21 Eylül 2018
  • Bolu15°C
  • İstanbul23°C
  • Ankara21°C

İKİ KİTAP İKİ DERGİ

İKİ KİTAP İKİ DERGİ

27 Mayıs 2010 Perşembe 00:00

Bu hafta size büyük çabalar ve emekler sonucu hazırlanmış olan Köroğlu Dergisi'ni tanıtacağız. Gazetemizin eki olarak yayınladığımız Köroğlu Dergisi, bugünlerde yeni bir anlam kazandı. Türk Halk Müziği sanatçısı ve saz ustası olan Musa Eroğlu geçtiğimiz günlerde Köroğlu'nun Bolu'da yaşamadığını söylemişti. Belki bu yeniden hatırlatma kendisini yeniden düşünmeye iter diye umuyoruz.

Bununla birlikte ne Bolu halkından ne de Bolu'nun yetkililerinden bir tepki doğmaması da bu çalışmanın tekrar ve tekrar incelenmesi gerektiğini göstermiştir.

KÖROĞLU DERGİSİ

Geçen 2009 yazında Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde bir “Köroğlu Sempozyumu” düzenlenmiş ve birçok Türki Cumhuriyet'ten yazarlar, bilim insanları Bolu'ya gelerek “Köroğlu Destanı”nı tartışmışlar ve sonuç bildirgeleri ile de konuyu özetlemişlerdi.

Bolu Gündem Gazetesi de bir “Köroğlu Dergisi” eki çıkararak sempozyuma katkıda bulunmuş, Bolu halkının Köroğlu'na dair duygu ve düşüncelerini paylaşmanın yanı sıra, “Köroğlu destanı”nın arkasındaki tarihsel bulguları ve olguları bilimsel içeriği ile halkımızla paylaşmıştık.

Ancak bu hafta türkücü ve saz ustası Musa Eroğlu öyle bir açıklama yaptı ki, konuyu tekrar Bolu halkı ile paylaşmak istedik. bugünkü yapacağımız “Bolu Gündem Köroğlu Eki” değerlendirmesi bir hatırlatma tanıtımının ötesinde, Musa Eroğlu'na ilgili çalışmamızı ve bugün yaptığımız değerlendirmeyi de göndereceğiz.

Görüşlerini değiştirir değiştirmez. Ama kendisine buradan Uğur Mumcu'nun bir sözü ile sesleniyoruz: “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz”

Bu bağlamda Bolu'nun bu önemli değerine yönelik yapılan tahrifatla ilgili Bolu'nun etkili ve yetkililerinin yanıt vermemesi sonucu konuyu tekrar siz okurlarımızla paylaşma kararı aldık.

Bolu Gündem Köroğlu Dergisi'nin planlamasını şu şekilde gerçekleştirdik:

1-Köroğlu Sempozyumu ve önemi

2-Bolu'da bir Köroğlu yaşadı

3-Köroğlu'na Batı Edebiyatı'ndan bir bakış

4-Köroğlu Destanı'nın coğrafi isimlerde izleri

5-Türkülerde yaşayan gizli tarih

6-Yaşar Kemal anlatımı ile Köroğlu

Tevazuya yer bırakmaksızın Bolu Gündem Köroğlu Dergisi çalışmasının bu konuda yapılmış en değerli ve bilimsel çalışmalardan biri olduğunu iddia ediyoruz. Bugüne dek Köroğlu'nun Bolu'da yaşamadığını iddia eden ne ilk ne de son kişi olacak Musa Eroğlu. Ancak Bolu Gündem Köroğlu dergisi incelenirse, Köroğlu'nun Bolu'da yaşadığına dair tarihsel ve bilimsel bulgulara ulaşabiliriz.
İşte o dergide yaptığımız çalışmadan bazı pasajlar.

