19 Kasım 2018
  • Bolu11°C
  • İstanbul12°C
  • Ankara10°C

SPORA DAİR SOHBETLER

SPORA DAİR SOHBETLER

22 Haziran 2010 Salı 00:00

Boluspor'u yakından takip edip, nabzını tutan gazetemizin güçlü spor yazarları Serkan Erkan ve Aydın Hitit'le yaptığımız sohbete dün bıraktığımız yerden devam ediyoruz.

Serkan Bey, İbrahim Yavuz'la ilgili sizle çok konuştuk. İbrahim Yavuz'un kadroda tutulmasını savunduk. Sonuçta balayından dönen İbrahim Yavuz'da yeniden sözleşme imzaladı, bu konu ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz?

İbrahim Yavuz her takımda rahatça oynayabilecek bir futbolcu. Bank Asya ve Turkcell Süper Ligde her takımda forma giyebilir. Joker futbolcu, her bölgede oynayabilir. Tam bir görev adamı. İbrahim Yavuz geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlıktan dolayı takıma faydalı olamadı. Ben bu konuda kendisine kızıyorum, bir futbolcu kendine bakacak. Sakatlanmamak için de özen gösterecek.

Serkan Bey, evlilik yapması performansını olumlu etkiler mi?

Tabii ki bakış açısı daha farklı olacak, sorumlulukları arttı. Bunun için bir şekilde kendini kanıtlaması gerekiyor. İbrahim bu sene kendine iyi bakarsa, sakatlık psikolojisinden çıkarsa takıma faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Serkan Bey,bize gelen bilgiye göre sakatlığı tamamen ortadan kalkmış.

İnşallah artık sakatlık sorunu yaşamaz. İbrahim kötü niyetli futbolcu değil. Antrenmanlar da örneklerini görüyoruz; futbolcu özellikle kışın karda, buzda üşüyor. Sonra atıyor kendini yere, sakatlandım diyerek antrenmanı terk ediyor. Ertesi günde, hatta antrenmandan bir saat sonra rahat rahat dolaşıyor. İbrahim kendinden fedakârlık etti, birazda kendine yaptı. Sakatlığı tam geçmeden “ben oynamak istiyorum” dedi. Cüneyt Hocayla çıktığı son maçlarda problem yaşadı. Futbolcu takımın başında kendinden daha klâs bir adam görmek ister. Çalıştığınız yerde de bu böyledir. Müdürünüz sizden daha üstün olmalıdır ki; onu örnek alıp, isteklerini yerine getirebilesiniz. Kişisel çatışmalar olabilir, her takımda oluyor. Zaten takım son maçlarda iyice dağılmıştı. Ne yönetim, ne teknik heyet olaya hakim olabildi, herkes farklı takılıyordu.

Aydın Bey, Fabiano Oliveira ve Tiago artık Boluspor'da diyebiliriz. Her ikisi de geçtiğimiz sezon Bank Asya 1. Ligine damgasını vurmuştu. Siz bu iki Brezilya'lı yıldızın transferini nasıl yorumluyorsunuz?

Oliveira ve Tiago'nun takıma yüzde yüz katkısı olacağını düşünüyorum. Tiago çok hızlı bir futbolcu. Adam eksiltiyor, duran toplara vuruyor. Boluspor bu sezon sağ kanattan Tiago ve Erdem'le çok gol kazanır. Fabiano Oliveira'da çok güçlü, tam bir hamal futbolcu. Boluspor'a çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Serkan Bey, bu iki yıldız için siz neler söyleyeceksiniz?

Bank Asya'da yabancı kontenjanı arttı. Bu yeni uygulama Bank Asya Ligi'ne kalite getirebilir. Kulüpler bundan para da kazanabilir. Burada önemli olan nokta transferler yapılması. Ben illa siyahî yabancı futbolcu transfer edilmeli anlayışından uzağım. Tiago, Bank Asya'da oynadığı futbol neticesinde herkes tarafından beğenilen bir oyuncu. Oliveira geçen sezon 12 gol attı. Bu isimleri bu sezon için Boluspor adına yararlı görüyorum.

Ayrıca, Oliveira geçen seneden tanıdığı bir hoca ile çalışacak. Bu durum her ikisi içinde, Boluspor içinde bir avantajdır. Daha kısa sürede takıma adapte olacaktır. Bir diğer yabancı Ajax'lı Marvin'i biz youtube'dan seyrettik. Çizgi oyuncusu müthiş bilekleri var. Adam eksiltiyor. Ortaları iyi. Daha imza atılmadan her şey bitmiş diyemeyiz. Bence Süper Lig'de de rahatlıkla oynar.

Serkan Bey, dış transferde imza attırılan Özgür Bayer ve Burak Akdiş için neler söyleyeceksiniz?

Özgür Bayer tecrübeli bir stoper. Biraz araştırınca eksiklerini de öğrendik. Kendi kalesine gol atmış, hatalı bir hamle ile penaltıya sebebiyet vermiş. Biraz agresif bir oyun tarzı var galiba. Ben bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Geçen sezon Bank Asya'da 250 bin liralık bir limit vardı. Şu son aldığımız adamlara biraz fazla para verdik gibi geliyor bana. Özgür Bayer'in 350 bin liraya imza attığını duydum. Bayer 31 yaşında. Tam çıkışta olan bir futbolcuya bu parayı verebilirsiniz. Yukarıdan yavaş yavaş aşağıya doğru düşmeye başlamış bir futbolcuya bu para verilir mi? Bu bir muamma. Tabii yönetim bazı risklerin altına girmek isteyecektir. Bir işi yaparken mevcut sermayenizin yanında birazda borçla başlarsınız. Ayağınızı yorganınıza göre uzatıp, faydalanacağınız futbolcuyu almak istersiniz.

Burak Akdiş geçen sezon 6 gol atmış. Bence sezon boyunca 6 gol bir forvet oyuncusu için az. 33 yaşında, tecrübeli. Takıma ağabeylik yapabilir. Ama ben Burak'ın her maçta 90 dakika takıma katkı sağlayabileceğini düşünmüyorum.

Buna karşılık mükemmel bir kişiliği var.

Aydın Bey, Özgür Bayer ve Burak Akdiş'in transferleriyle ilgili sizin düşünceniz nedir?

Özgür Bayer konusunda Serkan'a katılıyorum. Kendi köşe yazımda da belirttim. İyi bir “ golcü “ olduğunu yazdım, gol atar ve attırır dedim. Ama ciddi anlamda, alıcı gözle seyretmediğim için bir şey söylemek istemiyorum. Trabzon'da oynamış, Süper Lig tecrübesi var, yani referansları iyi.

Burak az gol atmış olabilir. Ancak ayağında topu tutabilen, adam eksilten bir futbolcu. Saklanma ve asist yapabilme özellikleri var. Ceza sahasında topu en uygun durumdaki arkadaşına aktarıyor, bencillik yapmıyor. Takım oyuncusu, ceza sahası oyuncusu.

Çok samimi söylüyorum, şampiyonda olmayabiliriz. Ama takım futbol oynasın. Yenilelim ama takım mücadele etsin.

SERKAN ERKAN

Atatürk'ün söylediği gibi; ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklı olanını severim. Karakterli futbolcu gelsin, bu takımda uyum arkadaşlık ve ekip ruhu oluşsun. Kim olursa olsun. İsimlerin bir önemi yoktur. İsimler gelip geçicidir.

Serkan Bey, geçtiğimiz günlerde Boluspor Kulübü tarafından gazetecilere yönelik olarak bir “ odak grup çalışması “ yapıldı, bu konuyu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçen sezondan dersler çıkarmamız gerekiyor. Bu “odak grup çalışması” çok enteresan. Boluspor'a ne kadar fayda getirir, sorgulamak gerekir. Ben o toplantı bazında gazetecilerin bir araya gelmesinden, beyin fırtınasından Boluspor için bir sonuç, bir rapor çıkar diye bekliyordum. Her gazeteden birer kişi çağırıldı. Bu konuda hassasiyet gösterilmesi rica edildi. Sonuçta ortaya olumlu bir şey çıkmadı.

Gazetecilerin toplantı masasının üzerinde adeta secde ettirilmesi, arkadaşlarımızın IQ'sunu ölçer gibi görsellerle basını eğitmeye kalkmak Boluspor'a kalmış bir olay değildir. Boluspor bu işleri bıraksın. Boluspor yönetimi kendi işine baksın. Herkes kendi işini yapsın. Boluspor kadrosunu kursun, hedefe koşsun. Şampiyon olsun. Bolu'da ki gazetecilerin eğitime ihtiyacı varsa, burada iki tane cemiyet var. Bu iki cemiyet kendi üyelerini bir şekilde eğitir. Getirirler üst düzey iki gazeteciyi, davet edilen yazarlar verir seminerini, üyeler bu şekilde eğitilir, geliştirilir.

Boluspor yönetimi bu işe nasıl karar verdi, bu kararı kim aldı, ben bunu da anlayabilmiş değilim. Bolu'daki spor yazarlarının eğitim seviyeleri düşük mü? Boluspor'un bulunduğu noktayı taşıyabilmekten aciz midirler? Bolu basınının içinde çok sayıda kalemi güçlü, ne dediğini bilen insan vardır. Eleştirileri, öngörüleri takır takır doğru çıkan arkadaşlarımız var. Bizim çoğu zaman sırf Boluspor zarar görmesin diye gündeme getirmediğimiz konular vardır. Efendi davranılmakta, sorumlu bir duruş sergilenmektedir. Bizlerin belki bu konuda eğitime ihtiyacımız olabilir. Belki; taraftar yüreği ile yazmak yerine, profesyonel gazeteci gözü ile yazmak konusunda eğitime ihtiyacımız olabilir. Onu da Boluspor yönetimi değil, ancak bizim kendi cemiyetlerimiz öngörüp, organize edebilir.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.