21 Kasım 2018
  • Bolu11°C
  • İstanbul17°C
  • Ankara13°C

ANADOLU'NUN BEYİ BOLUSPOR-1974-75

ANADOLU'NUN BEYİ BOLUSPOR-1974-75

26 Mayıs 2010 Çarşamba 00:00

1974-75 sezonu, Boluspor için her türlü sorunun derinleştiği, başarısızlıklarla dolu bir dönem oldu. Buna rağmen Boluspor ligi 10'uncu sırada bitirmeyi başardı.

1973-74 sezonunu 3. sırada bitiren ve 45 yıllık tarihinin en başarılı yılını idrak eden Boluspor, aynı başarıyı 1974-75 sezonunda gösteremedi.

Nasıl göstersin?

Sezona yıldız futbolcuları Sinan'ı Beşiktaş'a, Aydın'ı Fenerbahçe'ye kaptırarak başladı.

Yönetim Kurulu'nda tartışmalar yaşandı. Ekonomik sorunlar baş gösterdi. Takım bazı maçlara kamp dahi yapamadan çıkmak zorunda kaldı.

Şimdi isterseniz 1974-75 sezonunun hikayelerini anlatmaya başlayalım.

Transfer Komitesi elden çıkarılan yıldızların yerine, 9 yeni transfer yapmış.

Mustafa (Sasa)- Çanakkale'den,

Sadullah –Ankara Çubukspor'dan,

Nurettin –Ankara Çubukspor'dan,

Alaaddin –Çorumspor'dan,

Vahdet –Amasyaspor'dan

Birol –Kasımpaşa'dan,

Çetin –Süleymaniye'den,

Abdullah- Çilimlispor'dan,

Abdullah –Beykoz'dan

Boluspor'un kadrosuna dahil edilmişler.

Açıkçası yeni bir kadro oluşturulmaya çalışılmış.

Sezona İbrahim Mısırlıoğlu yönetimi yerine, Hulki Avlacıoğlu Başkanlığı'nda oluşturulan bir yönetimle başlanmış.

Yeni yönetim, protokol ziyaretlerine başlamış.

Öncelikle Aladağ Orman İşletme Müdürü ziyaret edilmiş. Malumunuz o yıllarda, Bolu Türkiye'nin kereste ihtiyacının 1/5'ini karşılamakta.

Boluspor'da ormanlarımız üzerinden oluşan katma değerden pay alma savaşımında.

Kafile Başkanlarının kura çekilerek tespit edildiği 1974-75 sezonunda, Cemil Hırca'ya Fenerbahçe, Kadir Kilitçi'ye Galatasaray, Fikret Şen'e ise Beşik-taş deplasmanları çıkıyor.

Şimdi olduğu gibi, o yıllarda Kafile Başkanları kendi ceplerinden takımı deplasmana götürmüyorlar. Deplasman masrafları kulüp kasasından karşılanıyor. Dolayısıyla da herkes İstanbul deplasmanlarına talip.

Yönetim de çareyi kura çekmekte buluyor.

Ne yapsın…

Sezona Boluspor kendi sahasında Kayserispor beraberliği ile başlıyor. Sezonun ikinci haftasında ise, İzmir'de Altay'ı 1-0 yenmeyi başarıyor. Ondan sonraki dört maçta 1 galibiyet, 1 beraberlik, 2 de mağlubiyet yaşıyor.

Neagu tedbirleri artırıyor, yönetim de cezaları. Taraftarda tedirginlik ve endişe hakim.

Önlemler olumlu sonuç veriyor.

Trabzonspor, Eskişehirspor ve Beşiktaş karşısında elde edilen galibiyetler, taraftara ve takıma tekrar moral kazandırıyor.

Ama gereksiz maçlarda kaybedilen puanlar, Boluspor'un puan cetvelinde iyi bir yer edinmesini engelliyor.

1974-75 sezonunda Fenerbahçe ligi şampiyon olarak bitiriyor. Samsunspor ve Kayserispor Türkiye 1. Ligi'ne veda ediyor.

Boluspor ise 29 puanla 10.sırada sezonu tamamlıyor.

Bu arada o yıllarda galibiyete 2, beraberliğe 1 puan verildiğini de hatırlatalım.

Sezon içi Boluspor yönetimi, parasal açıdan tıkanmış, sorunlar büyümüş.

Hatta Muzaffer Işın, Cemal Tunç, Emin Akman, Hüseyin Can, Hulki Avlacıoğlu, Hayrettin Yalçın, Selami Dereli, Hakkı Çizmecioğlu, Mehmet Ali Özgürel, Mehmet Cop'dan oluşan bir Boluspor'a yardım toplama komitesi bile kurulmuştur.

1975 yılının Nisan ayı sonlarında, Boluspor'a yönetim bazında ilgi oldukça azalmış durumdaydı.

Örneğin, 29.04.1975 tarihli toplantıya sadece Hulki Avlacıoğlu, Yener Bandakçıoğlu, Altan Doyran, Zekai Güneykaya ve Cemil Hırca'nın katılması bardağı taşıran son damla oldu.

Ve Yönetim 24.05.1975'te genel kurul kararı aldı.

Keresteciler, söz birliği etmişçesine yönetimleri boykot etmişlerdi.

28.05.1975'te Yönetim Kurulu, Bolu Belediye Başkanı Muzaffer Işın'ın Başkanlığı'nda toplandı. Gizli oyla yapılan görev dağılımında; Başkanlığa Muzaffer Işın,
İkinci Başkanlığa Hulki Avlacıoğlu

Genel Sekreterliğe Yener Bandakçıoğlu,

Genel Kaptanlığa Sabahattin Kalaycıoğlu,

Muhasip Üyeliğe Alaaddin Eratalar,

Amatör Şube Sorumluluğuna da İhsan İnceoğlu seçildiler. Sezon bitmeden derhal transfer komitesi oluşturuldu.

