15 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara5°C

BEKLE BİZİ 1.LİG, YİNE GELİYORUZ - 1979-1980

BEKLE BİZİ 1.LİG, YİNE GELİYORUZ - 1979-1980

25 Ağustos 2010 Çarşamba 00:00

1979-1980 sezonundaki statü gereği, 16 şar ekipten oluşan iki grupta ligi lider olarak tamamlayan takımlar Türkiye 1. Ligi'ne terfi edeceklerdir. Her iki grubun ikincileri ise tarafsız sahada bir final maçı oynayacaktır. Bu maçı kazanan takım Türkiye 1. Ligi'ne yükselen 3. ekip olacaktır.

Boluspor için 1979 – 1980 sezonu bir takım sıkıntılar içinde geçer. Özellikle ekonomik sorunlar yönetime zor günler yaşatır. Senet kırdırılır, “ ödünç “ paralar alınır. 31 Temmuz 1979 günü yönetim kurulu ekonomik sorunların çözümü için aynen şöyle bir karar alır,

“ Mali durum gözden geçirildiğinde gerektiğinde senet kırılmasına veya yöneticilerden Selami Dereli – Emin Semercioğlu ve diğerlerinden ödünç para alınmasına oybirliği ile karar verildi. “
Boluspor yönetim kurulu bütün sıkıntılara rağmen hedefinden vazgeçmez, zorluklara rağmen disiplini elden bırakmaz. 25 Eylül 1979 günü, “ Masör Necmi'ye, Küçük İbrahim'e kaba davrandığı için ve çeşitli hoş olmayan davranışları da göz önünde bulundurularak 11.000 TL. ceza verilmesine karar verildi. “ diyen metni imzalayarak, eşine pek sık rastlanmayan bir uygulamada bulunur. Yani uygunsuz davrandığında kulübün masörü bile cezadan payını alır.

Ancak ekonomik sıkıntılara rağmen Yönetim kurulu sosyal yardımlardan ve diğer yükümlülüklerinden kaçınmaz. Örneğin antremanda rahatsızlaşıp, hastaneye yetiştirilemeden kalp krizinden hayatını kaybeden kaleci Erol için 31 Temmuz 1979 günü,

“ Erol Döşer adına gelen senet borçlarının ve maaşının sezon sonuna kadar ödenmesine (Annesine), Diğer kulüplere yardım için yazı yazılmasına, İş Bankasındaki hesaba taraftar, idareci ve sporcuların yardım kampanyasına katılmasına, bir maçta da para toplanmasına “ karar verilir.

4 Aralık 1979 günü de sağlığı ciddi biçimde bozulan Bolu'nun renkli simalarından, gazeteci Necati Güzeltürk'e yardım edilmesi kararı alınır.

Şimdi sözü yine dönemin Boluspor Başkanı Yener Bandakçıoğlu'na bırakıyoruz. Başkan Bandakçıoğlu geçen hafta bıraktığı yerden anlatmaya devam ediyor.

***

Atatürk Stadı'nda gol düellosu

Eskişehir Demirspor, Boluspor'u devirdi 4-3

HAKEMLER: Atilla Asal ( ** ), Tarık Seday ( ** ), Ali Uzer (** )

ESKİŞEHİR DEMİRSPOR: Ayhan ( ** ), Rami ( ** ), Cengiz ( ** ), Kenan ( *** ), Feza ( *** ), Mehmet ( *** ), Ergin ( **** ), B. Mehmet ( *** ), Erol ( *** ), Necmi ( *** ), K. Doğan (** )

BOLUSPOR: Fatih ( ** ), B. İbrahim ( *** ), Ahmet ( ** ), Nuri ( ** ), Alaattin ( *** ), Mustafa ( ** ), Rıfat ( *** ), K.İbrahim ( *** ), Demir ( ** ), B. Mustafa ( ** ), Selahattin ( *** )
Eskişehir' deki gol düellosunu Boluspor' u 4 – 3 yenen Eskişehir Demirspor kazandı. Kümede kalma savaşı veren Demirspor ile geldiği yere dönebilmek için şampiyonluğa oynayan Boluspor' un Eskişehir' deki mücadelesi hızlı başladı. Her iki taraf da mutlak galibiyet için çıktıkları oyunda 90 dakika boyunca “ Açık kart “ oynadılar.

