14 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara4°C

12 EYLÜL ANAYASASI'NIN BEDELİNİ HALA ÖDÜYORUZ

12 Eylül Anayasası'nın bedelini hala ödüyoruz

01 Nisan 2010 Perşembe 00:00

Dün Köroğlu Otel'de yapılan toplantıda 10 Aralık Hareketi Bolu il teşkilatı bir araya geldi. Yapılan toplantıya 10 Aralık Hareketi sözcüsü Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Genel Merkez yöneticileri Umut Kağan Salıcı ve Muammer Kesin katıldı. Şenatalar yapılan toplantıda “12 Eylül Anayasası'nın bedelini hala ödüyoruz” dedi.

 Yapılan toplantının ilk bölümü basına açık olarak gerçekleşti. Toplantının ilk bölümünde Burhan Şenatalar son dönemde gelişen siyasi gündemi ve 10 Aralık Hareketi olarak yapmayı amaçladıkları çalışmaları anlattı. Şenatalar mevcut hükümete ve muhalefete eleştirilerde bulundu.

YANLIŞ BULDUĞUMUZ BİR SÜRECİN İÇİNDE DAHA FAZLA BEKLEMEK İSTEMEDİK

Şenatalar yaptığı açıklamada “10 Aralık Hareketi'nin güncel gelişmeleri hakkında bilgi vermek istiyorum. 10 aylık süre içinde 10 Aralık Hareketi kendi grubumuzun dışında bazı gruplarla ortak bir parti kurma çalışması içinde yer aldı. Bu süreç bir şekilde sonuçlandı. Gidişat bizim öngördüğümüz gibi gitmedi. Biz bu süreçten 1 Şubat tarihinde çekildik. Çünkü bizim amaçladığımız türden bir partinin ortaya çıkamayacağı kanısına vardık. Dolayısıyla yanlış bulduğumuz bir sürecin içinde daha fazla beklemek istemedik” dedi.

10 ARALIK HAREKETİ BAĞIMSIZ OLARAK ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR

10 Aralık Hareketi'nin kadrolarına değinen Şenatalar sözlerini şu şekilde sürdürdü: “10 Aralık Hareketi bağımsız olarak çalışmalarını sürdürüyor. Tabi ki yeni kurulan partilerde çalışmalarını sürdüren arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. 10 Aralık Hareketi'nin içinde 15 kişilik bir yürütme kurulu var. Politika Geliştirme Kurulu ve Danışma Kurulu var. Bu kadroların içinde DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Diş Hekimleri Birliği bir dönem önceki başkanı Cemal Yıldırım, Sosyal Demokrasi Vakfı'nın bir önceki başkanı Aydın Çıngı, TÜSES Vakfı'nın başkanı Mehmet Ural, aynı zamanda eski bazı milletvekilleri, bazı kadın örgütlerinde çalışma yapan arkadaşlarımız ve çeşitli akademisyen arkadaşlarımız bulunuyor”

MÜZAKERE VE UZLAŞMAYA PEK AÇIK DEĞİLLER

Açıklamasının devamında anaysa değişikliğine değinen Şenatalar “10 Aralık Hareketi Türkiye'de çağdaş sosyal demokrasiyi temsil eden siyasi bir parti kurulmasına ihtiyaç olduğuna inanıyor. Bu partinin kurulması için kendi çapında çalışmalar yürütüyor. Bu gün Türkiye'de bir numaralı tartışma konusu anayasa değişikliği. Bu anayasa değişikliği ile ilgili olarak karşı karşıya bulunduğumuz tabloda Türkiye siyasetinde ön planda bulunan partiler kendi aralarında müzakere ve uzlaşmaya pek açık değiller. Onların müzakere ve uzlaşmaya yatkın olmaması toplumu da bir kutuplaşma ve gerilime doğru itiyor. İlginçtir ki 30 yıldır süredir 1982 Anayasası'nın değişmesi gerektiğini herkes söylüyor. Yine çok ilginçtir ki '1982 Anayasası iyidir hiç değiştirilmesin' diyen bir Allahın kuluna rastlayamazsınız. 1982 Anayasası bugüne kadar defalarca değiştirildi. Bu değişiklikler yapılırken pekâlâ mutabakatlar sağlanabildi. Bu günde bu mutabakatın sağlanamaması için çok inandırıcı bir neden yok. Bu günde mutabakat sağlanabilir” dedi.

ANAYASALAR SADECE HUKUKİ METİNLER DEĞİLDİR

Şenatalar anayasa değişikliğinin yapılamam nedenini şu şekilde açıkladı: “Neden mutabakat olamıyor sorusuna bakmak gerekir. Neden olamıyor sorusu tek başına siyasetçilerle ilgili bir nedene dayanmıyor. Türkiye toplumunun birçok kesiminde uzlaşma, tolerans, birlikte hareket etme, örgütlü davranma, kolektif aklı arama, alışkanlığı çok zayıf. Siyasetçiler çoğu kez bu durumdan kendi yararlarına bir sonuç çıkarıyorlar. Anayasalar sadece hukuki metinler değildir. Yani anayasa ile ilgili metinler hazırlanırken dünya görüşünüze göre, siyasi tercihinize göre, sorunlara bakış açınıza göre tartışılan bir alan. Yani sadece bir hukuk tartışması yapmıyor-uz. Nitekim 1982 Anayasası'na baktığınızda bu durumu çok açık bir şekilde görebiliyorsunuz. 1982 Anayasası bir depolitizasyon anayasası, toplumu siyasetten uzaklaştırma ve siyasi alanı daraltma anayasasıdır. Toplumun yönetilme işini çok dar bir zümreye bırakma durumu söz konusu”

DAR SİVİL REJİMİN MALİYETİNİ HALA ÖDÜYORUZ

1982 Anayasasının bedelini hala ödetilmeye devam ettiğini belirten Şenatalar “Askerin dar elbisesini sivil rejimlerle sürdürme fikri var. 1982 Anayasası'nın esas itibariyle cumhurbaşkanı kesin seçilecek Kenan Evren'e göre biçilmiş ve yazılmış olması. Sanki Kenan Evren'den sonrada o türden cumhurbaşkanları devam edecekmiş gibi cumhurbaşkanına göre ısmarlama yazılmış bir anayasadır. Tabi ki Kenan Evren'in seçimi tamamen antidemokratik şartlar içinde oldu. O kadar antidemokratik bir ortamda uygulandıktan sonra, tabi ki toplum üzerinde sınırlayıcı engelleyici baskıların ana kaynağı oldu. Yani 12 Eylül'de insanlar hapisteyken sağlıklarıyla canlarıyla büyük bir bedel ödediler. Bizler bu gün o anayasaya dayanarak getirilen dar sivil rejimin maliyetini hala ödüyoruz. Bu durumu bazen fark ediyoruz. Bazen fark etmiyoruz” diye konuştu.

İKTİDARA GEÇENLER ŞİKÂYETLERİNDEN VAZGEÇİYOR

Şenatalar açıklamasının sonunda “Enteresan nokta şu; o zamanda cumhurbaşkanına tanınan çok geniş yetkiler daraltılmalı derken daha sonra iktidarı ele geçirdikten sonra aynı kişiler bu şikâyetlere son verdikleri gibi bazen de tam tersini yapabiliyorlar” dedi. Toplantının ikinci bölümü basına kapalı şekilde gerçekleşti."


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.