18 Eylül 2018
  • Bolu16°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara22°C

12 EYLÜL TANIKLARI SANDIKTA EVET Mİ, HAYIR MI? MÜHRÜ HANGİSİNE BASACAKLAR?

12 EYLÜL TANIKLARI SANDIKTA EVET Mi, HAYIR MI? MÜHRÜ HANGİSİNE BASACAKLAR?

07 Eylül 2010 Salı 00:00

12 Eylül referandum oylamasına 6 gün kaldı.

Siyasi partiler, liderler, son turlarını atmaktalar.

Bolu'da da milletvekilleri, parti başkanları, partililer halka ulaşabilmek, fikirlerini aktarabilmek için var güçleri ile çalışıyorlar.

Ve hemen hepsi propagandalarında 12 Eylül 1982 Kenan Evren Anayasasına, 12 Eylül hukuksuzluğuna, 12 Eylül mağdurlarına dikkat çekerek seçmenleri etkileme çabasındalar.

Bolu Gündem, bu süreçte, madem ortada tartışılan 12 Eylül Anayasası ve 12 Eylül rejimi, o vakit 12 Eylül'ü birebir yaşayan sürecin birebir tanığı olan, yani açıkçası konunun muhatabı olan kişileri konuşturma, onlara başvurma kararı aldı.

Bolu Gündem'e anılarını aktaran, görüşlerini ifade eden tanıklar, netice itibariyle hemen her şeyi Bolu halkı ile paylaştılar.

Birçoğu mağduriyeti kabul etmediler, bizatihi 12 Eylül'ün muhatabı olduklarını söylediler.

Onlara; anılarını anlatan tanıklara, peki dedik, tartışma sizin üzerinizden yapılıyor. Süreci bizimle paylaştınız; o zaman sizlerin tercihiniz oldukça önemli. 12 Eylül 2010 referandumunda Anayasa değişiklik tasarısına evet mi diyeceksiniz, yoksa hayır mı?

Bu konuda düşünceniz nedir?

Bir tarihi Bolu ile paylaşan değerli arkadaşlar, dostlar kullanacakları oyun rengini, gerekçeleri ile bize anlattılar.

Biz de sizlerle, Bolu halkı ile paylaşıyoruz.

***

Fahri Sofuoğlu: Mali müşavir 1958 Doğumlu 12 Eylül 1980'de İstanbul Spor Akademisinde öğrenci.

--AKP Hükümeti kimseyi dikkate almadan kendi bir anayasa hazırlamıştır, kendi anayasasını hazırlamıştır. Şimdi şöyle algılatılmaya çalışılınıyor;

“Biz özgürlükleri; eşitlikleri getiriyoruz, herkes karşı çıkıyor.”

Şimdi buradan soruyorum,

Halkın sorunlarını çözen hangi madde var?

Kendilerine sorunlarını çözen hangi madde var? Kendilerine engel teşkil eden bazı yerler var, onları ele geçirmeye yönelik çaba var.

AKP 12 Eylül ürünü bir siyasal partidir. Kendini üreten anayasaya karşı çıkmasını içtenlikli bulmuyorum. Zaten onlar da 12 Eylül anayasasının ruhuna dokunmuyorlar, ancak kendilerini rahatsız eden maddelere yönelik referanduma gidiyorlar.

Benim görüşün net…

12 Eylül Anayasasında hayır,

AKP'nin Anayasasında hayır…

***

Murat Gücüm

Emlak danışmanı, 1959 doğumlu 12 Eylül 1980'de devlet memuru…

--Anayasa değişikliği olmalı mı?

