24 Eylül 2018
  • Bolu28°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara30°C

BOLU'DA NE OLUYOR?

Bolu'da ne oluyor?

27 Ocak 2010 Çarşamba 00:00

Hemen hemen her gün neredeyse günlük yerel gazetelerde bir veya iki intihar girişimi ya okuyoruz ya da duyuyoruz. Özellikle son bir haftada sonuçlanmış 3 intihar olayının yaşanması ve de ilimize bağlı Gerede ilçesinde sıkça yaşanan intihara teşebbüs olayları, vatandaşlarımızı endişelendiriyor. Durumu sizin için araştırdık ve İzzet Baysal Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Cenk Yamaner ve Psikolog Ramazan Sarı ile görüştük.

İşsizlik, aile içi şiddet, geçim kaygısı ve yaşanan birçok olumsuzluk her birimizi farklı etkiliyor, farklı çözümler bulmaya itiyor. Kimimiz konuşup çözüm bulmaya çalışırken, kimimiz de kendi canımıza kıyarak sorunları çözmeye çalışıyoruz. Peki neden intihar ediyoruz?

Bolu büyük bir il değil, büyük şehirlerin sorunlarından daha uzak, aslında insanlar burada daha sakin, bu tür vakaların daha az olmasını beklerken bu tür vakalarla sıklıkla karşılaşılmasının nedeni ne olabilir sizce?

Bize veriler geliyor. Bu verilerde saptadığımız herhangi bir artış yok. Acil servislerden bize kriz ve intihar durumlarının müracaatlarının sayılarını her ay periyodik olarak bildiriyorlar. Mesela 7. ayda 22, 8. ayda yine 22, 9. ayda 26, 10. ayda 15, 11. ayda 14, geçtiğimiz Aralık ayındaysa 22 müracaat olmuş. Burada bir artış gözükmüyor. Ama sonuçlanmış intihar vakalarında bir artış var gibi gözüküyor. Onu da basından takip ettiğimiz kadarıyla takip ediyoruz, çünkü sonuçlanan intihar vakalarının bildirimi bize gelmiyor. Muhtemelen aradaki farklılık bu yüzden gözükmüyor. Ama mevsimsel özellikler de bunda etkili. Özellikle kimi ruhsal rahatsızlıkları, majör depresyon intihar vakalarının sık görüldüğü risk gruplarını oluşturuyor. Bu majör depresyon mevsimsel bir özellik gösterebildiğinden dolayı, sonbahar – kış aylarında biraz daha artış olduğu gözlenebiliyor. Aynı zamanda intihar ülkelerin gelişmişlikleriyle veya bölgelerin gelişmişlikleriyle ile de artış gösteren bir durum.

Bolu'daki yaş aralığı nedir?

Yaş olarak intihar teşebbüslerinde 14–24 yaş arası, sıklıkla intihar teşebbüsünde bulunuyor. Ama genel veriye baktığımız zaman, yine sonuçlanmış intihar vakalarında zaman, ilerleyen yaşlar da biraz daha fazla, yani teşebbüs olarak 15–24 yaş arası ama sonuçlanmış intihar vakalarında daha ileri yaşlar ön planda gözüküyor.

Peki, kadın-erkek açısından değerlendirirsek?

Özellikle kadınlar. Teşebbüs açısından öndeler, ama sonuçlanmış intiharda erkekler önde.

Kadınların daha çok meyilli olmasının nedeni ne olabilir sizce?

Onda şöyle bir şey var, intihar bir yardım arama sonucunda gelişiyor. Bir yardım çağrısı aslında. Bununla alakalı olarak da kadınların kendilerini ifade etmekte biraz daha sıkıntı çektikleri görülüyor. İşte hızla değişen yaşam koşulları bireyleri derinden etkiliyor ve bu değişimler, ülkemizde de yaşanıyor. Bu değişimlere uyum sağlamakta güçlük çekilmesi neticesinde de sonuç olarak intihar karşımıza çıkıyor.

Gelen vakalarla görüşüyor musunuz, neden intihar etme teşebbüsüne bulunduğuna dair?

