18 Kasım 2018
  • Bolu8°C
  • İstanbul13°C
  • Ankara8°C

VALİLİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

Valilik hakkında suç duyurusunda bulundular

21 Nisan 2010 Çarşamba 00:00

Bugün Birgün gazetesinde yayınlanan “TMMOB ABANT'A SAHİP ÇIKTI” başlıklı haberde Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin Abant'ta yapılan çalışmalarla ilgili olarak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundukları belirtildi. Birgün gazetesinde yer alan haber şöyle:

“Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye ve Dünya'daki sayılı endemik bitki türlerini barındıran ve uluslararası anlaşmalarla koruma altında bulunan Abant Gölü Tabiat Parkı'nda yapılan çevre tahribatını yargıya taşıdı. Önce düzenleme adı altında yapılan inşaatların bitki türlerini sualtında bırakarak, hayvanların göç etmesine yol açtığı haberleri çıkmış ardından da bu tadilatların tümünün bölgede yapılacak olan lüks bir otele yol sağlamak için başladığı ortaya çıkmıştı.

TMMOB, Bolu İl Özel İdaresi tarafından yürütülen çalışmalar nedeniyle Bolu Valisi H. İbrahim Akpınar ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tahsin Akduman hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

TMMOB TAHRİBATIN DÖKÜMÜNÜ VERDİ

TMMOB tarafından 2873 sayılı Milli Parklar, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Çevre Kanunu'na muhalefet nedeniyle sanıklar hakkında ceza davası açılması istemiyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuruda; Bolu İl Özel İdaresince yasalara aykırı bir biçimde milli parka müdahalede bulunulduğu belirtildi. Dava dilekçesinde yapılan tahribat şöyle anlatıldı:
“Göl seviyesini yükseltmek ve göl yüzeyini genişletmek amacıyla gölün kuzeyindeki tahliye kanalının önüne, 165 cm yüksekliğinde bir set inşa edildi. Böylece göl aynasında su seviyesinin yükselmesiyle, kıyıdaki yüzlerce bitki türü, çayırlık ve meralar ile 500 adet ağaç sular altında kaldı. Bunun sonucu olarak kökleri su altında kalan doğal ormanlar kurumaya başladı. Su altında kalan yolları kurtarmak için ağır iş makineleri alana sokulmuş ve doğal değerleri yıkıma uğratan çalışma başlatıldı. Onlarca makine yamaçları oyarak yeni erozyon sahaları yaratmış; çıkan toprakları da yolların üzerine dökmek suretiyle, yol seviyesi bazı yerlerde 3-4 m yükseltilmiş ve 8 m olması gereken yol genişliği yasalara aykırı olarak 12-20 metreye kadar çıkarılmıştır. Eski yollar yükseltilirken, göl aynasının hemen kenarından yol yapma yasağına rağmen, Milli Parklar Kanunu'nda belirtilen standartlardan daha geniş yeni yollar inşa edildi. Göl etrafında yollar tamamen yeniden yenilenirken, tüm dünyada nesli tükenmekte olduğu için Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği mutlak koruma altına alınan ve kırmızı listede bulunan su samurlarının (Lutra lutra) yaşam alanları ve yuvaları bozularak, kaybolmalarına ve büyük bir olasılıkla ölmelerine neden olundu. Abant'ın güneyindeki Örencik yaylasındaki çayır ve meralar dünyada sadece Abant havzasında yetişen bitkilerin yaşama alanıdır. Bilime ve yasalara aykırı olarak, buranın gerçek kaynak ve değerleri olan biyolojik çeşitlilik hiçe sayılarak, bu yayla da sular altında bırakılmış ve Abant'a 800-1000 m uzaklıkta ikinci bir göl (YAVRU ABANT) oluşturuldu. Sular hala birikmeye devam etmekte olduğu için şimdiden Abant Gölü kadar büyüklüğe ulaşan bu yerde, orkideler ve endemik türler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmıştır.”

'VALİLİK HUKUKA AYKIRI DAVRANDI'

TMMOB'un suç duyurusundaysa yapılan çevre talanıyla, Milli Parklar Kanunu, Kıyı Kanunu, Sulak Alanlar Sözleşmesi, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Avrupa'nın Yaban Hayatının ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi'nin (Bern Sözleşmesi) çiğnendiğini ve bu hukuksuzluğa 'dur' denmesi gerektiğini belirtti.
TMMOB yönetimi, tüm bu hukuk ihlalleri ortaya koyarak, “Bu alanın geleceğinin, yalnızca Bolu İl Özel İdaresi'nin tasarrufuna bırakılamayacağı ve teslim edilemeyeceği uygulama ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bolu Cumhuriyet Savcılarının bu ağır ve süren ihlale hemen müdahale etmesi ve tecavüzü durdurması gerekmektedir. Suçüstü halinde, soruşturma için herhangi bir izne gerek olmadığından sanıklar hakkında gecikmeksizin kamu davası açılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.”
 



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.