Tabi ki olmalı… Ama yöneticilerin yönetimlerin adil ve eşit olmasını sağlayan ve olası yönetici zorbalıklarına karşı yurttaşları koruyan anayasa olmalı…

Ancak 12 Eylül 2010'da, değişiklikleri halk oyuna sunulacak Anayasa ile ilgili, hiçbir siyasi partiyle konsensüs sağlamadan sendikalara ve meslek odalarına sivil toplum örgütlerine danışılmadan pardon

Ilımlı İslam projesinin uygulayıcısı olanlar hariç, oldu bitti ile halen sokaklardaki 100 kişiden 95'inin neye evet, neye hayır diyeceğini bilmeden önümüze konan referandum sandığın da;

İçinde evet diyeceğimiz maddeler olduğu halde, hayır dediğimiz iki maddeyi de biz paket halinde yersen böyle, yemezsen gargara yap misali bir hap gibi önümüze getirildiği için ve bunu benzer nedenlerden ötürü;

Hayır diyorum.

“Referandum fay hattıdır, kırılırsa deprem olur” Başka türlü düşünemiyorum.

***

Şeref Özkurede:1953 Bolu doğumlu KTÜ Matematik mezunu.12 Eylül 1980'de Balıkesir'de öğretmen.

Türkiye'deki anayasalara bakarsanız, Mustafa Kemal Atatürk döneminde yapıldı. 1960'da yapıldı, “1970'te anayasa dar geliyor” diyorlar yeniden yapıyorlar. 81'de tamamen yeniden yapıyorlar.

Toplumun kendi sivil anayasasını yapma girişimi maalesef yok. Bu toplumsal gelişimimizin bir handikapı. Buna rağmen son yıllarda ufak tefek değişikliklerle 12 Eylül anayasası düzenlenmeye çalışılıyor. Ancak bu 12 Eylül hukukunu özünde değiştirmiyor, 12 Eylül özünde devam ediyor. 12 Eylül'le gelen bir sürü kanun bugün hala yürürlükte. Mesela bununla beraber gelen YÖK kanunu, siyasi partiler kanunu var. Örneğin 12 Eylül yasalarından yararlanan hiçbir parti bunlara karşı sesini çıkarmıyor. 12 Eylül'e karşı çıkmak tümüyle karşı çıkmaktır. Ama tümüne karşı çıkacak gücünüz yoksa da bazı değişiklikleri de kabul edebilirsiniz.

Referandumda oyum evet olacak. Yapılan bir değişikli sonuçta değişikliktir. Buna hayır diyenler varsa, önce kendi partisi içindekileri değiştirsin. “12 Eylül siyasi partiler yasasını ben uygun bulmuyorum” desin. Genel başkanını değiştirme yöntemini değiştirsin. Ama hiç bunları değiştirmeye yanaşan yok. İki yüzlülükse bu da iki yüzlülük. Tamamen bu değişiklikleri kabul ediyorum.

***

İsmail Sarıer:1945 Bolu Çamyayla Köyü doğumlu. Muhtar – işadamı 12 Eylül'de keresteci

Ben darbe döneminin mağduruyum. Evet ya da hayır denildiğinde bana bir faydası olmayacak. Ama anayasa bu şekilde değiştirilmemeliydi. Sağcısı, solcusu, alevisi, kürdüyle herkesin fikirleri alınmalıydı yani. Ama ben evet demeyi düşünüyorum. Bunun artısı biraz daha fazla geliyor; ancak içime sinmiyor. Bu ülkenin bir daha askeri vesayeti görmemesi için bu kararı verdim. Şimdi eveti ve hayırı düşünüyorum. İkisini de versem de benim istediğim olmuyor. Yani iki görüşte beni temsil etmiyor ama hiç değilse geleceğe dönük, çoluğum çocuğum vatanım için evet oyu kullanmayı düşünüyorum. Ama AKP'nin çıkardığı anayasa için değil, onca çile çektim bence bu ağır basmalı. Evet, çıkarsa, askeriyenin bu türlü hâkimiyeti ortadan kalkacak bir daha zırt pırt bu düdük çalmaz.

***

Süleyman Sinan Ergin:1961 Bolu doğumlu. Ankara ÖDTÜ terk.12 Eylül 1980'de profesyonel devrimci.