“Köroğlu Destanı” üzerinde çalışmalar yapan bilim adamları, destanın baş kişisi olan Köroğlu'nun gerçekten yaşayıp yaşamadığını hep merak etmişlerdir. Eğer Köroğlu yaşadı ise, nerede yaşadı, ne zaman yaşadı vb.sorular, halkbilim ve tarih araştırmacılarının sürekli konusu olagelmiştir.

Türk Halkbilimi'nin baş ustası Pertev Naili Boratav ve ciddi tarihçilerimizden Mustafa Akdağ'ın bu sorular doğrultusunda yaptıkları çalışmalar bizlere aydınlatıcı bilgiler sunmuştur.

“Köroğlu ve Köroğlu Destanı” konusunda çalışan bilim insanlarının genel görüşü; Köroğlu'nun 16. yy'da, Celali Fetreti-Celali İsyanları döneminde, İstanbul-İran askeri yolu üzerinde yaşadığı yönündedir. Bu konuda, Devlet Arşivleri'nde bulunan Şer'iyye Sicilleri, Divân-ı Hümâyun Kayıt Defterleri, Tımar Defterleri, Tahrir Defterleri, Mühimme ve Ahkâm Defterleri'nden elde edilecek veriler, bize sağlıklı bilgiler sunacaktır.

MÜHİMME DEFTERLERİNDE, 16.YÜZYILDA BOLU VE KÖROĞLU İLE İLGİLİ BAZI KAYITLAR

Osmanlı İmparatorluk merkezinden; Beylerbeyliğine, Vilayetlere, Sancaklara, kadılıklara yollanan “Padişah Hükümleri”nin suretleri, Mühimme Defterleri'nde bulunmaktadır. Bu “Hükm-i Hümâyunlar”, dönemin sosyal, ekonomik, siyasi tarihi durumu ve asayiş olayları hakkında çok değerli bilgiler içerir.

Arşiv belgelerinde, “Köroğlu Ruşen” adına rastladığımız 16. yy'ın ikinci yarısında, Osmanlı İmparatorluğu'nun en geniş sınırlarına ulaştığı, uzun süren Avusturya ve İran vb. savaşları sebebiyle, hazinenin boşaldığı, ekonomik bunalımın doruk noktaya yükseldiği bir dönemdir. Hazinenin açıklarını kapatabilmek, seferlere para yetiştirebilmek vb. gerekçeklerle çıkarılan kanunnâmeler, raiyete (çiftçi halk) ödeyemeyeceği vergiler yüklemektedir. Devletin getirdiği vergileri toplamakla görevlendirilen sipahi, levent, mültezim v.b. tahsildarlık görevlilerinin, kendi ihtiyaçları ve çıkarları doğrultusunda vergileri katlayarak toplamaya girişmeleri, halkın sıkıntısını iyice arttırmıştır. Bu durum, yoksul köylüyü “çift bozan” olmaya yöneltir. Çift bozan, levend-sekban, ehl-i örf zümresi, suhte taifesinin katıldığı, yarım yüzyıl Anadolu'yu sarsan, bir büyük sosyal çalkantı, “Celâli Fetreti”, Celâli isyanları dönemi yaşanır.

Ekonomik bunalım ile atbaşı giden sosyal ve siyasi çalkantılar, 16. yy.da, İmparatorlukçu Osmanlı düzeninin değişmesine, Osmanlı Devleti'nin gerileme sürecine itilmesine sebep olur.

16. yy.ın sonu, 17. yy'ın başlarında yaşanan Celâli İsyanları döneminde, Bolu yöresinde yaşanan olaylara ilişkin Mühimme Defterleri'ndeki bazı kayıtların başlıkları ve özetleri bu konuda bize aydınlatıcı ipuçları vermektedir. Yine, “Köroğlu adına ilk kez rastladığımız Mühimme Defterleri” de bize, “Köroğlu'nun Bolu yöresinde, 16. yy'da yaşadığını ve bozuk düzene karşı başkaldırdığını” belgelemektedir…

1- Mühimme Defteri: 3, Yevmül'iydil'ekber-966=1559

Bolu Kadılarına Emr-i Âli:

“Orduyuhumâyûna arpa ve koyun irsâli hakkında”

2- Mühimme Defteri: 3, 27 Zilhicce 966-1559

Bolu Sancağı Kadılarına Emr-i ali:

“Levent ve suhte taifesinden ve gayriden bilcümle ehl-i fesâdın takibiyle ele götürülmesine ve erbab-ı hukukun marifet-i şer-i şerif ile ihkak-ı hukukuna dair.”

