18 Kasım 2018
  • Bolu10°C
  • İstanbul13°C
  • Ankara10°C

BU SORU SİYASETİN NABZINI YÜKSELTİR: 8 YIL ÖNCE ŞAHİN'E BİNİYORDUN, ŞİMDİ JEEP'E NASIL BİNİYORSUN?

BU SORU SİYASETİN NABZINI YÜKSELTİR: 8 yıl önce Şahin'e biniyordun, şimdi Jeep'e nasıl biniyorsun?

07 Temmuz 2010 Çarşamba 00:00

Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun ile AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun arasında yaşanan siyasi polemik devam ediyor. Uzun'un, gazetemiz Haber Müdürü Zeki Ercivan'la yaptığı röportajda Ercoşkun hakkında iddiaları ise yenilir yutulur cinsten değil.

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hakkari Gediktepe'de askeri mevzide çektirdiği fotoğrafta mevzide çömeldi çömelmedi tartışmaları sürerken, yerelde iki siyasi parti il başkanı arasında sular durulmuyor. Saadet Partisi İl Başkanı Abdullah Uzun, AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun hakkında sert eleştirilerde bulundu. İşte Uzun'un, Ercoşkun hakkında sorulan sorulara cevapları.

Öncelikle şunu sormak istiyorum. AK Parti İl Başkanı Ali Ercoşkun'un dediği gibi size her şey serbest mi? Bu söylemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Ercoşkun, Bolu'da 15 yıldır tanıdığım bir arkadaşımdır. Biz siyasetimizi yaparken kişilerin kişiliklerine herhangi bir söz söylemeyiz. Eleştirilerimiz kişilerin kendilerine değil, mensup oldukları siyasi partinin fikrine yöneliktir. Eğer Ali Ercoşkun'u 15 yıllık dostum olması dolayısıyla mensubu olduğu AK Parti'de yaptığı yanlışlık-ları sırf arkada-şım olduğu için eleştir-mezsem, ben bu koltukta oturmam. Ben siyasi parti olarak AK Parti'yi de, CHP'yi de, MHP'yi de, DSP'yi de bizim düşmanımız olarak deği,l rakiplerimiz olarak görürüz. Partileri ve fikirleri rakibimizdir. Ama ben Ali Bey'e ne kadar yakınsam, Tanju Bey'e de o kadar yakınım. Sabri Hoca'ya da o kadar yakınım. Onlarla ilgili selamlaşmalarım, hukukum, dostluklarım ayrı bir durumdur ama mensup oldukları siyasi partideki fikirleri ayrı bir durumdur. Tanju Özcan CHP'nin il başkanıdır diye Tanju Bey'i CHP kimliği ile bir görmem. Kişiliğini ayrı tutarım, fikrini ayrı tutarım. CHP'li olması Tanju Bey için benim nazarımda bir eksi değildir. Kişilik olarak bende bir antipati oluşturmaz siyasi kimliği. Diğer taraftan da Ali Ercoşkun'la bir dönem aynı çizgide siyaset yapmışlığım, onunla görüşmem AK Parti'li olduğu için Ali Ercoşkun'un arkadaşım olması noktasında yaptığı hataları örtmez. Dostluğumu siyasi partinin önüne geçirmem, fikirlerinin önüne geçirmem. Dostluk ayrı şeydir, mensup olduğu siyasi parti ayrı bir şeydir. Öncelikli olarak bu durumu ifade etmek istiyorum. Saadet Partisi olarak bizim çizgimiz, özellikle Numan Bey'le beraber gelişen süreçle birlikte gelişen olayları bütün açıklığı ile söyleriz. Bunu söylerken belden aşağıya vurmayız. Bizim siyasi kültürümüzde bu durum yoktur. Kişilerin ticaretini sorgulamayız. Kişilerin zenginliklerini sorgulamayız. Aile yaşantılarını sorgulamayız. Ama mensubu olduğu siyasi partiyle beraber, Türkiye'de yeni bir Neozenginler oluşuyorsa bu zenginliklerin oluşma sürecini eleştiririz. Yani sizin mensubu olduğunuz AK Parti bu gün CHP'yi göstererek, 'Ben bu işi bu kişiye veriyorum bizim arkadaşımız bizim partilimiz” deyip de itiraz ettiğimizde o zaman 'Bunları CHP'lilere verseydik daha mı iyiydi, hiç olmazsa bunlar namaz kılıyor' söylemi gelişti. Son yirmi yılda Türkiye'de böyle bir bakış açısı gelişti. Ali Bey benimle ilgili verdiği demeçte 'Abdullah'a serbest' demiş. Evet, bana serbest. Niye bana serbest çünkü benim midem ekşi değil. Ben ekşi ayran içmedim çünkü. Bana her şey serbest. Benim milletvekili olma gibi bir hırsım yok. Ben insanlara doğruları anlatırken birilerini kararlayarak anlatmıyorum. Ben sadece eğilmeden bükülmeden Sezar'ın hakkını Sezar'a veriyorum. Yere düşen kim olursa olsun benim ilk refleksim düşeni tutup kaldırmaktır. Kimliğine bakıp ondan sonra kaldırmak değil. Bu hatayı Saadet Partisi'nin içindeki en üst düzey yönetici yapsın ben aynı şekilde tavrımı koyarım. Hakkı yenen CHP'li değil BDP'li olsun ben yine o kişinin hakkını savunurum. Benim siyasi kültürüm, örfüm, geleneğim bunu gerektiriyor. Burada Ali Bey'in rahatsız olmasını anlayamadım. Eğer ki benim bahsettiğim namaz kılan sömürücüler zümresinden değilse Ali Bey, es geçebilirdi. Ama rahatsız oluyorsa burada kendisine sormak lazım: 'Niçin rahatsız oluyorsunuz?'