12 Eylülde oy kullanmak zorunda kalırsam oyum hayır olacaktır. Çünkü anayasa değiştirilmedi. Bu değişikliği kabul edebilmem mümkün değil. Çünkü az öncede bahsettiğim gibi bir anayasa değişikliğinin yanı sıra aldı kaçtı şeklinde bir anayasa gösterilecektir. Kaldı ki 12 Eylül'e hala karşıyım, başbakanın bahsettiği bazı şeyler var. Bence bunlar onun haddi değildir. Haddi olan insanlar ise o dönemin muhatabı olan bir bedel ödeyen bizlerdir. Yapılacak referandum 12 Eylül'le bir hesaplaşma değildir. Yapılacak anayasa başbakanın 12 Eylül anayasası olacaktır. İdam cezası aldığım dosyada yargılandığım suçlar Türkiye Cumhuriyeti anayasasının bir kısmına veya tamamına karşı örgüt kurmak, örgütü yönetmek ve eylemlerde bulunmak olarak geçiyor. Böyle bir anayasa kabul edilebilecek değildir. İnsanlarda şöyle bir mantık oluştu, bu insanların suçu değil. Yani kötünün iyisini onaylamak gibi insanlarda bir düşünce hasıl oldu. İnsanlarımız her zaman her şeyin en iyisine layıktır. Göz boyamalarla, politik kaygılarla düşüncelerin önünü açmak 8 tane benden 1 tane ondan mantığıyla tamamen boyama bir anayasaya evet demelerini istemiyorum. Ama bu 12 Eylül anayasası mutlaka değiştirilmelidir.

***

 Hasan Dinç: 1942 Bolu- Gerede doğumlu.Eğitimci 12 Eylül'de MHP İl Başkanı.

Ben, ülkenin bölünmesine, devlet yapısının çökertilmesine ve millet varlığımızın birliğini hedef alan yola asfalt dökülürken ona malzeme olamam. Ben, her ağzını açtığında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” deyip, ardından birçok egemenlik hakkımızı AB ve ABD'ye devreden bir siyasi heyete EVET diyemem. Ben demokrasi adı altında “ÖZERK YÖNETİME” ve vatan semalarına ikinci bayrak taleplerine sessiz kalanlara EVET diyemem. Ben, ülke zenginliklerimizi ve cumhuriyetin bütün kazanımlarını yabancılara peşkeş çekenlere EVET diyemem. Ben, verdiği sözleri yerine getiremeyen, dokunulmazlıkları kaldıramayan, hakkındaki ithamlardan kurtulamayanlara EVET diyemem. Ben, bu hakimlere ve mahkemelere güvenmiyorum diyerek, kısa sürede edindiği varlığının hesabını veremeyenlere EVET diyemem. Ben Lozan Anlaşmasının delinmesi anlamına gelen ve Ermeni Akdamar kilisesini, Sümele Manastırını ayine açan, Ortodoks Patriğinin ekümeniklik iddiasını destekler anlamı taşıyan davranışlarına göz yuman ve Heybeli ada ruhban okulunu eğitime açmak için yırtınan kişilere EVET diyemem. Ben AB anlaşmasını, bütün amacı Türk'leri Anadolu'dan atmak olan ve Türk – İslam düşmanı bir papazın heykeli altında imzalayacak kadar milli izandan yoksun olanlara EVET diyemem. Ben, amaca ulaşmak için gerekirse keşiş serpuşu bile giyerim diyen çok yüzlü kişilere EVET diyemem. Ben Amerika'da Yahudi kuruluşlarından cesaret madalyası alırken, burada millete efelenenlere evet diyemem. Ben şehide kelle, katile sayın demesi mahkemece tescillenmiş birine evet diyemem. Ben, “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyenlere evet diyemem. Ben, maksatlı bir şekilde ordumuzu yıpratma kampanyası açmış birine evet diyemem. Oyum bin kere hayır.

***

Sinan Ayhan:1951 Bolu doğumlu esnaf 12 Eylül'de üniversite öğrencisi.