3- Mühimme Defteri: 3, 26. Muharrem 967=1559

Göynük Kadısına Emr-i Âli:

“Ev basıp kız ve kadın kaçırdıkları mesmû olan Levend taifesinden bazılarının ele götürülmesine takayyüd ve ihtimam olunmasına dair.”

4- Mühimme Defteri: 3, 23 Rebiülevvel 967 =1559

Bolu Beyine Emr-i Âli:

“Madin ve İbrahim nam kimesnelerin şekavetleri cihetiyle şer'i şerîfe tevfikan icabının icrasına dair.”

5- Mühimme Defteri: 3, 17 Zilkade 967=1560

Bolu Beyine Emr-i Âli:

“Ehl-i fesât ve kaatil olan bazı sipahilerin derdest edilmelerine dair.”

6- Mühimme Defteri: 3, 23 Zilkade 967= 1560

Bolu Beyi'ne Emr-i Ali:

“Reayaya tüfenk kullandırılmamasına dair.”

7- Mühimme Defteri: 4, 3 Safer 973= 1565

Bolu Beyi'ne Hüküm:

“Elh-i fesâdın gereği gibi def'ine ve reaya ve berâyânın emnü emân üzere ikametlerine ziyade dikkat ve ihtimam olunmasına dair.”

8- Mühimme Defteri: 5, 27 Safer 973 = 1565

Bolu Sancağı Kadılarına Hüküm:

“Ehl-i fesâd suhteyi ve gayri ehl-i fesâd ve şenâatı el götürmeye Bolu Beyi'ne gereği gibi muavenet ve müzâheret edüp ihmal ve müsaheleden hazer eylemelerine dair.”

9- Mühimme Defteri: 5, 2 Rebiül 'evvel 973 = 1565

Bolu Sancağı Beyi Mehmet Beye Hüküm

“Ehl-i fesâd Sipahi taifesinden olup, muhtaç-ı arz olanları yazup arz edüp Sipahi olmayanları suret-i sicilleriyle beraber yarar adamla koşup südde'i saadete gönderilmesine dair.”

10- Mühimme Defteri: 5, 8 Şaban 973 =1566

Bolu Beyine Hüküm:

“Bazı softa namına levend, Konrapa ve Devrek'te ve bazı yerde cemiyet eden ehl-i fesâdın ele götürülmesi hakkında.”

11- Mühimme Defteri: 14, 20 S. 978=1570

Bolu Müsellimleri sakin olduğu yerlerin Kadılarına Hüküm:

“Müsellim Beyi Ahmet Südde-i Saadete mektup gönderüp halen binası emrolunan tersane-i âmire hizmetine tayin olunan Livâ-i Bolu müsellimlerinin bazısı hizmete varup birkaç gün hizmet edüp badehû firar eyleyüp yolda gelen müsellimleri hizmet ağırdır, deyû ıdlâl edüp nicesin yedinden tutup gaybeyledikleri bildirmeğin buyurdum ki Livâ-i mezbûr müsellimlerinden tersane-i âmire hizmetine tayin olunup gaybeyleyenlerden her kangınızın taht-ı kazasında bulunursa ele getürüp yarar adamlara koşup kayıt ve bent ile Südde-i saadetime gönderesün.”