Siyaseti 20 yıl geriye doğru götürdüğünüz söylemi…

Siyasi söylemi 20 yıl geriye getirdim. Nasıl geriye getirdim. Son 8 yıldır sağ parti ile idare edilen bir Türkiye var. Muhafazakar demokrat diyorlar ama sonuçta merkez sağ bir partidir. Kitle partisidir. Kitle partisi ne demek, içinde CHP'yi barındırıyor MHP'yi barındırıyor. Eski kaldıysa Milli Görüşçüleri barındırıyor. Liberalleri barındırıyor. Böyle bir siyasi partinin içinde son 8 yılda ortaya çıkan bir gerçeği, bunlar benim arkadaşlarım diye sümen altı edemem. Oturduğum koltuğun hakkını vermem lazım. Ben siyasi çalışmalarımı yaparken benim oy oranım nedir bakıp yapmam bunları. Fincancı katırlarını ürkütüyorsam, zenginleri karşıma alıyorsam, sömürücüleri karşıma alıyorsam, arsa rantı yiyenleri karşıma alıyorsam, siyasi kimliklerinden kaynaklı zenginleri karşıma alıyorsam, yanıma aldıklarımı tercih ederim. Yanıma aldıklarımda hakkı yenen fakirler, mazlumlar, sosyal yardımlaşma kurumundan temin etmek isteyen Bolu'daki garibanlardır. Sağcı olmuş, solcu olmuş, namaz kılıyormuş, kılmıyormuş, başı açıkmış, kapalıymış beni ilgilendirmiyor. Ben bir siyasi partinin il başkanıyım, benim görevim mazlumun hakkını savunmak. Mağdurun yanında olmak zalim babamın oğlu dahi olsa haksız bir rant elde ediyorsa, onların karşısında olmaktır siyasi misyonumuz. AK Parti ile Saadet Partisi'nin farkı budur. AK Parti güçlüden zenginden yanadır. Saadet Partisi güçlünün zenginin vesayetçi sistemin karşısındadır. Gariban mazlumun yanındadır. Kriterimiz oy verirse fakirden yanayız, oy vermezse fakirden yana değiliz, böyle bir kriterimiz yok. İnanç adına siyaset yapmakta budur. İdealler adına siyaset yapmak da budur. Biz beklentimizi bu milletten beklemiyoruz. Ali Bey'in benim için 20 yıl önce de kaldı dediği söz havada kalmış bir sözdür. Bunu Ali Bey'in izah etmesi lazım. Eğer bizim söylemlerimiz haksızsa, biz gerçekten namaz kılan sömürücüler oluştu diyorsak, bütün bu ifadelerimiz reel değilse gözle görülür bir durum varsa açıklarsın. 8 sene önce Şahin'le geziyordun şimdi Jeep'e biniyorsun. 8 sene önce bu adamın küçük bir dükkânı vardı, şuan Bolu'nun yarısı bu adam ait.

Ne oldu babasından miras mı kaldı? Yurtdışından Mısır'dan miras mı kaldı bunu açıklaması lazım. Biz kimsenin zenginleşmesine karşı değiliz. Biz zenginlik düşmanı değiliz. Ama iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırmaları lazım. Bu durum karşısında vicdan sahibi AK Partililer itiraz edince kalkıp vicdan sahibi partililere 'Oturun oturduğunuz yerde. Biz sizin yerinize Jeep'e biniyoruz, biz sizin yerinize zenginleşiyoruz. Siz yine bizi fakir olarak destekleyeceksiniz' demesinler. 'Biz gidersek CHP gelir bu sefer de sizi namaz kılmayanlar sömürür' demesinler. Hareketleriyle bunu ifade etmesinler.
Röportaj devam edecek…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.