12 Eylül'de hesaplaşma şeklinde görülen referanduma baktığımız zaman o gün diyelim oldubitti. 13 Eylül 2010'da hangi anayasa yürürlükte olacak? Hayır dersek, 12 Eylül mevcut anayasasının devamı söz konusu olacak, evet dersek yine 12 Eylül anayasasının devamı olacak. Birileri boykot çağrısı yapıyor, oy kullanılmazsa da 12 Eylül anayasasının devamına karar verilmiş olacak. Yani bu üç ihtimali de değerlendirdiğimizde aslında toplum işçin hiçbir şey değişmeyecek. Yine işsizlik, yolsuzluklar devam edecek.

12 Eylül'den sonra ben cezaevindeydim. Bu dönemde ailelerimizde büyük baskılarla karşılaştı. Hatta o insanlar seçimde neredeyse şeffafa yakın zarfla sandığa gittikleri biliniyor. Eğer değiştirilecekse 12 Eylül Anayasası'nın tamamen değiştirilmesi gerektiği düşüncesindeyim ama benim şahsi fikri kesinlikle hayır kullanacağım. Toplum için değişecek hiçbir şey olmayacağı için oyum HAYIR'dır.

Ailem de benimde birlikte bedel ödedi. Bana ailem her anda destek oldular. Birçok insan rahatsızlığa yakalandı. Biz içerde işkence görürken, onlarda dışarıda dayak yediler, panzerlerin altında kaldılar.

Son olarak 12 Eylül 2010'daki referandumunda için değişecek hiçbir şeyin olmayacağı için ben herkesi bu duyarlılık yüzünden “Hayır” demeye davet ediyorum.

***

Yener Bandakçıoğlu:1940 Bolu doğumlu. Avukat 12 Eylül 1980'de Bolu CHP İl Başkanı.

Hayatta iktidari samimi bulmuyorum. Bir de yine itiraf edeyim. Ben 12 Eylül düşmanlığını bir türlü içime sindiremiyorum. Çünkü 12 Eylül bu memleketi kardeş kavgasından kurtarmıştır. 12 Eylül olduğunda herkes sokaklara döküldü. Sağcısı da solcusu da bayram yaptı. Ama aradan 30 yıl geçtikten sonra bir 12 Eylül edebiyatı ortaya çıktı. Yok, efendim hesap sorulacakmış, yok bilmem ne yapılacakmış. Bunlar işin politikasıdır. Hiç tasvip etmiyorum. Zamanında Kenan Evren bu memlekete kötülükleri yapmadı mı? Kötülükleri de var ama iyilikleri de var. Bana göre iyilikleri kötülüklerinden fazladır. Bu kişisel bir görüşümdür.

Bizim kararımız belli. Hisar'dan başka yokuş, Bolu'dan başka memleket, hayırdan başka oy bilmeyiz.

***

Alaadin Yılmaz:1952 Bolu Seben doğumlu.12 Eylül'de Sakarya Üniversitesi'nde asistan. Bolu Belediye Başkanı.

Eğer o dönem içeri girip, çile çektiği halde hala hayır diyorsa o idealist değildir. Kellesini bu vatan uğruna ortaya koyanlardan değildir. Ben bu inançtayım. Bu ne demektir? 12 Eylül anayasasının devamını kabul ediyorum demektir. 12 Eylül'de sen çile çekeceksin, 12 Eylül'ün devamı hakkında oy kullanacaksın. Hadi canım sen de. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin katı statükocu, aşırı devletçi anlayışlarına hiçbir değişiklik olmadığını biliyorum. Bunları sorduğum zaman 12 Eylül anayasasını red ederler, peki dediğin zaman yan çizerler, bunların amacı demokrasi özgürlük falan değildir.Bunların amacı Türkiye Cumhuriyeti'nin batılı ,çağdaş uygar bir ülke olmasını istememektedir. Bunların aklı Saddam Hüseyni'in Baas tipi diktatörlüğünde kalmıştır. Bu referandumla özgür, batılı bir ülke isteyenler “Evet”, istemeyenler “Hayır” oyu kullanacaktır.Benim Oyum evet.

