15 Kasım 2018
  • Bolu0°C
  • İstanbul8°C
  • Ankara-1°C

ALAADDİN YILMAZ KENDİNİ KRAL ZANNEDİYOR

Alaaddin Yılmaz kendini kral zannediyor

18 Aralık 2009 Cuma 00:00

Tanju Özcan röportajımızın bu bölümünde, Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'la ilgili sert eleştirilerde bulunarak; “Alaaddin Yılmaz kendini kral zannediyor” dedi.

Tanju Özcan'ın en çok polemiğe girdiği yerel yönetici, Alaaddin Yılmaz. Özcan'a Alaaddin Yılmaz'ı yönetici olarak nasıl bulduğunu ve Belediye'nin mevcut projelerini sordum. Özcan yaptığı açıklamada, Yılmaz'la ilgili sert eleştirilerde bulundu.

Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'la aranızda sürekli bir gerilim var dersek, aranızdaki ilişkiyi yanlış tarif etmemiş oluruz herhalde. Aranızda sürekli devam eden bir polemik var. Siz Alaaddin Yılmaz'ı bir belediye başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Seçim döneminde kendisi ile ilgili bol bol değerlendirme yapma olanağım oldu. Şunu da açıkça söylüyorum. Biz Alaaddin Yılmaz'la 1994 yılından bu yana tanışıyoruz. İlk dönem belediye yönetimi bizdeyken, Alaaddin Bey muhalefet partisinin belediye meclis üyesiydi. Aynı zamanda muhalefet partisinin il başkanıydı. Ama biz çoğu belediye meclis toplantısında Alaaddin Bey'le iyi anlaşırdık. Aramızda bir sorun yoktu. Alaaddin Yılmaz'la yan yana oturduğumuz birçok toplantı da vardır. Birlikte komisyon çalışmalarımız oldu. Onun yüzünden 3 yıl mühendis ve mimar olmamama rağmen, imar komisyonunda çalışmak durumunda kaldım. Alaaddin Bey belediye başkanı seçildikten sonra değişti. Bazı insanlar vardır bulunduğu konumu hazmedemez. Alt yapısı yeterli gelmez. Eğitimi, görgüsü yeterli olmayınca, bir koltuk sevdasına sahip olduğunda tavır ve davranışı, karakteri bile değişebilir. İşte Alaaddin Bey, 2004 yılından bu yana bu sıkıntıyı yaşıyor. Hala halkın oyu ile göreve getirilen, halka hesap verme zorunluluğu olan, halka hizmet etme noktasında belediye başkanı seçildiğini anlamıyor. Kral gibi, padişah gibi seçildiğini düşünüyor. Benim sıkıntım tamamen bu tutumundan ve davranışından kaynaklanıyor. Benim kişisel anlamda Alaaddin Bey'le bir sıkıntım yok.

Sizin aranızdaki yaşanan gerilimin bir nedeni de siyasi rekabet değil mi?

Hayır, o durumdan kaynaklanan nedenlerle söylemiyorum ama Alaaddin Yılmaz Bolu adına bir talihsizliktir. Çok büyük bir talihsizliktir. Benim belediye başkanlığı adaylık yarışım bitti. Bundan sonra da muhtemelen böyle bir yarışta bir daha hiç girmeyebilirim. Bu yönde bir eğilimim var. Bu gün böyle düşünüyorum. Gerçi siyasette neyin ne zaman ne getireceği belli olmaz ama ben Alaaddin Yılmaz'ı kendime siyasi rakip olarak gördüğüm için falan da söylemiyorum. Alaaddin Yılmaz gerçekten çok başarısız bir yönetici.

Peki, siz Alaaddin Yılmaz tarafından gerçekleştirilen Pis Su Arıtma Tesisi projesini engellemek için herhangi bir müdahalede bulundunuz mu?