Asıl olarak zaten acil servislerden bize müracaatların geliyor olmasının sebebi bu. Bize yönlendiriyorlar, bizim Devlet Hastanesi Acil Servisi içerisinde yer alan Krize Müdahale İntiharı Önleme Birimimiz var. Bu birimde intihar teşebbüsünde bulunmuş bireylerin, ön görüşmeleri değerlendirmeleri yapıldıktan sonra, ihtiyaç olması durumunda psikiyatri konsültasyonu, gerek halinde yatış şeklinde biz bunların değerlendirmelerini yapıyoruz.

Bu yaptığınız değerlendirmeler sonucunda en çok hangi neden ağırlık kazanıyor? Ortalamasını düşündüğünüz zaman aile içi sorunlar mı? Ekonomik sorunlar mı? İşsizlik mi?

Bolu'daki son 6 aylık verilere baktığımız zaman, intihar nedenleri arasında birinci sırayı aile ile ilgili problemler, aile içi şiddet, aile içi iletişim sorunları gelmekte. Ruhsal rahatsızlıklar, okulla ilgili problemler bunu takip etmekte. Başka sebep olarak söylenebilecekler ise, yakınlarının ölüm veya kayıp edilmesi, yalnızlık ve ebeveyn çatışmaları şeklinde devam ediyor. Ve genel olarak bekârlar, evlilere göre daha sık intihar girişiminde bulunuyorlar. Ev hanımları, çalışan kadınlara veya öğrenci grubuna göre daha önde gözüküyor. Ev hanımlarından sonra öğrenciler geliyor. Eğitim seviyesi olarak baktığımızda, özellikle ilköğretim mezunları çoğunluğu oluşturuyor. Gene yaş grubu olarak baktığımızda 15–24 yaş arası risk faktörü, intihar girişimi açısından ama sonuçlanmış intihar açısından daha ileri yaşlarda.

Siz genel olarak nasıl bir değerlendirmede bulunuyorsunuz? Bolu için bu normal midir? Küçük bir kent için bu intihar sayıları normal midir?

Özellikle Bolu'da fazla olduğuna dair bizim bir tespitimiz yok.

Diğer illerle hiç karşılaştırma yaptınız mı, bize yakın çevre illerle Düzce, Karabük gibi?

Öyle bir karşılaştırma çalışmamız olmadı. Özellikle 2009'un Ocak ayına baktığımızda, 2010'da artış gözüküyor demiştiniz. Bu Ocak ayında da yine bir artış görülmüş. 2009'un Ocak ayında 22 civarında seyreden aylık intihar müracaatları sayısı 26 olarak çıkmıştı. Şu anda da yaklaşık o civarda olacak. Aralık ayına göre tabii biraz fazla gibi gözüküyor.

SARI: İNSANDA EN BÜYÜK SIKINTI KENDİNİ YALNIZ HİSSETME VE ANLAŞILMADIĞINI DÜŞÜNMEDİR

Psikolog Ramazan Sarı ile de Bolu'da artan intihar olaylarını görüştük. Psikolog Sarı bize yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yaklaşık 8 yıldır Bolu'da olan biri olarak, ilk geldiğimde dikkatimi çeken insanların mesafeli ve kapalı olmasıydı. Küçük şehirlerde olan genel bir özellik gibi görünebilir, ama zamanla kendi içlerinde de duygusal anlamda kapalılık ve mesafe olduğu görülüyor. Bolu'nun coğrafi yapısı, iklim özellikleri, deprem fay hatları ve geleneksel kültür yapısı insanların psikolojik yapılarına yansıyor inancındayım. Ülke genelinde ekonomik, siyasi ve kültürel değişimler ve sıkıntılar yaşıyoruz. En büyük eğitim kaynağı olan televizyonlarda da çoğunlukla olumsuz haber ve programlar insanları boşluk ve karamsarlığa itiyor. Alt yapısında sıkıntılar olan insanları bu durumlar daha da etkiliyor. İnsanda en büyük sıkıntı kendini yalnız hissetme ve anlaşılmadığını düşünmedir. Bolu'da da en büyük eksiklik bu gibi görülüyor. Aile içi ve aile dışı duygusal açılım, sorunları dile getirme ve sorunları paylaşım yeterli düzeyde olmadığı kanısındayım. Psikolojide sorun dediğimiz ruhun zehridir, bunu dışa atmazsak zamanla kendi kendimizi zehirlemiş oluruz. Bolu'da da insanlar duygusal anlamda açılım sağlayıp, sorunlarını paylaştıkça daha fazla mutlu olacaklarını sanıyorum.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.