21 Eylül 2018
  • Bolu26°C
  • İstanbul26°C
  • Ankara27°C

GELDİĞİMİZ YERE GERİ DÖNECEĞİZ! 1979-1980

GELDİĞİMİZ YERE GERİ DÖNECEĞİZ! 1979-1980

18 Ağustos 2010 Çarşamba 00:00

9 yıl başarıyla oynayıp, renk kattığı Türkiye 1.Ligine veda etmek zorunda kalan Boluspor'da hiç vakit kaybetmeden yeni sezonun hazırlıklarına başlanır. 5 Haziran 1979 günü yapılan yönetim kurulu toplantısında, 13 Haziran 1979 Çarşamba günü genel kurul yapılması kararı alınır. Çoğunluğun sağlanamaması halinde 20 Haziran 1979 da Boluspor'un Genel Kurulu yapılacaktır.

Kongre yapıldıktan sonra, 21 Haziran 1979 günü toplanan Boluspor'un yönetim kurulu ilk önce görev bölümü yapar. Yener Bandakçıoğlu başkanlık görevini üstlenir. İstifasını veren Mehmet Cop'un dilekçesi yönetim kurulu tarafından reddedilir ve kendisine teknik asbaşkanlık görevi verilir. Mali asbaşkanlık görevine ise Arif Özkan getirilir. Genel Kaptanlığı Hulki Avlacıoğlu yapacaktır.İbrahim Çelik'te genel kaptan yardımcılığına getirilir.

Yeni yönetimde Mustafa Gürtan genel sekreterliği, Yavuz Kınacı muhasip üyeliği, Selami Dereli ise Amatör şubeler sorumluluğunu üstlenir. Halil Erol, Basri Fırat, Yunus Çufa, Nadir Garipoğlu, Yılmaz Becikoğlu, Emin Semercioğlu, Mehmet İnceayan, Nurettin Nes ve Kamuran Oralp de yönetim kurulunun diğer üyeleri olarak görev alırlar.

Camiada küme düşmekten dolayı moraller bozulmuştur. Her şeye rağmen Boluspor'un yönetim kurulu geldiği yere geri dönecek kararlılığı ve basireti gösterir.

Teknik Direktör olarak daha önce Bolu'da görev yapmış, camianın yabancı olmadığı deneyimli futbol adamı Galip Türkkan ile anlaşma sağlanır. Galip Hoca yardımcısını kendi tayin eder. Bu isim Boluspor'un kendi bünyesinden Mehmet Başaygün'dür.

Kiralık statüsünde kırmızı beyazlı formayı giyen Mehmet Özgül (Çilli) ve Fenerbahçe'de oynadıktan sonra geri dönen Boluspor'un eski yıldızı Aydın Çelik dışında kadro korunur. Sıkıntılı olsa da Halil İbrahim Eren, Mustafa Akarcalı ve Çetiner Erdoğan gibi deneyimli ve yıldız isimler kadroda tutulur.

Aydınspor'dan Demir Ener, Hacettepe'den kaleci Fatih Uraz ve Galip Hocanın Eskişehir Demirspor'dan özelliklerini bildiği Selahattin Konrad ile takım takviye edilir. Ayrıca Bayrampaşa'dan Metin ve Cemil, Yıldız Tabya'dan Mehmet ve Mustafa, Zonguldak MTA'dan Fuat, Sebat Gençlik'ten Şenol ve Gürzafer'den Agim'de kulübün gelecek beklediği gençler olarak Bolusporlu yapılır.

1979-1980 Sezonu başlamadan önce Türkiye Futbol Federasyonunun tayin ettiği 2.lig grupları Boluspor yönetiminde rahatsızlık yaratır. Boluspor cephesi o dönem kendi ilçesi olan Düzce'nin futboldaki temsilcisi Düzcespor'un da yer aldığı B grubunda bulunmak istememektedir. B grubu daha kolay bir grup olmasına rağmen yıllardır özellikle maçlarda yaşanan olayları ve gerginlikleri göz önüne alarak A grubunda yer almak ister ve bu girişiminde başarılı olur. Ancak futbolun garip bir cilvesi, sezon sonunda Boluspor 1.Lige çıkmak için Düzcespor'la final maçı oynamak zorunda kalır.