***

 Mustafa Nuri Gürsoy:

1955 – Mengen doğumlu emekli öğretmen Bolu İl Genel Meclisi üyesi – 12 Eylül 1980'de öğretmen.

Referandum konusu, benim için otuz yıldır beklediğim, özlediğim bir olayın tezahürü olacak. Ben 1980 yılından beri bu anayasanın değişmesini, anayasanın sivil değişmesini, anayasanın sivil bir kimlik kazanmasını çok arzuluyorum.

Demokrasiyi özümsemiş ülkede bu merhalelerden geçmişler.

Bu ülkede partiler kapatıldı, fidanlar asıldı;

Sivil toplum örgütleri herkes bir şekilde düşman görülmeye çalışıldı.

Benim çıkış noktam şu, biz mağdur olduk bundan sonraki insanlar mağdur olmasın darbe anayasasıyla yönetilmeyelim, insanlar kendi anayasaları ile yönetilsin. Bolu'dan en az yüzde 60 civarında evet oyu bekliyorum. Ve referandumda kesinlikle evet oyu kullanacağım.

***

Mehmet Karakaya: 1955- Arapkir doğumlu, Efes Halı Mobilya sahibi 12 Eylül 1980'de esnaf.

12 Eylül'de Kişisel tercihime gelince, çevreme de söylediğim şey; eğer yoksulsanız, sıkıntı çekiyorsanız, banka kredi borçlarınız nedeniyle ensenize yapışmışsa, kredi kartı borçlarınızı ödeyemiyorsanız bu önünüze gelen bir fırsattır. Hükümetin bir güven oylamasıdır. Bunun için bu saydığım vatandaşlar hayır demek mecburiyetindedirler. Özellikle ezilen sömürülen insanların hayır deme mecburiyetleri var.

Öngörüm yüzde 54 hayır yüzde 46 evet. Yani hayırlar daha fazla çıkacak. Çünkü milli görüşçüler ve diğer siyasetçilerde bu konuda karar aldılar evet diyecekler. Belki Güneydoğu'daki çekimser kalan insanlar evetleri arttırır fakat ne olursa olsun benim gözlemlediğim hayırlar daha fazla. Ayrıca 12 Eylül Anayasa taslağı öncekinden çok farklı değil, bir soru gibi halkın önüne konuluyor ve oylanıyor. Sonra partiler arası bir uzlaşma yok.

İnsanlar hayır demek mecburiyetindeler. Memnunsanız evet deyin, ama değilseniz hayır deyin. Çünkü anayasayı yapan halk değil. Size sunulan maddeler oylanıyor. Bu maddelerde vatandaşın karnını doyuran maddeler değil. Halka bir fırsat doğmuştur. Eğer hayırlar fazla çıkarsa belki hükümet iyileştirme politikaları izler veya önümüzdeki seçimde ülke nefes alır.

***

İmdat Arslan:1963- Konya, iktisatçı, köşe yazarı 12 Eylül 1980'de ticaretle uğraşıyordu.

12 Eylül'ün değiştirilen hiçbir maddesi yok. Yani değişen hiçbir madde yok sadece kelime oyunları var. Ve bunun anayasayla alakası yok. Normal maddelerle değiştirilebilecek kanunlara anayasa kılıfı vermiş. Onun dışında iki madde var önemli olan, bunlardan ilki HSYK'nın yapısının değiştirilmesi, yandaşlara kapıların açılması Yani milletvekili olmuş; ancak kazanamamış bir AKP'liyi kişi tutup Anayasa Mahkemesi'ne üye yapabilecekler. Teknik anlamda anlaşılması zor olan hukuki konuları normal vatandaşın önüne getirip de bunu siyasi kavramlarla harmanlayıp bu vatandaşa yedirilmek isteniyor. Önümüzdeki 12 Eylül'ü onların sivil kanadı olan partinin yardımıyla gerçekleştirmek istemektedirler. Benim şahsi oyum 12 Eylül'de kesinlikle hayır'dır.

***

Halil İbrahim Yaman:1957 Bolu doğumlu. Akademi mezunu 12 Eylül 1980'de öğretmen.

