18 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara4°C

BAYKAL, DÖNMEK İSTESE DE TAVRIMIZ DEĞİŞMEYECEKTİR

Baykal, dönmek istese de tavrımız değişmeyecektir

20 Mayıs 2010 Perşembe 00:00

CHP İl Başkanı Tanju Özcan, CHP Genel Kongresi öncesi açıklamalar yaptı. Özcan yaptığı değerlendirmede, geçtiğimiz Pazartesi günü CHP Ankara Genel Merkez'de il başkanları ile yapılan toplantı sonrasında 81 ilin il başkanının 77'sinin Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklediğini ve bu süreçten sonra Deniz Baykal'ın tekrar aday olma durumunda dahi Kılıçdaroğlu'nu desteklemeye devam edeceklerini açıkladı.

Tanju Özcan yaptığı açıklamada, “Bir süredir kamuoyunda Sayın Kılıçdaroğlu'nun ismi sürekli geçiyordu. Bir taraftan da herkes Sayın Deniz Baykal'ın tavrını merak ediyorlardı. Tabi ben Sayın Baykal'ın konuşmasından bir daha geri dönmeyeceğini anlamıştım. Bunu değerlendirmiştik arkadaşlarımızla. Çünkü son konuşmasında Türk halkıyla helalleşmişti. 'Ben size hakkımı helal ediyorum, siz de bana hakkınızı helal edin' demişti. Bu Deniz Bey'in geriye dönmeyeceğine dair önemli bir işaretti” dedi.

EN AZ DENİZ BAYKAL KADAR TAŞIYABİLİR

Özcan açıklamasının devamında, “Genel Başkanın dönmeyeceği bir ortamda, halkın sevgisini, gönlünü kazanmış, hazır, dürüst, sıcak, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerine sahip çıkabilecek, bu bayrağı en az Deniz Baykal kadar iyi taşıyabilecek hazır bir liderimiz vardı. Kemal Bey'in adı her yerde konuşuluyordu. Pazartesi günü adaylığını açıkladı. Yaklaşık 28 il başkanı olarak kendisini destelediğimize dair bir açıklama yaptık. Tabi aynı zamanda Genel Başkan'ın tekrar geri dönüşü ile ilgili ikinci, bir imza kampanyası başladı bu süreçte” diye konuştu.

DÖNMEK İSTERSE TAVRIMIZ DEĞİŞMEYECEKTİR

Ankara CHP Genel Merkez'de gerçekleşen il başkanları toplantısı hakkında detaylı bilgi veren Özcan şöyle konuştu: “İl başkanları toplantısında 81 ilin il başkanından 77'sinin ortak adayı Sayın Kılıçdaroğlu oldu. Bu çok önemliydi. Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olması noktasında örgütte oy birliği ile mutabakata varıldı. Böyle bir birlikteliği sağlayabilmek çok önemliydi. Zaten Sayın Deniz Baykal'ın aradığı buydu. Geniş tabanlı bir birliktelik istiyordu kendisi. Bu konsensüs Kılıçdaroğlu üzerinde sağlandı. Artık Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı belli. Yarın bir başka aday çıksa, hatta eski Genel Başkanımız dönmek istese ki böyle bir şey yapacağını tahmin etmiyorum. Dönmek isterse tavrımız değişmeyecektir.”

SÖYLEDİĞİMİZİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ

Özcan açıklamasının devamında, “Pazartesi günü gerçekleşen toplantıda kararımızı verdik. Hiçbir şekilde kararımızı değiştirmiyoruz. Söylediğimizin sonuna kadar arkasındayız. Bence Cumhuriyet Halk Partisi'nde Genel Başkanlık sorunu çözülmüştür. Sayın Kılıçdaroğlu'na ve örgütümüze hayırlı olmasını diliyorum. Üst kademe yönetiminde belli değişiklikler olacak ve bunlar da zaten yapılmalı. Sayın Deniz Bey de Genel Başkan olsaydı o da değişimden bahsediyordu. Eskiden görev yapmış arkadaşlara, teşkilat arasında bir problem yok. Bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin programına tüzüğüne, Cumhuriyet Halk Partili bilinciyle sahip çıktılar. Ellerinden geldiğince de çalıştılar” dedi.

