16 Kasım 2018
  • Bolu6°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara6°C

BİR GURBETÇİNİN KISA ÖYKÜSÜ

Bir gurbetçinin kısa öyküsü

13 Temmuz 2010 Salı 00:00

Trabzon'dan çıkıp Bolu'ya gelen ve Bolu'da yıllarca Turist Otel'de yöneticilik yapan Murat Çiçek ile görüştük. Murat Çiçek Belediye Meydanı'nın en yaşlısı. Çiçek bize eski Bolu'yu, otel anılarını bütün samimiyetiyle anlattı.

RÖPORTAJ: AYŞEGÜL TOPCU

Kader mi kısmet mi ne derseniz deyin, Murat Çiçek'in kaderi Bolu'ymuş. Trabzon'dan yola çıkan Murat Çiçek'in yolu Bolu'ya düşüyor.

Hani derler ya, “doğduğun yer mi doyduğun yer mi memleketin” diye, işte Murat Çiçek'in memleketi de Bolu olmuş.

Çiçek kısaca anlattı başına neler geldi, başından neler geçti: “1930 yılında Trabzon'da doğdum.1950 yılında Bolu'ya geldim. Dört yıl Bolu'da kahvede çalıştım.1954 yılında Büyük Abant Oteli'nde çalıştım.

Askerden dönüşte tekrar Büyük Abant Oteli'nde işime devam ettim. 1960 yılında Büyük Abant Oteli'nden ayrıldım ve Turist Otel'de işe girdim.37 yıl Turist Otel'de yöneticilik yaptım. Oradan da emekli oldum. Belediye Meydanı'nda benim kadar yaşlısı kalmadı.”

Sizi tanıyabilir miyiz?

1942 yılında köyden çıktım Trabzon'a geldim. Bir lokantada 10 kuruş yevmiye ile bulaşıklıkçılık yapmak için başladım. İki ay sonra lokantadan ayrıldım, kahvede çalışmaya başladım. İki sene kahvede çalıştım. Daha sonra bir kahve ocağı tuttum. Kendim kahve ocağını çalıştırmaya başladım. Bir sene sonra teyzemin oğlu geldi. “Senle Kars'a gidip ticaret yapacağız” dedi. Ben de “tamam giderim” dedim.

Kars'ta ne iş yaptınız?

1948 yılında Trabzon'dan çıktık Kars'a gittik. Kars'ta iki sene sabun, kantaşı ticareti yaptık. Bir anım da var. Kars'ta bir sene sabunları stok yaptık. Kars çok soğuk olduğu için sabunlarımız dondu. Sabunlar un ufak oldu, biz de iflas ettik. Orada kahveciliğe başladım, yeniden olacak gibi değil. Oradan Sarıkamış'a geldim. Abimin uzman çavuş olarak Bolu'ya tayin olduğunu duydum. Bolu'ya gelecektim ama o zaman param yoktu.

Nasıl geldiniz Bolu'ya?

Bir arkadaşım vardı onun yanına gittim. Bir hayvan yüklüyorlar “hayrola” dedim. "İstanbul'a davar sevk ediyoruz” dedi. Ben de “İstanbul'a gideceğim” dedim. “Çobanların vagonuna bin” dedi. Çobanların vagonuna bindim. Yedi gün yedi gece de İstanbul Maltepe'ye indik. O zaman Maltepe'de hiçbir şey yoktu, tuğla ocakları vardı. Davarları yukarı çıkarmak için çobanlara yardım ettim. Oraya trenle başka davarlar geldi. Orada davarları karıştırdılar. Daha sonra bir saydılar, on beş tane davar eksik. Senindi benimdi derken baş çobanlar münakaşa etmeye başladı. Biz gelirken baş çoban durduğumuz istasyonlarda davar satıyordu. Ben yanına gittim “Bana 15 Lira vereceksin” dedim. Bolu'ya geleceğim param kalmadı. “Vermezsen 15 Lira karakola gideceğim, şikâyet edeciğim adamlara da sattığını davarları söyleyeceğim” dedim.10 Lira verdi kabul etmedim.15 Lirayı aldım trene bindim Adapazarı'na geldim. Adapazarı'nda bağırıyorlar Bolu'ya gidecek yolcu kalmasın diye bindim.1950 yılında Bolu'ya geldim.