Aslında bu durumu çok iyi açıklayan bir atasözümüz var. Oynamayı bilmeyen gelin yerim dar ondan oynayamıyorum dermiş. İşte Alaaddin Bey de öyle. Gerçekleştiremediği projelerle ilgili ben nerede hata yaptım diye kendi kendine sormuyor da, kim nerede ne hata yapıyor diye soruyor. Pis su arıtmayı ben engellemişim, temiz suyu başkası engellemiş, terminal 100 günde bitecekti ne oldu? 500-600 gün oldu herhalde başlayalı. Ben artık saymıyorum günleri. Kaç yüz gün olduğu da belli değil. Gerçekleştiremediği her projesi ile ilgili birilerine bir şeyler yüklemeye çalışıyor. Şimdi ne alakası var benim açtığım davayla Pis Su Artıma tesisinin yapım projesinin. Benim açmış olduğum dava Bolu Valiliği aleyhine açmış olduğum davadır. Yeni Geçitveren Köyü Muhtarlığı bana geldi dedi ki, “Meralarımıza Valilik tarafından el konulmuş. Mera vasfı kaldırılmış. Bizim hayvanlarımızın otladığı, çevresini dikenli telle çevirdiğimiz gübre atarak ıslah ettiğimiz meralara el koydu.” Ben de avukat olarak ücreti mukabilinde Bolu Valiliği aleyhinde bir dava açtım. Meğer Belediye'nin bu alanı Valilikten alarak pis su arıtma tesisi yapma projesi varmış. Ben falcı falan değilim. Dolayısı ile benim orda o tip bir projenin yürütüleceği ile ilgili bir bilgim olmadı. Benim açtığım dava yüzünden, gecikmiş bir proje falan değil. Ama siyaseten benim görüşümü sorarsanız, ben orada pis su arıtma tesisinin yapılmasına karşıyım.

Neden karşısınız?

Şuan Pis Su Arıtma tesisinin etrafına bakarsanız, çevresinde mahalleler görürsünüz. Bir yerleşim yerinde, mahallede pis su arıtma tesisi yapılabilir mi? Mahallede böyle bir tesis olmaz. Çünkü bu tesis pis koku yayacak etrafa. Belediye Başkanı Yılmaz'la daha önce gittiğimiz Almanya'da bu tesisin çok daha modern olanını gördük. O bile çok ciddi koku yapıyordu. Biz kendisine dedik ki, fabrikaları ve organize sanayiyi içine alacak şekilde bu projeyi Çatak tarafına yapalım dedik. Ne kaybederiz dedik. Daha uygun araziler var söylediğimiz bölgede. Garip bir inat içine girdi. Bolu yararına olabilecek hiçbir projeyi engellemek gibi bir düşüncem olmaz.

Alaaddin Yılmaz'la aranızda bir de üslup sorunu var galiba değil mi? Bu konuda Alaaddin Yılmaz'dan çok şikayetçi olduğunuzu söylemiştiniz.

Alaaddin Yılmaz'ın üslubu benim en büyük sıkıntım. Ben siyaseten polemiğe girmekten kaçınmam. Laf yarıştırma konusunda çok az insanın benimle yarışabileceğini düşünürüm. Her şeyden önce ben bir hukukçuyum. İyi bir eğitim aldım. Ciddi bir kelime hazinem var. Dilimle ve cümleleri kullanma noktasında bir problemim yok. Ancak karşınızdaki siyasi muhatabınız ya da rakibiniz her an ağzından her şeyi çıkartabilecek biri olduğu için, bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Hiç dilinin freni yok. Aklından geçeni hiç elemeden, sansürlemeden doğrudan diliyle ağzından çıkartabilecek bir yapıya sahip. Gerçekten de bu anlamda seviye bakımından en sıkıntılı siyasetçilerinden biri. Gerçi kendisine ben geçmiş dönemde seviye fukarası dediğim için bana tazminat davası açtı. O dava da sürüyor şimdi.

Şuan Alaaddin Yılmaz'la süren kaç davanız var?

Şimdiye kadar ben ona bir dava açtım. O bana 3 tane açtı. Sonuçlanan var. Devam eden var. Benim açtığım dava onun lehine bitti. Onun açtığı dava onun lehine bitti. Bir tane devam eden dava var. Bu konuda Bolu halkından da özür diliyorum. Gençliğinde verdiği heyecandan olsa gerek, haksızlığa tahammül edemeyen bir yapıya sahip olduğum için, zaman zaman Tanju Özcan'a yakışmayacak sözleri sarf ettiğim de oluyor. Her geçen gün frenime daha iyi basıyorum ama daha önce merkez ilçe başkanlığım dönemimde “ya ben bunu nasıl söylemişim” dediğim sözler de oluyor.
 


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.