Yeni sezon 11.07.1975 tarihinde açılacak, Galip Türkkan Hoca olarak getirilecekti.

BOLUSPOR, TÜRKİYE'Yİ UEFA KUPASI'NDA TEMSİL ETTİ

Boluspor, 1973-74 sezonunu 39 puanla 3. sırada bitirince, 1974-75'te UEFA Kupası'na katılma hakkını elde etti.

İlk turda Romanya'nın Dinamo Bükreş takımıyla eşleşen Boluspor, 10 Eylül 1974 tarihinde Bolu'daki maçta 1-0'lık sonuçla rakibine boyun eğdi ve rövanşta da Dinamo Bükreş'e 3-0 yenilince, UEFA Kupası'na ilk turda veda etti.

Dinamo Bükreş maçları, Boluspor'un UEFA Kupası'nda Türkiye'yi temsil ettiği ilk karşılaşmalardır.

UEFA Kupası, ilk kez 1971-1972 sezonunda düzenlenmeye başlanmıştır.

1962-63 ile 1970-71 sezonları arasında düzenlenen Fuar Şehirleri Kupası'nın devamı niteliğindedir. Boluspor, UEFA Kupası'nda Türkiye'yi temsil eden 3. Türk takımıdır.

Kırmızı Beyazlılar “BEYLİĞİMİZİ KİMSELERE KAPTIRMAYIZ” DİYOR

Babacan bakışları, ağırca fakat sağlam ve güçlü davranışlarıyla, ilk bakışta pankreasçıya, ya da dini bütün bir kabzımala benzeyen adam, elindeki, niteliği iyi hamuru yine sessiz sessiz yoğuruyordu.

Bu adam birkaç ay önce, futbolseverlere “Gidecek mi, kalacak mı?” gibilerden fal açtırtan Valeri Neagu, elindeki “hamur”da geçen mevsimin “Lig Beyi” Boluspor'dan başkası değildi.

Ve Neagu, tıpkı geçen mevsim olduğu gibi yine “Az laf, çok iş” tutumunu sürdürüyor, takımı ise aynı paralelde, giderek açılan Arap atı örneği, puan panayırında yaman alış verişler yapıyordu.

İSKELET DEĞİŞMEDİ

Transferde iki ağır topundan Aydın'ı Fenerbahçe, Sinan'ı da Beşiktaş'a kaptıran Boluspor, yeni mevsim için Mustafa, Sadullah, Vahdet gibi genç futbolcuları aldıktan sonra, hazırlığa başladığında “Her halde bu kez, eskisi gibi efelik edemezler” düşünceleri oldukça yaygındı. Oysa, Kırmızı-Beyazlı takımın Talip, İbrahim, Nuri, Alaattin, Rıdvan, Demir, Fikret ve Çetin'den kurulu iskeleti olduğu gibi duruyordu.

İşte, Boluspor'un elindeki en büyük “Koz” buydu. Sonra, yeni transferler de, genç, yetenekli, daha önemlisi de görev ve sorumluluklarının hakkını vermek için çırpınan iyi niyetli futbolculardı. Yönetim Kurulu ile taraftarlar da aynı olduğuna göre, Valeri Neagu için yapılacak tek şey kalmıştı: Unu, yağı, şekeri bir güzel karıp helvayı pişirmek…

Boluspor'u ikinci yıl çalıştırma görevini üstlenen Valeri Neagu, yeni bir çalışma düzenine başlarken, önyargıları ile hareket etmedi… Oyuncularının, oldukça şöhretli ve takımın beyin görevini üstlenen oyuncularından yoksun kalışına fazla aldırış etmedi. Çünkü alınan genç futbolculara daha ilk çalışmada olumlu notunu vermişti. Yetenekli ve iyi niyetli futbolculardı… Ve bu yüzden Neagu takımın geleceğinden umutluydu. Bu umuttaki haklılığını zaman onaylamış, Boluspor ligin doruğunda büyük başarılara imza atan takım olmuştu. Şimdi bu başarıları somutlaştıran sonuçlara ve ayrıntılara gelelim.

DEPLASMAN TAKIMI

Ve sonuç, beklenildiği gibi oldu. Lige kendi sahasında 1-1'lik Kayseri beraberliği ile başlayan Boluspor, Altay'ı İzmir'de 1-0 yendikten sonra, girdiği iki haftalık uyuşukluktan çabucak kurtuldu. Gerçekten de, Samsun'dan 3 gol yiyerek dönen Kırmızı-Beyazlılar, kendi sahalarında Adana Demirspor'a 1-0 yenilince beliren kuşkular, sonradan dağıldı. Zonguldak'tan golsüz beraberlikle dönüp, kendi sahalarında Trabzonspor'a puan vermeyen Boluspor, İstanbul'da Fenerbahçe ile 2-2 berabere kalınca, iyice hızlandı. Sonra Bolu'da Beşiktaş'a atılan iki gol, sonra Giresun'daki golsüz beraberlik, sonra Eskişehirspor'u 3-1'le uğurlayış, sonra İzmir'de ilk golü attığı Göztepe ile penaltı golü yüzünden 1-1'lik beraberlik…

Özetle, Boluspor ligin 4. haftasından sonra yenilmedi. Oynadığı 6 deplasman maçında 6, kendi sahasındaki 5 maçta da 7 puan toplayarak, geçen mevsimde bir güzel yerleştiği “Bey”lik koltuğundan bu ligde kalkmayacağını gösterdi.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.