12 Eylül bir oyun, halkın önünde oynanan. Geçmişte nasıl yapıldıysa. Yani bugünkü durumda geçmişteki gibi bir paslaşma olayı. Halkımızın da bunu kabullenmesi de kısa vadede normal.

Ben yerel seçimlerin dışında oyumu hep protesto şeklinde kullandım. Referanduma gitsem bile bunu ben protesto ederim. Hayır derim. Hayır demek birilerini desteklemek değil. Hayır demek, bu anayasanın halkımızın demokratik haklarının genişletilmediği anlamına geliyor. 12 Eylül Anayasası ne kadar kötüyse bu anayasa da o kadar kötü.

***

Mehmet Altındağ:1956 Mudurnu doğumlu.Ankara Ticari Bilimler Akademisini 1980 Yılında MHP İl Yönetim Kurulu Üyesi.

Yüz bin tane oyum olsun, birini de ayırmam hepsi hayır olur.

Her şerde bir hayır vardır. Adamlar erken konuşmaya başladılar. Ne dedi Osman Baydemir, “Ay yıldızlı kırmızı bayrağın yanında, sarı kırmızı yeşil bayrakta olsa.” Nedir bu sarı kırmızı yeşil, PKK'nın bayrağı. Diyarbakır Belediyesi'nin yanında bu bayrakta olsa güzel olmaz mı? Diyerek dilinin altındaki baklayı çıkardı. 15 Ağustos PKK'nın kuruluş yıldönümünde belki de Güneydoğu'daki belediye dairelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında PKK bayrağı açılacak. Avrupa Birliği diyoruz. Türkiye'nin şu haliyle Avrupa Birliği'ne alınması mümkün değil. Bunu Sayın Başbakan'da biliyor.

Diyor ki, “Sivas'tan ötesine gidemezsiniz.” Şimdi Sivas'tan ötesi nedir? Kuzey Irak'ta Barzani'nin odasında asılı Kürdistan haritası. Benim başbakanım bunu nasıl diyebilir? Evet, oyu vermeyi düşünen insanlarımız resmen ülkenin bölünmesine onay vermiş olacaklar. Gerçekten işin tehlikeli noktası burası. 12 Eylül'de insanlarımız hayır diyerek başbakanı da kurtarmış olacaklar. Adamlar diyor ki, “AB'ye Recep Tayyip Erdoğan söz verdi. Kürtlere demokratik ve siyasi özerklik vereceğiz, diye. Onun gereğini yerine getirmesi gerek.”

***

Mansur Şen:1958 Bolu doğumlu, inşaat mühendisi.12 Eylül 1980'de asker. 12 Eylül'ü yem gibi kullanıyorlar. Bunda etkiledikleri kişiler yok mu? Var. Bir solcu veya bir devrimci, bu anayasaya evet diyorsa ben onların birikiminden şüphe duyarım. Genelde bu insanlara baktığımızda partisiyle problemi insanlar olduğunu görüyorsunuz. AKP'li üst kadro bu insanlar üzerinde operasyon yaparak bu insanlar üzerinden politika yapmaya çalışıyorlar. Ben böyle bir hamleyle 12 Eylül'le hesaplaşılabileceğini düşünmüyorum. 12 Eylül'le bu arkadaşların hesaplaşmasına gerek yok. Zaten 12 Eylül'ün mağdurları belli. Bıraksınlar 12 Eylül'ün muhatapları bu işin peşine düşsün. 12 Eylül zamanında ne de öncesinde masa altında saklananların böyle ahkâm kesmesi, idam edilen gençlerin mektuplarını okuyarak duygu sömürüsü yapması hem kötü hem de çok ayıp bir şey.Ben şunu diyorum, bu anayasa milletin anayasası olmayı kaybetmiştir. Eğer milletin anayasası olsaydı, ben bunu halkın okumasını değerlendirmesini tavsiye ederdim. Ama milletin anayasası olmadığı için hayır oyu atın diyorum. Çünkü AKP tek başına kuvvetli bir iktidar gücü varken, anayasayı da mutabakat içinde geçirmek varken, bu konuda diretti ve referanduma götürdü. Çoğunluk evet bile çıktığını farz edelim, toplumun yarısının hayır dediği bir anayasa oylanmış olacak. Bu toplumu tatmin etmeyecek. Çözüm olmayacak. Dayatma olmuş olacak. AKP anayasası bu. Biz demokratik bir anayasa olmadığını düşünüyoruz, zaten AKP'nin demokrasi kaygıları olsaydı dokunulmazlıklara dokunurdu. YÖK'e ve siyasi partiler kanunu, seçim barajına dokunurdu. AKP bunlara dokunmadan kendi nüfuzunu devam ettirecek düzenlemeler yapmayı yeğlediği için bu oyuna düşmemek gerekiyor. OYUM KESİNLİKLE HAYIR.

***

Mustafa Özdemir:1946 Bolu Çamyayla Köyü Doğumlu.Balıkesir Eğitim Enstitüsü mezunu.12 Eylül'de Bolu'da öğretmen.

Türkiye'de olan biten her şeyin Amerika'yla bir bağlantısı vardır. Yani 12 Eylül'ün de vardır.

Eğer o konuda samimi olduklarını zannetsek, şu olmalıydı: Mecliste 12 Eylül suçlularının zamanaşımına uğramaması için teklif verildi. O teklif AKP tarafından reddedildi. Amaç 12 Eylül'den hesap sormak falan değil. Kimden neyin hesabını soracaksınız? Bu konuda samimi olduklarına inanmıyorum. Bu konuda tek hedefleri var. O da Anayasa Mahkemesi ver HSYK'nın yapısını değiştirmektir.

12 Eylül'de oy kullanacağım ve hayır olacak. Efendim Türkiye'nin gidişini ben 1938 öncesi Almanya'ya benzetiyorum. Hitlerde seçimle iktidara gelmiştir ama zamanla diktatörlüğe dönüşmüştür. Ben Türkiye'nin gidişatını ona benzetiyorum.

***

Saffet Kara:1954 Bolu doğumlu. Erzurum Atatürk Üniversitesi mezunu.12 Eylül 1980'de Düzce'de öğretmen.

Referandum tamamen göstermelik, tamamen aldatmaca. Bir defa, 12 Eylül'ü yapanları yargılama gibi bir düşünceleri olsaydı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir teklifi vardı açık net, bu konuyla ilgili olarak. Denildi ki, “Gelin zamanaşımını kaldıralım.” O konuyla ilgili bir gelişme olmadı. Kuru gürültüyle bunu geçiştirmeye çalışıyorlar ama bu konuda samimi olmadıkları çok açık. Tamamen bir aldatmaca içerisindeler. Kendi güvenlik güçlerini, kendi yargılarını kurarak sivil bir yapıyla iktidarı ele geçirmeye çalışmaktadır. Kesinlikle hayır olacak. Böyle bir aldatmacanın içine asla giremem. Bu noktada kamuoyuna, AKP'nin hazırladığı anayasaya Evet tuzağına düşmemeye çağırıyorum. Çünkü 12 Eylül'ü yaşayan o dönemi bilen, o dönemin yargısı içerisinde yargılanan birisi olarak bugünkü olaylarla birlikte o günü değerlendirdiğimiz de büyük bir senaryonun hayata geçirilmeye çalışıldığını, halkımızın geri dönüşü olmayacak birtakım sıkıntı içerisine düşürülmeye yönelik çalışmaların içerisinde olunduğunun bilincindeyim. Bu konuda kesinlikle taviz verilmeden hayır denilmesi gerektiğini istiyorum. Açık ve net olarak.

***

Elfaz Temiz:1950 Savşat doğumlu. Sağlık Koleji mezunu.12 Eylül 1980'de Bolu İl Sağlık Şube Müdür Yardımcısı.