Her anı gol kokan maçın 13. dakikasında Mehmet' ten aldığı pasla ceza sahasına giren Ergin' in sert şutunu, kaleci Fatih güçlükle kornere çıkarabildi. Erol' un kullandığı kornerden gelen topu Ergin, arkası kaleye dönük olarak şık bir vuruşla filelere göndererek, golü tamamladı.

Ancak, Demirspor' un galibiyet sevinci fazla sürmedi. 16. dakikada sağ taraftan gelen bir ortada kaleci Ayhan topu elinden kaçırınca K. İbrahim durumu 1 – 1 yapan golü attı. Gol ev sahibi futbolcuları biraz daha kamçıladı ve 20. dakikada Demirspor' un kazandığı ceza atışını Cengiz kullandı. Ergin' in kafa şutu, ikinci Demirspor golü olarak Boluspor' un kalesine girdi ve devre 2 – 1 kapandı.

İKİNCİ YARI

Bolu, bu yarıya Alaattin' in yerine Halil İbrahim' i alarak başladı. Karşılaşmanın 53. dakikasında Bolu' nun kazandığı penaltıda Halil İbrahim, kaleciyi ters köşeye yatırarak durumu 2 – 2 yaptı ve 65. dakikada yine Halil İbrahim sahnede. Her yıl Temmuz aylarında birinci lig takımlarını peşinde koşturan Boluspor' un gol makinesi Halil İbrahim, Demirspor defansının hatasını affetmedi. Kaleci Ayhan' ın altından topu filelere göndererek takımını 3 – 2 galip duruma getiren golü attı. Bu defa ve maçın 67. dakikasında Demirspor' un 25 metre uzaklıkta kazandığı ceza atışını Necmi füze bir şutla Bolu kalesine gönderdi. Demirspor: 3, Boluspor: 3

Bu golle de Eskişehir' deki gol düellosu bitmedi ve karşılaşmanın 72. dakikasında Erol' un sağdan ortası, Bolu kalesi önünü karıştırdı. Ergin vurdu, top filelerde. Golden biraz sonra kaleci Fatih yerini Çetin' e bıraktı. Ve tam 7 golün atıldığı Atatürk Stadı' nda gollerden dördünü atmayı başaran lig sonuncusu Demirspor, şampiyonluğa oynayan Bolu Beyi' ni devirerek belki de kümede kalma-sını sağlayacak olan çok kıymetli 2 puanı almayı başardı.

***

YENER BANDAKÇIOĞLU: TAKIMIMIZI AYNEN MUHAFAZA ETMİŞTİK

Evet A grubu, B grubuna nazaran daha kuvvetliydi. Ancak bu grubu biz istemiştik. A grubunda uzak deplasmanlar vardı. B grubu daha zayıftı. Nitekim ilk defa o zaman Kocaelispor, B grubunda ikinci olan Düzcespor'a oldukça fark atarak şampiyon oldu. Yani o kadar kolay bir gruptu. Biz A grubunda zor günler geçirdik, mücadeleler verdik. Sonuçta, takımımızın durumu itibariyle başarılı olduk. Sondan bir önceki maçta Karabük deplasmanına gittik. Ve orda Halil İbrahim 85. dakikada kazandığımız penaltıyı kaçırdı. Eğer Halil İbrahim o penaltıyı kaçırmayıp, atsa biz çıkıyorduk. Boluspor o maçtan puansız ayrılınca Mersin İdmanyurdu A grubunda şampiyon oldu. Hatta Mersin İdmanyurdu bizden 15 dakika önce oynuyordu ve o nedenle şampiyonluk turunu atamadı, yani bizim maçtan haber bekledi. Ne zamanki Karabük'ün bizi yendiği haberi oraya gitti, Mersin İdmanyurdu şampiyonluk turunu attı. Ve kader bizim endişe duyduğumuz şeyi başımıza getirdi, play-off mücadelesini İzmir'de Düzcespor'la oynayacaktık. Bu da kaderin bize bir cilvesiydi, ben böyle kabul ediyorum.