CHP'NİN ARZU EDİLEN NOKTADA OY ALAMAMASININ TEK SEBEBİ TÜZÜK DEĞİL

Özcan açıklamasının devamında, tüzük tartışmalarına değinerek şu açıklamayı yaptı: “Tüzük konusunda şunu söylemek gerekiyor. Parti tüzüğümüzün içinde bazı anti demokratik maddeler var. Ben geçtiğimiz aylarda yaptığım değerlendirmelerde de yapılan eleştirilerin doğru olduğunu ifade etmiştim. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüzüğüne ilişkin bazı eleştiriler doğruydu. Ama bütün bunların yanında CHP'nin arzu edilen noktada oy alamamasının tek sebebi tüzük değildi elbette. Tüzüğün demokratik olması elbette partiyi daha canlı tutar ancak, partinin iktidara gelememesinde tek sebebi olarak da tüzüğü görmek mümkün değil. Ancak tüzükte örgütün arzu ettiği değişiklikleri Kılıçdaroğlu ve ekibinin hayata geçireceği görülüyor. Ben şu mesajı aldım İl Başkanları toplantısında: Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi bundan sonraki süreçte parti içi demokrasi vurgusuna ağırlık verilecek. Hatta il başkanlarının ön seçimle belirlenmesi gerektiği vurgulandı.”

KENDİLERİNİ PARTİNİN ÜSTÜNDE GÖRÜYORLARDI

Ön seçimin parti içi demokraside çok önemli olduğunu belirten Özcan, “İstanbul il başkanımız yapılan konuşmalar esnasında şunu açık yüreklilikle söyledi; 'Ben 2009 İstanbul seçim çalışmalarında bizim 24 milletvekilimiz var, bunların 11 tanesini bir gün bile yapılan çalışmalarda görmedim' dedi. Bu insanlar kendilerini örgütün üstünde görüyorlar. Nasıl olsa ön seçim yapılmadığı için nasıl olsa atama yöntemi ile kimseye eyvallahı yok bu insanların' dedi. Bence haklı bir eleştiride bulundu, bu insanlar genel başkanın ya da yönetim kademesinde bulunan insanların isteği ile atama ile göreve geldikleri için kendilerini partinin üstünde görüyorlar ve partiye son derece duyarsız davranıyorlar” dedi.

ÖN SEÇİMİ GENEL MERKEZDEN KENDİM TALEP EDECEĞİM

Genel seçimler öncesinde ön seçim yapılacağının altını çizen Özcan şunları kaydetti: “Tabi bütün bunların yanında örgütün içinde ciddi bir çalışma gerçekleştireceğiz. İlk genel seçimlerde daha önce söz verdiğim gibi il başkanı olarak ön seçim yapılmasını kendim genel merkezden yazılı olarak talep edeceğim demiştim. Bu kayıtlarda mevcut. Bu konuda benim gönlümden geçen delegeler bazında bir ön seçim değil, tüm üyelerin katıldığı bir seçim sürecinde ön seçimin yapılabilmesi. Cumhuriyet Halk Partisi Bolu İl Örgütü'nde 1995 yılından bu yana ön seçim yapılmıyordu. Genel seçim öncesinde yapılmıştı diye hatırlıyorum.”

DENİZ BAYKAL'A HAKSIZLIK EDEMEM

Muhabirimizin sorduğu “Deniz Baykal'ın Genel Başkanlık görevini sürdürdüğü zaman dilimi içersinde parti içi demokrasiyi sağlamadığı ya da sağlamak istemediği yönündeki eleştirilere katılıyor musunuz?” sorusunu Özcan şu şekilde cevaplandırdı: “Ben bu konuda Deniz Bey'e haksız bir eleştiride bulunacak değilim. Cumhuriyet Halk Partisi'nde belki de ilk kez bu kadar ortak kararı yan yana getirip bir genel başkan seçeceğiz. Bu güne parti içinde bu birliğin yakalandığı zamanlar oldu, parti içi kavgaların olduğu zamanlar oldu. Bu tür demokratik tüzük uygulanmaları hepimizin gönlünden geçiyor. Ama bazı ön seçimlerde parti içinde kavganın körüklendiği de oldu. Bunlar da yaşandı. Eski genel başkanımız Deniz Baykal eski antidemokratik yapıda antidemokratik kafada bir insan değil. Geçmiş dönemde parti içi kavgaların önüne geçmek adına böyle bir şey yaptığını düşünüyorum. Yaptıklarının doğru ya da yanlış olduğu ileriki süreçte görülecek.”


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.