler ve caydırıcı müeyyidelerin getirilmesi sağlanarak eğitim çalışanlarının güvenlik içinde çalışması yasal koruma altına alınmalıdır. Ayrıca bu düzenlemeyle, eğitimcilere şiddet uygulandığında bir şikâyete bağlı kalmaksızın, fail hakkında kamu davası açılması ve en ağır cezai müeyyidelerin uygulanmasını talep ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım, ifade ettiğimiz gibi, artık bir eğitim sorunu haline gelmiş olan eğitim çalışanlarına şiddet konusunda ilgili süreçleri harekete geçirmenizi istirham ediyoruz. Eğitimin asli unsuru ve taşıyıcı kolonu olan öğretmenlerimizin saygınlığının artırılması, güvenli çalışma ortamlarına kavuşmaları, daha verimli eğitim hizmetini getirecek ve dolayısıyla toplumun sağlıklı geleceğini inşa edecektir. Toplumsal meselelere ve özellikle eğitim sorunlarına duyarlı yaklaştığını bildiğimiz zat-ı alinizin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi anlamında gerekli adımların atılması hususunda irade ortaya koyacağına inanıyoruz. Daha fazla canın yitip gitmemesi, mirasçısı olduğumuz medeniyetimize yakışmayan öğretmene şiddetin önlenmesi anlamında yasal düzenlemenin bir an önce yapılması bizleri ziyadesiyle memnun edecektir. Biz inanıyoruz ki, öğretmenle birlikte kaybettiğimiz, esasında toplumun ve Türkiye'nin geleceğidir.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar