20 Kasım 2018
  • Bolu13°C
  • İstanbul14°C
  • Ankara17°C

YARGISIZ İNFAZ YAPTILAR

Yargısız infaz yaptılar

30 Haziran 2010 Çarşamba 00:00

Önceki gün gazetemizde yayınlanan ve ulusal basında geniş yankı bulan çarpıcı haberin muhatabı kasap İlhami Koban, gazetemize açıklama yaptı. Çapa Tıp Fakültesi'nden et çaldığı iddia edilen kasap Koban yaptığı açıklamada, hakkında söylenen bütün iddialara cevap verdi.

HABER:ZEKİ ERCİVAN

Geçtiğimiz gün İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nden et hırsızlığı yapıldığı haberi ulusal basına düştü ve verilen haberde, Bolulu kasap İlhami Koban'ın görüntüleri yer aldı. Bunun kesinlikle doğru olmadığını ve olayın basına yanlış aktarıldığını ifade eden İlhami Koban, gazetemize yaptığı açıklamada, “Perşembe günü, ben hastaneye sekiz takım dana götürdüm. Etleri hastanenin deposuna indirdik, fakat depoda yer olmadığı için etleri Ahmet Damgacıoğlu'na götürdüm. Ben eti Çapa Tıp Fakültesi'ne değil Ahmet Damgacıoğlu'na sattım. Bizim firmanın arabasıyla 25 Haziran Perşembe günü on bir, on iki gibi Çapa Tıp Fakültesi'ne boşalttım. Sekiz takım danadan benim arabada üç takım dana bıraktılar. Bunu da Cuma günü alacağız, depoda yer yok dediler. Bunu bana yüklenici firma Ahmet Damgacıoğlu söyledi. Ben de baktım depoya gerçekten yer yoktu. Benim arabada askıda soğutucu ile bir gün etler bekledi” dedi.

KOMPLO OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜK

Yaşanan olayın gelişmelerini Koban şu şekilde anlattı: “İşim bittikten sonra bir arkadaşımı ziyaret ettim. Oradan Topkapı'ya gittim. Akşam beş gibi Ahmet Damgacıoğlu beni aradı 'Yanıma uğrar mısın?' dedi. Ben de tekrar yanına gittim, Çapa Tıp Fakültesi'nin altı gibi ana giriş kapısından giriş yaptım. Yemekhanenin önüne geldim Ahmet Damgacıoğlu'nun şoförü 'Arabayı buraya çek et yükleyeceğiz, fazla etimizi diğer depomuza götüreceğiz' dedi. Benim aklıma hiç kötü bir şey gelmedi. Kapıyı kapatmak için aşağıya indim 'Etleri asalım' dedim. 'Gideceğimiz yer yakın asmaya gerek yok' dediler. Kapattım kapakları yemekhanenin önünden elli metre yürüdüm. Beni güvenlik görevlisi durdurdu. 'Arabada ne var' dedi, 'et var' dedim. Aç bakacağım dedi, açtım baktı. 'Bu et kimin' dedi, 'yüklenici firmanın, Ahmet Damgacıoğlu'nun' dedim. Daha sonra Ahmet Damgacıoğlu geldi, ilk önce etin onun olduğunu kabullenmek istemedi, daha sonra 'Et benim' dedi. Güvenlik görevlisine beni kendisinin telefonla çağırdığını söyledi. Etleri de benim aracıma kendisi yüklettiğini söyledi. Ben sadece Ahmet Damgacıoğlu'nun şoförünü takip edecektim, depoya gidecektik. Ahmet Damgacıoğlu hastanenin ihalesini alalı yirmi yedi gün olmuş. Arabaya yüklediği kendi eti, Ahmet Damgacıoğlu'nun fazla eti yüklemiş arabaya daha önce burada yedi sene başka firma çalışmış, onların komplosu mu diye düşündüler.”

BEN BİLMİYORDUM

İlhami Koban konuyla ilgili merak edilen soruları cevaplandırdı.

Yaşanan olayda Ahmet Damgacıoğlu suçlu değil o zaman?

Bana göre suçlu, şöyle suçlu. Akşam 5'ten sonra hastaneden bir çöp dahi çıkması yasakmış, onun bu konuda suçu var. Prosedürü bilmiyor mu yoksa işine mi gelmedi bilmiyorum. Ama ben bunu bilmiyordum.

Sizi neden televizyonlara çıkardılar?

Bu Cihan Haber Ajansı'nın tamamen saçmalığı, ben oraya indiğimde polis de geldi. O arada Cihan Haber Ajansı da geldi. Başka kimse gelmedi. Profesörün açıklamaları sizin gazetenizde de var. Eti hastane tarafından alındığını belirtiyor. Burada yanlış yorum var, millet sanıyor ki şimdi benim arabamda olan et kamu malı, devletin malını çalıyor diye biliniyor. Hâkim bile şaşırdı bu kamu malı değil ki dedi. Bu Ahmet Damgacıoğlu'nun kendi eti, adamın faturası var dedi. Çapa Tıp Fakültesi Ahmet Damgacıoğlu ile hizmet alımı karşılığında, tabldot karşılığında fatura kesiyor. Bu eti Ahmet Damgacıoğlu kendi tedarik ediyor, isterse alır eti köpeğe yedirir. Buna kimse karışamaz.

ETLERİ ÇALDIĞIMIZI İDDİA ETTİLER

Yayınlanan haber sizin ticari durumunuzu etkiledi mi?

Haberin etkilemesi önemli değil, ben yirmi yedi yıllık esnafım. Ben bu yüz kızartıcı suçtan iğrenirim. Kendimi iki gün İstanbul'da yedim bitirdim. Birini dövsem ya da beni dövse televizyonlara çıksam yüreğim yanmaz ama bu farklı bir durum. Kimse inanmadı, bana öyle bir şey konduramadı. Bolu'dan bir adam Çapa Tıp Fakültesinden nasıl et çalar? Böyle bir şey var mı yani. Bizim burada yanlışımız firmanın bizi geriye çağırması, benim de gitmemdir. Ahmet Damgacıoğlu bana etin fazlasını başka bir noktaya taşıdığına dair bir tane tutanak verseydi hiç sıkıntı yoktu. Saat 5'ten önce çıkarsa yine sıkıntı yoktu. Mesai saati bitiminden sonra hastaneden bir şey çıkarması yasakmış. Biz taşeron firmaya mal veriyoruz, bizim bu konuyla alakamız yok.

Yanlış anlaşılmadan dolayı siz orada mağdur edildiniz…

Yüklenici firmanın burada da şirketi var. Burada problem yok. Köroğlu Devlet Hastanesi'nin burada yemeğini yapıyor. Çapa Tıp Fakültesinde profesör öyle bir açıklama yaptı ki bizim hastanemizin aldığı et diyor. Burada insanlar kamu malını çalmakla itham ediliyor. İşin aslına baktığınızda ise et yüklenici firmanın parasını hastane değil, yüklenici firma ödüyor. Bir kanal öyle bir demeç vermiş ki hastaların etlerini çalıyorlar diye yargısız infaz oldu. Omzumuzda bir yük var ve şahsen bunun yüz kızartıcı bir suç olması beni çok üzüyor.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.