20 Eylül 2018
  • Bolu17°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara18°C

TEVFİK TÜRE: KİMİN KORKAK, KİMİN CESUR OLDUĞUNU ZAMAN GÖSTERECEK

Tevfik Türe: Kimin korkak, kimin cesur olduğunu zaman gösterecek

28 Aralık 2009 Pazartesi 00:00

Mudurnu Örencik Köyü Muhtarı Tevfik Türe, Abant Tabiat Parkı'nda yapımına başlanan Uzun Devreli Gelişim Planı'nın iç yüzünü anlattı. 700 yıldır bu yöredeki yaylalarda yaşadıklarını söyleyen Türe, İl Özel İdare Genel Sekreteri Tahsin Akduman'ın muhtarlara cesaretli olmaları yönünde yaptığı çağrıya, “Kimin korkak kimin cesur olduğunu zaman gösterecek” diyerek cevap verdi.

Bolu İl Özel İdare Genel Sekreteri Tahsin Akduman, Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar ile gerçekleştirdiği toplantıda; “Abant'ı Davos yapma planı” çerçevesinde Abant çevresi köy muhtarlarını kast ederek, onlardan cesur olmalarını istemişti. Bolu Gündem olarak Mudurnu Örencik Köyü Muhtarı Tevfik Türe ile görüştük. Bir de onların gözünden Abant'ta neler olup bittiğini, bu “cesaret” meselesinin iç yüzünü öğrenmek istedik. Türe 11 yıldır Mudurnu Örencik köyü muhtarı. Örencik köyünde ve Örencik köyünün yakınında bulunan Samat köyünde yaşayan vatandaşların Abant'ta yaylaları var. Bu yaylalarda 100'e yakın evleri, bahçeleri ve hayvanları var. 100 yıldır bu yaylalarda yaşadıklarını söyleyen Türe ile Abant'ı konuştuk.

İlk olarak cesaretli olup olmadığınızı öğrenmek istiyorum. Siz Tahsin Akduman'ın cesaretli olun sözünden neyi anlıyorsunuz?

Ben bu cesaret kelimesinden bir şey anlamadım. Neyin, kimin cesareti. Şimdi bu durumda Tahsin Bey cesur, biz korkak mı oluyoruz? Ben böyle bir tartışmaya girmem. Bu bir tahriktir. Kimin cesur kimin korkak olduğunu zaman gösterecek.

Abant, Bolu'nun gündemini meşgul eden konulardan bir tanesi haline geldi. Özel İdare bir operasyon başlattı. Aynı operasyonu da toplantılarla devam ettiriyor. Yaptığınız toplantı hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Bizi Çevre İl Müdürümüz davet etti. Uygun bir zamanda toplanalım konuşalım dedi Abant hakkında. Akşam vardığımızda toplantıya üç köyün muhtarı davet edilmişti. Bir tanesi gelmedi, Sarıyer Köyü muhtarı. O toplantıda Özel İdare Müdürümüz vardı. İki tane encümen üyemiz vardı; Vedat Bey'le Mücahit Bey. Çevre İl Müdürümüz vardı Sezgin Akay. Şube müdürü vardı milli parkların. Bu toplantıda yayla evlerinin nasıl olacağı konuşuldu. Sadece yayla evleri değil dedim ben, bu Bolu'nun sorunu. Mahkemelik yayla evlerini kiraya aldıklarını söylediler. Benim yaylamda yüz tane evden yirmi beş tanesi mühürlü. Bu evleri yaparken de kaçak yapı olarak mühürlediler. Ama kaçak değil. O dönemdeki bölge şefi, milli parkların şube müdürü de bu evleri yaparken başlarındaydı. Bu evler yaptırıldı, sonra mühürlendi.

Toplantının gündemi, yaklaşık %20'si mühürlü olan evlerin durumunun ne olacağı mı?

Ben de sadece evler değil, Abant Tabiat Parkı'nda başka neler olacak dedim. İl Müdürü'ne de söyledim.

Yayla evleriyle ilgili ne düşünüyorlar orada?

Ben mahkemedeki evleri kiraya vereceğim diyor Tahsin Akduman. Sayın Müdürüm dedim sen bu yayla evlerini kiraya veremezsin. Bu evlerin planlaması bugün devlet geliştirme planında yaylacılık faaliyetlerinin devam etmesi için yaylacılık için planlandı. Vatandaşa “Ben diyor bu evleri değil, eski evleri de kiraya vereceğim.”100 tane evim var benim, Örencik Köyü olarak 25 tanesi mühürlenmiş 75 tanesi mühürsüz, ben bu evlerden kira alacağım diyor. Ankara'da Orman Bakanlığı'nda avukatlarla görüştüm. Bu evlerin kullanım hakkı sizin diyor.

Ne zaman yapıldı bu mahkemelik evler?