Şimdi biz A grubunda ikinci olduk, B grubunda da Düzcespor ikinci oldu. Statüye göre iki grubun ikincileri İzmir'de play-off karşılaşması oynayacak ve kazanan birinci lige çıkacaktı. Bu enteresan bir durumdu, küçük bir vilayetin iki takımı birinci lige çıkmak için kendi aralarında mücadele edeceklerdi. Yine yönetim kurulunda konuşuldu, o zamanın Düzcespor yönetimi de bize destek oldu. Düzcespor'la birlikte zamanın Başbakanı Süleyman Demirel'e sorunu anlatmaya karar verdik. Başbakana talebimizi iletip,”Yüz yılda, ikiyüz yılda bir olabilecek şekilde küçük bir şehrin iki takımı birinci lige çıkmak için tek maç yapacaklar. Birisi yenilecek ve ikinci ligde kalacak, diğeri ise birinci lige çıkacak. Yine sürtüşmeler olacak ve istenmeyen hadiseler ortaya çıkacak. Bu yüzden biz, bir defaya mahsus iki takımın da birinci lige çıkarılmasını rica ediyoruz ” demek için karara varıldı. Bunu Düzce' de destekledi.

İkinci başkanımız Mehmet Cop, Yavuz Kınacı o zamanki Adalet Partililer birlikte Ankara'ya, Başbakana gittiler. Ben ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olduğum için, bu durumum Boluspor'un menfaatlerine zarar verebilir düşüncesiyle heyete katılmadım. Başbakan gayet iyi karşılamış ve, “Arkadaşlar İzmir orda duruyor. Gidin, topunuzu oynayın, kazanan birinci lige çıkar” diyerek heyetin bu teklifini kabul etmemiş.

Arkadaşlarımız geri döndüler. İzmir'de tarihe geçen bir maçla Düzcespor'u 3-0 yenmek suretiyle birinci lige çıkmış olduk. Bu da Türkiye liglerinde emsaline zor rastlanan bir başarıydı. İkinci lige düştüğümüz ilk yıl yeniden birinci lige dönmek kolay bir hadise değildi. Takımımızı aynen muhafaza etmiştik. Kadromuza, taraftarımıza, yönetimimize güveniyorduk. Daha sonraki yıllarda yine aynı şekilde ligden düşme durumumuz olmuştu ve aynı yıl yeniden birinci lige çıktık. Yani iki kez, düştüğü yılın akabinde birinci lige çıkan Boluspor'dan başka takım yok. Bunu Boluspor'un o zamanki şanlı tarihine atıfta bulunmak için söylüyorum.

1979-1980 sezonuna Galip Türkan'la başladık. Galip Türkan, çok çalışkan ve disiplinli bir antrenördü. Boluspor'u da fevkalade severdi. Onun tavsiyesiyle birçok oyuncuyu kadromuza katmıştık. Mesela şimdiki altyapı koordinatörümüz Selahattin Konrad'ı onun tavsiyesiyle bizzat ben gidip futbol federasyonundaki satıştan almıştım. Boluspor'a çok faydalı olmuştur.

Galip Türkkan muhacir olduğundan dolayı Türkçesi biraz yetersizdi. Çok sert ve disiplinli bir hoca olduğu için ağır sözleri de boldu. Hem konuşma noksanlığından sıkıntıya sebep oluyor, hem de sertliğinden ve ağır sözlerinden dolayı oyuncuların morallerini bozduğu yönünde eleştiriler gündeme geliyordu. Ben bu fikre katılmıyordum, ben futbolcunun sahadaki oyununa bakıyordum. Ama yönetimde Galip Hoca aleyhtarlığı oluşmaya başlamıştı. Biz bu konuyu yönetim kurulunda tartıştık, kulübün karar defterlerinden de görülebilir. Yönetim kurulunda önemli konular için gayet demokratik ortamda oylamalarla kararlarımızı alırdık. Oylama sonucuna göre de hareket ederdik. Galip Hoca'nın bu dezavantajları dolayısıyla, ilgili oylamada hocamızın görevine son vermek mecburiyetinde kaldık. Galip Hoca da görevi bıraktı. Zaten kendisi akıllı ve zeki bir adamdı, kendisine karşı böyle bir tavır olunca görevi bıraktı. İkinci devreye Cahit Sinan hocamızla başladık. Yeni hocamıza her türlü desteği verdik. Cahit Sinan o sene muvaffak oldu ve bizi birinci lige çıkardı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.