19 Eylül 2018
  • Bolu24°C
  • İstanbul23°C
  • Ankara24°C

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Savcılığa suç duyurusunda bulundu

08 Nisan 2010 Perşembe 00:00

Salih Sönmezışık, orman mühendisi. Yıllardır çevre için mücadele ediyor. Uzun süre Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanlığı yapan Sönmezışık, Bolu Orman Müdürlüğü'nde de 10 yıl görev yaptı. Kendisi bugünlerde Bolu'daydı. Nedeni ise bildiğiniz gibi Abant Tabiat Parkı ve yapılan çalışmalar. Sönmezışık'la görüştük ve Abant'ın geleceğini konuştuk. Sönmezışık Abant'ta İl Özel İdaresi tarafından yürütülen çalışma için, “Abant'ta cinayet işleniyor” diyerek tepki gösterdi.

 Bolu'ya Abant'la ilgili incelemeler yapmak için gelen Salih Sönmezışık, “Ormanları gözden çıkarmak, Türkiye'yi gözden çıkarmaktır” ilkesi ile 2B yasa tasarılarına da karşı çıkarak bu alandaki mücadelesine de devam ediyor. TMMOB Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve Kaz dağları ve Madra Dağı Çevre Platformu sözcüsü. Bolu Gündem ve Doğan Haber Ajansı'na Abant'la ilgili görüşlerini açıklayan Sönmezışık, Bolu'da incelemelerde bulunduğunu ve Abant Gölü'ne Bolu Valiliği'nin yaptığı müdahalenin inanılmaz bir doğa katliamı olduğunu belirtti. Sönmezışık gerekli tespitleri bizzat yaptıktan sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yapmaktan başka çare kalmadığını söyledi.

Abant Tabiat Parkı'nda Bolu Valiliği tarafından uygulanan projeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bolu'da uzun yıllar Orman Mühendisler Odası Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüm. O süre içerinde Bolu'nun kaynak değerlerinin, doğal tarih kültürel değerlerinin savunulması için ülke çapında onlarca etkinlik yaptık. Bu çalışmalardan bir tanesi de Abant Gölü'ydü. Orman Mühendisleri Odası Başkanı olarak benim yaptığım çalışmaların sonucunda Abant Gölü'nün Uzun Devreli Gelişim Planı yapıldı. Bu çok önemliydi bizim için. Uzun Devreli Gelişim Planı Abant'ın uzun yılar korunmasına yönelik bir plandı. Biz bu çalışmaya çok sevindik. Daha sonra aradan aylar geçti hatta yıllar geçti basında çıkan haberlerin dışında Bolu'dan arkadaşlarım dostlarım ve sivil toplum kuruluşlarında çalışma yapan arkadaşlarım beni aradılar. Sizin bıraktığınız Abant eski Abant değil. Müdahale eder misiniz dediler. Abant'a geldim ve 4 gün boyunca uzmanların da içinde bulunduğu bir heyetle çalışma yaptık. Bir rapor düzenledik. Hazırladığımız raporda yapılan çalışmaların kesinlikle Milli Parklar Yasası'na Kıyı Yasası'na, Mera Kanunu'na, çok daha önemlisi uluslararası yapılan sözleşmelerin hepsine aykırı olduğunu gördüm. Bana göre bütün bunların hepsi suçtur. Bütün bunların hepsi anayasal suçtur. Hiç kimse Abant Tabiat Parkı'nın gelişim planının emrettiği ilkeler ve disiplinler dışında çivi dahi çakamaz. Orada ne yapılacağı planda bellidir. Bu plana göre hareket etmek lazım. O plana göre yapılacak çalışmalar için ayrıca bakanlıktan bu konuda izin alınması gerekiyor. Maalesef bu konuda Bolu Valiliği hem plana uygun projeler geliştirememiş, hem de bu yaptığı yatırımlar için ki bence estetik değerlerden yoksun akla mantığa uygun bir durum değil, koruma ilkelerine aykırı bir tutum içinde yatırımlarda bulunmuş. Bu durum bence kesinlikle bir suçtur. Deyim yerindeyse elimizde bir tane Abant var ve Abant'ta cinayet işlenmiştir. Bu cinayetin sorumlularının meydana çıkması ve hesap sorulması için böyle bir başvuruda bulundum.

Endemik türler ne olacak peki?

Su altında kalan yerlerde endemik türlerin yeniden hayat bulması mümkün değildir. O bitkileri bir daha oralarda bulamayız. Su altında kalan yerlerde bir daha çıkar mı onu bilmiyorum. Abant'ta vatandaşlarımızın hayvanları da otluyor yaylalarında.

Köylülerin Abant'taki iki yaylada çayırlarında hayvan otlattığı yerler sular altında kalmıştır. Dünyada bir tek Abant'ta olan Abant Çiğdemi bu meralarda yetişiyordu. Abant Çiğdemi'nin yetiştiği yerler sular altında kaldı. Sular altında kalan yerlerde bu endemik türler olmayacak demektir.

Abant'ta yaşanan tahribatın sonuçları ne olur?

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şekilde bir cinayet yok. Çam ormanları, köknar ormanları suyun içinde büyümez ki. Hepsi suyun altında. Gölün su seviyesi de yüksek. Bizim bildiğimiz dünya literatüre geçmiş doğal haliyle, Su Samuruyla dünyada meşhur ve Abant'ı bir daha geri getiremeyeceğiz diye korkuyorum. Bu konuda zaten savcılığa suç duyurusunda bulundum. Şimdiye kadar yapılanlar yapılmıştır geriye getirilemez. Ama bu haliyle el koyun, makineler çıksın oradan. Daha ileri aşamadaki cinayetler ve tahribatlar önlensin, ondan sonra sorumlular hakkında soruşturulma başlatılsın dedim. Bugünkü haliyle korusak bile bizim için yeterli. Bizim hayalimizde olan 10 yıl önceki Abant'a geri dönemeyiz. Burası sadece Bolu halkı için değil dünya halkları için de önemli, çünkü Abant Dünya kültür mirasının en önemli doğal kaynaklarından biridir. Bu sorumlulardan bu konuda hesap sorulması gerekir.

Vali H. İbrahim Akpınar, çalışmalar bitince Abant'ın çok güzel olacağını söyledi. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Ben Bolu Valisi'nin yapılan çalışmaların ardından Abant'ın çok güzel bir görünüme sahip olacağına ilişkin değerlendirmelerine katılmıyorum. Abant'a yeni yeni oteller yapılıyormuş. Yeni yeni yollar yapılıyor. 20 metre genişliğinde TEM otoyolu genişliğinde yollar yapılmış. Asfaltlanıyor. Güzellik buysa Amerika'da gökdelenlerin olduğu yerde güzeldir. Biz öyle bir güzel istemiyoruz ki. Biz endemiklere dokunulmamış, doğası bozulmamış, peyzajı hiç bozulmamış bir Abant istiyoruz. Beton asfalt her tarafı ışıklandırılmış bir yer istemiyoruz. Böylesi güzellik bize göre güzel değildir. Onlar kentsel güzellikler adına çalışıyor. Abant ise doğal bir güzelliktir. Kültürel bir güzelliktir. Bana göre doğallığını bozmuşlardır.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.