Bolu'ya geldiğinizde ne iş yaptınız?

Burada tekrar dört yıl kahvecilik yaptım. Daha sonra Abant Oteli'nde işe girdim bir sezon çalıştım. 1954 yılında Abant Oteli'nden ayrıldım. Zonguldak'a gittim orada belediyede itfaiyecilik yaptım. Daha sonra Ereğli Kömür İşletmesine girdim. Daha sonra 1958 yılında İskenderun'a askere gittim. Askerliğim bitince tekrar Bolu'ya geldim. Bir arkadaşım siyah bir pantolon verdi, ben de iki tane beyaz veresiye gömlek aldım. Abant'a gittim, orada otelde dört sene çalıştıktan sonra ayrılmak zorunda kaldım.

Daha sonra ne oldu?

Hendek'e çalışmaya gidiyordum, elimde valizle orada çalışacaktım. Beni Servet Vardallı yakaladı. “Gitme illa otelde çalış” dedi. Turist Otel'e girdik, giriş o giriş. Otuz yedi yıl beraber otelde çalıştık. Ordan da emekli oldum.

Belediye Meydanı'nın esnaflarından yaşayan tek siz mi kaldınız?

Belediye Meydanı'nın esnaflarından İsmail Menekşe, Şeref Şakiroğlu, İsmail ve Arif Kesim, Şeref Mızrak, Duygu Leblebicioğlu vardı. Birçoğu öldüler.

Otele ünlülerden gelenler olur muydu?

Film çekimi için Yılmaz Güney'le Nebahat Çehre geldi. Turist Otel'de bir ay kaldı. Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan geldi. Yılmaz Güney otelde kaldığı süre içinde çok samimiydik. 1960 yılında Turist Otel açıldığında Bolu'nun en lüks oteliydi. Şimdi Kaşmir Otel olarak hizmet veriyor.

Siz Bolu'ya ilk geldiğinizde Bolu nasıldı?

Benim geldiğimde Bolu'da hiçbir şey yoktu. Turist Otel'in karşısında Belediye yanında Nikâh Salonu vardı o kadar. Şimdi bankaların olduğu yer 1950 yılında mezarlıktı. Şehrin içinden arabalar gelip geçerdi, E–5 karayolu sonradan açıldı.

Otelde yaşadığınız bizimle paylaşabileceğiniz bir anınız var mı?

Bir gece Ankara'dan bir vatandaşın kızı kaçmış. O zaman otobüsten bilet almış. Ailesi de otobüsün arkasından gelmişler. Bir çift geldi otele, onları odalarına yerleştirdim aşağı indim. Otelin kapısı çalınmaya başladı polisler de kapıda. Polis “Şimdi buraya biri geldi” dedi. Ben de “evet bir çift geldi” dedim. Bir adam polislerin yanında “o benim kızımdı” dedi. Polis gelenleri görmek istedi. Yukarı çıktık “adam buyurun” dedi. Polis “Beyin kızını kaçırmışsınız yanınızdaki hanımı görmek istiyoruz” dedi. Bey “hanım üstünü giyinsin” dedi. “Kalk hanım sana görücüler gelmiş” dedi. "Bu mu kızınız “dedi. Kızın babası “hayır” dedi. Müşteri de “Keşke burada sizin kızınız olsaydı” dedi. Müşteri Allah'tan bizi iyi karşıladı.

Eski otellerle şimdiki oteller arasında ne gibi fark var?

Eskiden oteller iyi değildi, şimdi oteller iyi. Turist Otel açıldığında kaplıcalar, Çizmeci Motel, Menekşe Otel hiçbiri yoktu. Hepsi sonradan yapıldı.

Bolu'da oteller yeterli mi?

Bolu'da turizm gelişiyor ama oteller cevap veremiyor. Gölcük yolunda yeni yapılan oteller çok güzel olacak. Yarın Bolu daha çok genişleyecek. Köyler Bolu'da mahalle olacak. Bolu'nun yeterince tanıtımının da yapılması gerekiyor.
 



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.