19 Eylül 2018
  • Bolu22°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara26°C

YUSUF YAR: TURGUT ÖZAL BİLHASSA TAVUKÇULUK SEKTÖRÜ HAKKINDA BENDEN BİLGİ ALDI

Yusuf  Yar: Turgut Özal bilhassa tavukçuluk sektörü hakkında benden bilgi aldı

13 Haziran 2010 Pazar 00:00

Tavukçuluk sektörünün duayenlerinden Yusuf Yar'la röportajımızın son bölümüne geldik. Bugün Yusuf Yar'ın Arabistan'da yaşadığı ticari zorlukları konuştuk. Turgut Özal neden Yusuf Yar ile görüşmek istedi? Bu görüşmede neler konuşuldu? Sizlerle paylaşacağız...

RÖPORTAJ: AYŞEGÜL TOPCU

Arabistan'da kalmıştık.

Ben Arabistan'da 10 yıl kaldım. Amacım orada çalışıp kazanıp, tekrar Bolu'ya dönüp şirketlerimi iflas masasından almaktı.

Amacınıza ulaşabildiniz mi?

Arabistan'da ikamet için, ticaret yapmak için Suudi Arabistan vatandaşlarından birisinin size kefil olması gerekiyor. Önce kefil buldum. Zor bir işti. Daha sonra Medine'de bir lokanta açtım. Köfte ve döner satıyordum. Türkiye'den ustalar getirdim. Çok emek verdim. Çok çalıştım. Medine Belediyesi bir imar değişikliği yaptı. Benim lokantanın yeri birdenbire sapa kaldı. İnsanlar yeni imar yerlerinde daha çok bulunmaya, alışveriş yapmaya başladılar.

Lokanta kapandı mı?

Evet, başka ne yapabilirim ki orada kanunlar bambaşka. Kefilin işlerinde bozukluk olduğunu hissedince kefilliğini kaldırıyor. Oturma iznini iptal ediyorlar.

Ama o kadar çok emek verdiniz?

Ne yapıyım Cenab-ı Hak bizim rızkımızı bu şekilde takdir etmiş. Çok kötü günler geçirdim. Bir yandan Türkiye'de çocukları merak ediyorum. Diğer taraftan bırak para kazanmayı, kendi rızkımı temin edemiyorum. Çok zor şans işte ben lokantayı bıraktım. Daha sonra Medine Belediyesi benim dükkânın olduğu alanda yeni bir düzenleme daha yaptı. Şimdi bir dükkânın hava parası 1 milyon Suudi Lirası çok büyük para burada hesaplıyorum 4 milyon gibi bir miktar.

Emin misiniz?

O 4 milyon civarında vardır şimdi doğru. O para benim o vakitlerde orada çalışmak için götürdüğüm paraydı. Takdir-i ilahi kadere inanmak lazım.

Sonra ne oldu?

Hacı Hanımın (eşi) hastalığını duydum atladım geldim.1993 yılında eşimi kaybettim. Çoluk çocuk dağıldılar gurbete gittiler. Şimdi yalnız hayatımı sürdürmeye çalışıyorum.

Acıklı olaylar?

Kadere inanmak lazım.

Buradan geçmişe doğru baktığımızda keşke yapmasaydım dediğiniz bir şey var mı?

Tabii var. Şimdiki aklım olsaydı hırs yapmazdım. Hırsımı önlemeye çalışırdım. Ama sanayiciydim ben sanayici büyümek zorundadır. Sanayicilikte durmak mümkün değildir. Büyürken de her şeyi sen yönlendiremiyorsun ki. Mesela 24 Ocak kararlarını ben mi çıkardım. O dönem çok iş adamı battı yine de hırslı olmamalıydım onu biliyorum.

Başka…

Bir de ben çok kafamın dikine gittim. Etrafımı dinlemedim. Şimdi ticaretin içinde olanlara tavsiyem kararlarını ortak alsınlar. Hep benim dediğim doğrudur demesinler.

Eski dostlarınız tavukçular sizi arıyorlar mı?

Eh arada bir arayan soranımız oluyor. Ama iyi gün dostlarımdan ortalıkta kimseler yok.”Düşenin dostu olmazmış” sözü bugünler için geçerli. Biz tevekkel sahibi insanlarız. Kaderimize karşı gelmeyiz. Hâşâ. Geçenlerde Beyaz Et Sanayicileri Derneğinden geldiler, Süreyya Astarcı göndermiş. Sağ olsunlar oturduk konuştuk. İzmir'de Hanri Benazus vardı. O da iflas etti. Ona da gitmişler. Eski patronlarla ilgileneceğiz dediler.

Bakalım ne olacak?

Bir de eski tavukçulardan iki tanesi arada bir beni yoklar. Bir derdin tasan var mı derler. İşte o kadar.

Konuşmanızda Turgut Özal'la 3,5 saat görüştüğünüzü söylediniz. Ne konuştunuz Özal'la…

Politikadan konuştuk. Bilhassa benden tavukçuluk sektörü hakkında bilgi aldı.

Özal'mı çağırdı sizi, siz mi gittiniz. Bu buluşma nasıl sağlandı?

Özal çağırdı beni evine, evinde görüştük. Astsubay emeklisi dayısının oğlu Tahir Doğan vardı. Turgut Özal'ın yeğeni idi. Hani, Hüsnü Doğan “yetim Hüsnü” onun kardeşiydi. 2.500 kapasitelik Doğan'ının tavuk çiftliği vardı. Ben o çiftliği beş altı yılın içinde 30.000 çıkardım. Gelecek seneye mısır çok olacak demiştim. 24 Ocaktan sonra yeğeni de Özal'a söylemiş. Özal, ”Bu senin fikrin değil sana fikir veren adamı tanımak istiyorum” demiş, Özal yeğenine. Partilerin kapandığı akşamdı tesadüf Tahir beni evden aldı. Gittik 3,5 saat Özal'la görüştüm çok güzel sohbet ettik. Turgut Özal, bana tarım hayvancılık politikalarını sordu. Üretim nasıl artar, devlet ne yapmalı, tavukçuluk ihracatı nasıl hazırlanır. Soğutma tesislerinin önemini, randımanlı tavuk yemi nasıl yapılır… Her şeyi sordu, ben anlattım. O gün ülke çok gergindi, askerler çok agresifti. Kimin ne zaman alınacağı belli olmadığı günlerdi. Ama Turgut Özal o kritik gecede 3,5 saatini bana ayırdı, tavukçuluk sektörüne ayırdı. Ciddi akıllı adamdı. İşte biliyorsunuz ondan sonra sektöre yem desteklemesi geldi. Yemde üreticiye yüzde 20 iade verdiler. Kümes yapımına teşvik ettiler. Üretim arttı, kümesler çoğaldı. Bu işlerin mimarı Turgut Özal'dı. Belki de bizim o akşam yaptığımız 3,5 saatlik sohbetti. Ee şimdi bunlar unutuldu, tarih oldu gitti. Herkes kendi işine bakıyor.

İnişli çıkışlı bir hayat hikâyesinin de sonuna geldik. Bu zaman zaman acıklı zaman zaman düşündürücü Hacı Yusuf Yar'ın yaşamı kime, neye, nasıl örnek teşkil eder; nelerden ders almamız lazım onu okuyucunun takdirine bırakmalıyız… İyi hafta sonları…



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.