12- Mühimme Defteri: 14, 28 Cemaziyel âhır 978=1570

Müteakid Mustafa Paşaya Hüküm:

“Gerede'den Toğancı oğullarını ihzar eyleyüp ahvallerini hak üzere teftiş idüp göresin. Mezkurların fesâd ve şenâatleri olup töhmet-i sabıkaları sabit olur ise hapsedüp bildiresin.”

13- Mühimme Defteri: 14, 9 Recep 978 =1570

Müteakid Mustafa Paşa Hendek ve Konrapa Kadılarına Hüküm:

“Sen ki Mustafa Paşasın. Südde-i saadetime mektup gönderüp kaza-i Hendek'te bazı Müslümanların davarları sirkat olunup ve nice defa maktul bulunup ve sabıka Rumeli Beyler Beyisi Ahmet Paşa'nın davarları zayi olunup Vilâyetin ehl-i fesâdı teftiş oluna ve Konrapa Kadısı hilâf-ı semtde olup ayende ve revendeye vesair Müslümanlara muzayaka olup Düzce-bazar nam mahalde oturması her hususta enfa ve evladır…”

Mühimme Defterlerinde, özellikle Köroğlu ve Bolu adının geçtiği iki belge önemlidir. Bu belgelerde Bolu-Gerede arasında 1581'den itibaren iki yüz kişilik bir grupla, isyan eden bir Celâli Reisi olarak, Köroğlu Destanı'nın kahramanı Köroğlu Ruşen adına rastlıyoruz.

14- Mühimme Defteri 42. s. 75

Anadolu Beyler beğisine hüküm:

“…..Gerede kazasından Köroğlu ve Kıbrıs kazasından Çakal oğlu mâruf eşkıya baş kaldırup celali olup memleket yakup yıkmaya başladıklarından ehali-i vilâyetten nice kimseler terk-i diyar ediyorlarmış. Birçok kimseler muin ve zahir olup, bunlardan Kazancık (…….) oğulları, Bolu Beyi tarafından ahzolunup yanında imiş ve akçelerini alup ıtlak edecekmiş, acele müşarinileyhten mezburları talep edesin…)

15- Mühimme Defteri 51, s.67

“……..Çorum Beyi olup Bolu muhafazasına memur olan Behram Bey'in mektubuna göre, Bolu sancağında Köroğlu ve Çakal denen haramiler, nice bid'atlar ile Abdullâtif adlı bir kadıyı katledüp, halka salğun salup ve Büyük nam pazara gelen bezirgânları suhte namına yollarını basup mezbur pazara Ankara'dan Kengırı'dan gelenler korkularından dönemeyüp yanlarına Husrevi serdar edüp bölük vermişler. Dönerken Serdar ve bölük basılmıştı…”

Köroğlu'nun kendisinden sonra gelen isyancılar, Celâli Şefleri gibi bir “levend- sekban-sipahi” v.b. olduğunu veya halk tarafından seçilen bir “yiğitbaşı” olup olmadığını bilmiyoruz.

Fakat Köroğlu'nun; Celâli isyanlarının genel karakterini yansıtan ilk kahraman olması, reâyâyı açlıktan kırılmaya mahkum kılan çok yüksek vergilere, Osmanlı'nın kanunsuz ve zorba tahsilata yönelen görevlilerine karşı isyan eden ve 400 yıldır halkın belleğinde “Halk Kahramanı Köroğlu” olarak yüceltip yaşatılageldiği genel gerçeğini kimse yadsıyamaz…”

***

Bu bilimsel veriler, belgeler, arşiv çalışmaları net ve açıkça gösteriyor ki Köroğlu Bolu'da yaşamış, zulme, sömürüye ve haksızlığa karşı çıkmıştır.

Bolu Gündem Köroğlu dergisi çalışmasını www.bolugundem.com adlı web sitemizden görebileceğiniz gibi, dergiye ulaşmak isteyen değerli okurlarımız da gazetemize gelerek dergiden edinebilirler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.