Bu konuyu önümüzdeki haftalarda irdeleyeceğiz.

Şimdi sözü dönemin Başkanı Yener Bandakçıoğlu'na bırakıyoruz. Bandakçıoğlu,o günleri bakın nasıl anlatıyor.

***

Boluspor'un yeniden 1.Lig'e çıkacağına inanıyorduk

Sizin de ifade ettiğiniz gibi 1978 – 1979 sezonunda hakem Nihat Özbirgül'ün yanlış kararıyla küme düşme durumunda kalmıştık. Sayın Özbirgül ardından “Boluspor'un küme düşmesine neden olduğum için vicdanım sızlıyor” diyerek hakemliği bırakmıştı.

Önce şunu ifade edeyim, bir kere küme düşmek kulübü maddi ve manevi zarara sokuyor. Öncelikle yönetimin morali bozuluyor. Seyircinin morali bozuluyor. Fakat biz tüm bunlara rağmen Boluspor'u yeniden 1'inci lige çıkarmanın planlarını yapmaya başladık. Çünkü biz teknik yönden fevkalade iyi bir takımdık. Oyuncularımızda Türkiye çapında tanınmış oyunculardı. Yeniden birinci lige çıkacağımıza inanıyorduk. Ama ben kişisel olarak moralimi bozmuştum, birazda yorgunluk nedeniyle Boluspor Başkanlığını bırakma niyetindeydim.

Büyük çaplı katılımın gerçekleştiği bir olağan genel kurul yaptık. Belediye eski nikah salonu tamamen doldu, çok heyecanlı bir ortam vardı. Taraftarlar benim görevi bırakacağımı duymuşlardı. Seçimlere geçileceği sırada ben başkanlığa aday olmayacağımı söyledim. Bu büyük bir heyecan yarattı. Bolu'nun önder simalarından ve “ hasta “ bir Boluspor'lu olan rahmetli Emin Akman ağabeyimiz, salonun kapılarını kapatmak suretiyle bana, “Mutlaka başkan olacaksın. Olmadığın takdirde bu salondan çıkamazsın” dedi. O kongrenin en büyük tepkilerinden birini de değerli arkadaşım Bülent Dinçtürk göstermişti. Kürsüden bana, “Nasıl bu takımı küme düşürdüysen öyle çıkaracaksın” diye seslenerek, serzenişte bulundu. Neyse Emin Akman'ın kapıları kapatarak gerçekleştirdiği bu girişimin üzerine yeniden başkanlığı kabul ettim. Yönetimde de fazla bir değişiklik olmadı.

Biz kolları sıvayıp ikinci ligde mücadeleye başladık; ancak futbol federasyonunun ikinci ligde grupları düzenlemesi sonucu bir şaşkınlığa uğradık. O zamanki kazamız Düzcespor'la aynı gruba düşmüştük. O tarihte A ve B olmak üzere iki grup vardı. B grubunda İstanbul takımları vardı, A grubuna göre biraz daha iddiasızdı. Düzcespor çok büyük transferler yapmıştı. Kulüp başkanı meşhur Gürcü Osman'ın oğlu keresteci Yılmaz Öney' di. Düzce'nin tüm önde gelenleri takımlarının yönetim kurulunda görev almışlardı. Yani Düzce güçlü bir şekilde grupta yer aldı. Ve iki takımında şampiyonluğa oynayacak olması dolayısıyla aramızda nahoş olayların yaşanabileceğini hissettik. Eskiden Bolu Gençlik' in amatör maçlarında da bu tür olumsuz şeyler yaşanmıştı. Biz aynı grupta olursak çeşitli kavgalar olabilirdi.