Milli Parklar ilan edildikten sonra yani 90'lı yıllardan sonra. Bu evlerin kullanım alanı bu köylünün, bu vatandaşların. O zaman dedim kaldır evleri, sen yık biz yerine yeniden yaparız. Biz vergi veririz ama kira vermeyiz. Ne fark eder diyor vergi olmuş kira olmuş. Kira ayrı, vergi ayrı. Biz 700 yıldan beri atalarımız gelmiş yerleşmiş bir tarafı göl bir tarafı orman bu batı tarafı Örencik köyü 33 kişiye tapulu sadece. Tapulu yeriniz mi dedi, al dedim tapuları. Otellerin yerleri de bizim üzerimize tapulu Palas Oteli'nin yeri benim üzerime tapulu. Bu sefer tapulara da bakmadı. Kaldır o zaman evleri dedim. İl Müdürümüz dedi geçici olacak. Sezgin Akay bu evler diyor kalıcı olmayacak. Müdürüm kâğıttan mı yapacağız bu evleri dedim. Öyle demek istemedim dedi. Burası bizim yerimiz, mülkiyet benim, gerekirse çadır kurarız. Binlerce kamyon toprak yığdınız park sahasına, zabıt tuttunuz mu onlara. Tutmadık kaldıracağız dedi. Siz bunu zabıt tutup mahkemeye vermediğiniz sürece sizi de mahkemeye vereceğim, onları da mahkemeye vereceğim dedim. Savcılığa vereceğim, hepsi birbiriyle bakışmaya başladılar. Özel İdare Müdürü sabah bana telefon etti. İzin verdiği yerine otel inşaat yapıyor diye. Nasıl Özel İdare'den ararlar seni dedi. Kim aradı seni diyor. Toplantıda encümenler bir iki bir şey konuşacak oldular. İnşallah dedim kısa zamanda biter. Burayı 5 senede kiraladınız siz. Ben 500 milyon lira verdim buraya siz 250 milyon liraya kiraladınız. Önceden müracaat ettiğim halde usulsüz yaptınız ihaleyi bu şekilde söyledim ben. Kısa zamanda dedim inşallah bıraktırırım size. İleride görüşürüz sizinle.

Bu toplantıda sizin nabzınızı ölçmüşler, siz de tepkinizi ortaya koymuşsunuz.

Diğer tarafta milli parklar kanunu çıkarken, gerçek ve tüzel kişilerin hakkını saklı kılmış dedim. Nerede dedim o madde, ben sizi mahkemeye vereceğim dedim. Ver dedi Tahsin Bey, biz mahkemeden korkmayız. Tamam dedim, yarın orda ağaç kesiyorsun sen. Orası ticaret merkezi değil. Abant korunacak, gelecek nesillere bir miras kalacak burası. Sizin amacınız ticaret yapmak, para kazanmak burada,

Toplantıdan netice alamadınız yani değil mi?

Toplantı bitti. Birisi namaz kılmaya gitti. Biri bir yere kaçtı, dağıldılar gittiler hepsi.

İl Özel İdare bildiğimiz kadarıyla Abant'ın içinden geçen Mudurnu yolunu kapatacak. Yolu batıdan Taksim Otelciliğin arkasından vermeye çalışıyorlar. Doğru mu?

Evet, Abant'ın batı kısmı barut fıçısı gibi, bunu defalarca söyledim.

Barut fıçısı derken?

Yani bu sarıçam ormanının içinden yol geçirmek istiyorlar, eğer buradan yol geçecek olursa irili ufaklı 15 bin çam kesecekler. 672 adet çam ağacını mühürlemişler. Milli parkların haberi yok. Ben bu yaşıma geldim böyle bir şey ne duydum ne de gördüm.

Batı kısmı niye barut fıçısı?

Güneşi en fazla alan yer burası, yani sarıçam alanı. Fidanlama olan yerler burası, heyelan mıntıkası. Buraya birisi geçerken bir tane sigara atsa burası duman olur yanar. Hiç adamların umurunda değil, yanarsa yanar diyorlar…

Yeni bir yol açılacak oradan öyle mi?

Evet, öteki yolu kapayacaklar.

E–5'e mi bağlayacaklar?

Mudurnu'ya.

Vatandaş Abant'a girmeyecek galiba, öyle mi?

Yani gariban vatandaş, asgari ücretli vatandaş Abant'a gezmeye dahi gidemeyecek. Zaten Abant'a giden orda bir çay bile içemiyor. Otele Abant'a gelen zenginler otel fiyatını sormuyor, en pahalısını soruyor. Bana en pahalısı hangisiyse onu göster diyor. Buraya direkt vatandaşın girmemesi için…

Bu durumun anlamı Mudurnu- Abant yolunu by-pass etmek mi oluyor?

Evet.

Röportaj devam edecek.

28.12.2009


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.