İnsanlarımız iktidarın söylemlerine kesinlikle aldanmasınlar. İktidar bütün gücünü buna kullanıyor. Bu referandum iktidarın var oluşu ya da yok oluşu şeklinde geçecek. Yani güvenoyuna dönüşecek. Halkın bu hükümete yaptıklarından dolayı mutlaka bir sarı kart göstermesi gerekir. Bu şarttır. Ayrıca iktidar samimi değildir. 15'inci maddeyi kaldırdığına da inanmıyorum. Kaldırıyor, daha kötüsünü getiriyor. Yasama, yürütme, yargıdan ikisini kırmaya çalışıyor. Diktatörlük getirmeye çalışıyor. Umarım hayır sonucu çıkar ve demokrasiye daha güzel bir şekilde sahip çıkarız.

Eğer anayasa değiştirilecekse hükümet bütün yargıyla, sendikalarla, barolarla ve diğer siyasi partilerin görüşünü alırsa elbetteki biz o anayasaya evet deriz. Tek başına güç bendedir, iktidar bendedir, ben dilediğim gibi anayasayı değiştiririm, dilediğim gibi yargıyı değiştiririm, dilediğim gibi at oynatırım yok. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sağduyusuna güveniyorum. Oyum hayır.

***

Eyüp Ahi:1957 İstanbul doğumlu.Eğitim Enstitüsü mezunu.12 Eylül 1980'de öğretmen.

Yapılan anayasanın maddeleri teker teker incelenmiş, herkes tarafından kabul görmüş durumda değil. Bunun için ne olması gerekirdi? Bütün siyasi partiler bu konuda görüşlerini belirteceklerdi. Bazı maddelerini onaylayacaklardı. Sivil toplum örgütlerinden, hukukçulardan görüşleri alınmalıydı. Bu maddeler için AKP nin dışında dört dörtlük olmuş diyen var mı? Herkesin evet diyebileceği, herkesin içinde kendini bulabileceği, Türkiye'nin daha refaha, daha güzel günlere gidebileceği bir anayasa için evet diyelim. Bunun içinde bunlar olmadığına göre niye evet diyelim biz? Türkiye Cumhuriyeti' nin tamamını temsil etmeyen bir anayasaya niye evet denilsin ki? AKP, ben evet oyu çıkarırsam güvenoyu almış olacağım diyor. Muhalefet de ben referandumda hayır oyu çıkarıp hükümete güvenin kalmadığını ortaya koyacağım diyor. Hükümete bir ders vereceğim demek istiyor. Memleketin durumundan işçimiz memnun mu, köylümüz memnun mu, memurumuz memnun mu, esnafımız memnun mu? Kimler memnun? O halde memnun olanlar oyunu versin, memnun olmayanlarda hayır desin.

***

Sedat Bayram:1953 Bolu doğumlu 12 Eylül 1980'de öğretmen.

12 Eylül Anayasası'na 15 yama yaptılar sermayenin ihtiyaçları üzerine, bu sermayenin yeni ihtiyaçları üzerine 16'ncı yama. Asıl olan da siyasal alanda hükümet yargı denetimini ve atamalarını ele geçirmeye dönük operasyonun bir parçası. Mesela memurlara grevi yasaklamıyor, toplu sözleşme hakkı verdiklerini söylerken uluslararası yasalara ve yasalara bağlı olarak grev vardı. Ancak yeni çıkan anayasada 'Evet' çıkarsa grev yapan memur işten çıkarılacak. Yani bunun cezası budur. Yani bu 12 Eylül'ün kendini yeniden ürettiği diyalektik bir süreçtir. Sermaye ciddi anlamda rahatlayacak. Artık sendikaların bir kıymeti kalmayacak.

Hayır kavramı iyi bir şekilde anlatılmalıdır. Bizim ülke genelindeki yaklaşımımızı da daha önce de açıkladığımız gibi anayasaya hayır diyoruz. Aynı zamanda boykotunda doğru olmadığını gizli AKP destekçiliği olduğunu söylüyorum. Boykot evetçilerin elini üçlendirir. AKP'nin bundan sonraki saldırılarının önünü kesecek tek şey 'Hayır' demektir.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.