Yani böyle menfi düşünceler içinde yönetim kurulumuzdan grubumuzun değiştirilmesi kararını çıkarttık. Yani B grubundan A grubuna geçmek için. A grubu da doğu takımlarından oluşmaktaydı ve güçlü takımlara sahipti. Mersin İdmanyurdu gibi, Karabük gibi, Erzurum gibi… Düşünün bir defa Erzurum'a maça gidiyorsunuz, burnunuzun dibindeki deplasmanlara gidemiyorsunuz. Bunun üzerine zamanın Bolu Valisi Celal Kayacan'a gidip, “Düzce'yle aynı grupta oynamak istemiyoruz. Başımıza istenmeyen olaylar gelebilir. Onun için sizden ricamız bunu federasyon nezdinde desteklemenizdir ” dedik. Fevkalade iyi niyetli biri olan rahmetli Celal Kayacan bizim bu önerimiz üzerine Futbol Federasyonuna girişimde bulundu ve bir yazı yazdı. Bunun üzerine federasyon bizi B grubundan A grubuna aldı. (Devamı haftaya)

***

GELDİĞİ YERE DÖNMEK AZMİNDE

Gözünde gözlükleri, üzerinde eşofmanı ile bir elinde sigarası, bir elinde çayı oturuyordu Orman' ın misafirhanesindeki çay ocağında. Galip hocanın yüzünde 55 yaşının çok üzerinde bir ifade vardı ama vücudunun yapısı daha genç gösteriyordu.

“Boluspor' da görev aldığım için böyle konuşmuyorum. Fakat Boluspor layık olmadığı bir duruma düşürüldü. İkinci Lige düşecek bir takım değildi.Gayemiz tekrar geldiği yere döndürmek olacaktır Kırmızı – Beyazlı renkleri."

Kendine has şivesi ile tatlı tatlı, ama sert konuşuyordu.10 Temmuz' dan beri kamp yapıyorlardı.Yardımcısı Boluspor' un ilk kurulduğu yıllarda başarı ile kaleyi koruyan ve daha sonra sürekli olarak takımın ağabeyliğini ve yardımcı antrenörlüğünü yapan Mehmet Başaygün' dü. Göreve gelirken kesinlikle Başaygün' ü yardımcı istemişti yanına. 24' ünde Bolu' ya gideceklerdi. Kamp süresince kondisyon çalışmaları yapılıyordu. Kadro gerçekte 28 kişi idi. Ama halen 24 kişi kamp kadrosunda bulunuyordu.

“ Mehmet asker. Onun için mazereti var. Fakat Mustafa, Aydın ve Halil İbrahim hala kampa katılmadılar. Bunların kulüple bir yıllık daha mukaveleleri var. Ve kampa gelmiyorlar. Böylesine sorumsuzluk, böylesine vurdumduymazlık nasıl olabilir anlamıyorum. Ama futbolcularda kabahat yok. Rizespor teklifte bulunmuş Halil İbrahim' e. Ve bu futbolcu şimdi Rize' de. Anlamıyorum. Mukavelesi süren bir sporcuya nasıl teklifte bulunulur. Bu iş yönetim kurulları ile halledilir. Yoksa futbolcu ile değil. Bakalım gelecekler herhalde tekrar buraya. Ve yönetim gerekli cezayı verecektir kendilerine. “

Kısaca dertlerini böyle anlattı Türkkan hoca. Sonra yeni sezonun analizini yaptı.

“ İkinci ligin ağır grubundayız. Ama gücümüz meydanda. Gayemiz tekrar lige çıkmak. Bunu da başaracağız. Yalnız böyle konuşurken diğer takımların da gücünü küçümsüyorum sanılmasın. Fakat yine de şu bir gerçek ki, zirveye daha yakınız biz. “

İkinci gelişiydi Boluspor'a. Bolu' yu tanıyordu,tesisleri biliyordu, halkı biliyordu. Ve bunun için umutla konuşuyordu.

“ Şampiyonluk bizim hakkımız… “


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.