21 Eylül 2018
  • Bolu12°C
  • İstanbul20°C
  • Ankara14°C

26 YIL BİRBİRLERİNE TERS DÜŞMÜŞ, AYRI DÜŞMÜŞ İKİ SİYASİ PARTİYİ BİRLEŞTİRDİK

26 yıl birbirlerine ters düşmüş, ayrı düşmüş iki siyasi partiyi birleştirdik

02 Mart 2010 Salı 00:00

Demokrat Parti Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk'la,Demokrat Parti Genel Merkezi'nde görüşme yaptık.Cindoruk siyasal yaşamının dününü ve bu gününü anlattı.

Hüsamettin Cindoruk, 1955 yılından bu yana demokrasi mücadelesinin içinde.

Bir demokrasi abidesi…

Kendi ifadesine göre, “sağın en solunda”, 27 Mayıs 1960 İhtilali'nden sonra Yassıada Duruşmaları'nda 19 kişinin avukatı.

Adnan Menderes'in dolaylı avukatlığını yaptı.

Nispi demokrasinin askıya alındığı 1960 yılı koşullarında idamların olduğu,

Yüzlerce insanın tutuklu cezaevlerine kapatıldıkları dönemde mücadelesine yüreğini koyan, 28 yaşında genç bir avukat.

Siyasi hayatına Demokrat Parti üyeliği ile başlayan, şimdi yine yeniden Demokrat Parti Genel Başkanlığı ile devam eden istikrar abidesi.

Arada geçen Türkiye'nin çalkantılı yıllarında Adalet Partisi, Demokratik Parti, Büyük Türkiye Partisi ve Doğru Yol Partisi'nde il başkanlığı, kurucu üye, genel idare kurulu üyeliği görevleri ve genel başkanlık.

Bitmedi.

Yürüyüş devam ediyor.

1991-95 arası TBMM Başkanlığı,

Cumhurbaşkanlığına vekalet.

İbrenin tersine döndüğü 1999 yılında partisi Demokrat Türkiye Partisi'nin parlamento dışına düşmesi ile DTP Genel Başkanlığı'ndan istifa etti.

1999-2009 yıllarında merkez sağın eridiği, kadroların AK Parti'ye kaydığı küçülme döneminde, Türkiye'nin akil adamı… Demokrasi bilgini, tek başına parti…

Yürüyüşün son etabında ise 16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti genel kurulunda, 570 geçerli oyun 559'unu alarak getirildiği Demokrat Parti Genel Başkanlığı.

Bir demokrasi abidesi ile, bir istikrar abidesi ile, bir halk adamı, siyaset bilgini ile görüştük.

Kendileri bizi kabul ettiler.

Buradan Sayın Hüsamettin Cindoruk'a saygılar sunuyoruz.

Sevgili okurlarımız bir genel başkanı daha sizlerle buluşturduk.

İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz…

Siz Yassıada'da Adnan Menderes'in üç avukatından biriydiniz, en genç avukatıydınız…

Adnan Menderes'in avukatı değildim. Ama o davada 19 kişinin avukatıydım. Adnan Menderes'in dolaylı avukatlığını yaptım. Şöyle ki, ortak bir savunma yaptık. O ortak savunmanın 30–40 sayfasını ben yazdım.

27 yaşındaydınız. Başladığınız demokrasi mücadelesinden darbe senaryoları tartışmaya başladığımız 2010 yılında, o günden bu güne demokraside nasıl bir mesafe kaydettik ya da kaydedebildik mi?

Mesafe kaydettiğimiz yıllar da oldu. Kaybettiğimiz yıllar da oldu. Hem kaydettik, hem kaybettik. Tekrar ara rejimlere düştük. Tekrar ara rejimler oldu. Toplamına baktığınız zaman, Cumhuriyet ve demokrasi

dirençli çıkmıştır.

Ne var ki beklediğimiz, özlediğimiz noktaya gelemedik. Demokrasi için evvela, demokratik bir anayasaya ihtiyaç var. Türkiye'de demokratik Anayasa henüz ortaya konamadı. Halkın yaptığı bir anayasa bir türlü yürürlüğe girmedi.

Peki, merkez sağ partilere genel başkanlıktan, TBMM Başkanlığına kadar birçok görevde bulundunuz. Cumhurbaşkanlığı vekâletine kadar, çok değerli kıymetli yerlerde bulundunuz. Siyasi olarak bulunduğunuz noktayı “Ben sağın en solundayım” diye tarif ediyorsunuz. Bu ifade sizin tam merkezde olan bir siyasetçi olduğunuzu mu gösteriyor?

Benim iddiam o. Tabi bu iddiamı doğrulayacak olan çevremiz, yazarımız, bilim adamımızdır. Ama ben kendimi hep öyle hissetmişimdir. Sosyal demokratlar kadar sosyal devlet fikrine yakınım.

Sade ben değil, bizim partimizin çoğunluğu da öyledir. Biz sosyal devleti, laik devleti savunuyoruz. Ben hep şunu söylemişimdir. Atatürk'ü sevmek solun tekelinde olmamalıdır.

Atatürk'ü hepimiz sevmeliyiz, saymalıyız. O nedenle yurt dışında bizim partilerimize kitle partisi ya da merkez partisi deniyor. Bu seferde bunu vurguluyoruz. Biz merkez partisiyiz merkezin etrafında merkezin sağında olanlar da olabilir, merkezin solunda da olabilir. Ama temel bizim ideolojimiz demokrat, liberal, sosyal bir siyasi hayattır.

DYP'nin 5. olağanüstü kongresinde 570 oyun 559'unu alarak genel başkan olarak seçildiniz. Merkez sağda AK Parti'ye giden oyları geri alacak güçlü parlamento grubu olacak bir Demokrat Parti oluşabilecek mi, oluşturabilecek misiniz, şu an çalışmalarınız ne durumda?

Partiler arası birleşme ilk defa ciddi oranda burada oldu. Bizim geleneğimizde parti ayrışmaları var. Dikkat ederseniz partileri bölerler, parçalarlar. Geçmişte biz de bunları yaptık. Ama ilk defa 26 yıl birbirlerine ters düşmüş, ayrı düşmüş iki siyasi partiyi birleştirdik. Bu, bu güne kadar yapılan Türk siyaseti açısından yapılan en önemli birleşmedir. Şimdi de örgütleri birleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü tekelde birleşme yeterli değil. Örgütleri birleştirmeye uğraş veriyoruz. Her iki partinin üyelerini bir araya getiriyoruz. Anavatan Partisi'nin resmi kayıtlarda 253 bin üyesi var. Demokrat Parti'nin de 853 bin üyesi var. Bu iki üyeden önemli bir örgüt, önemli bir Genel Merkez, önemli bir kongre çıkartmamız gerekiyor. 12 Kasım'dan sonra yapacağımız kongrenin hazırlıklarını yapıyoruz. Belde ilçe kongrelerimiz başlıyor, 29 Mart'tan itibaren. Üye kayıtlarımız başlıyor. Sanıyorum bu 6 aylık sürede tabanlarda da birleşme olur. Kongre süreçleri partilerde, birleşmeyi de sağlar, derinleşmeyi de sağlar. Parti derinleşmeye başlar. Kavgalar olur tartışmalar olur rekabet olur. Eğer Genel Merkez orda adil davranırsa, tarafsız davranırsa, çok önemli ölçüde sonuç alınır. Bunu yapacağız.

Röportajımız devam edecek…

02.03.2010


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.