14 Kasım 2018
  • Bolu3°C
  • İstanbul12°C
  • Ankara5°C

BİR GÖRSEK" BİZDE DE BAŞLASIN

BİR GÖRSEK" bizde de başlasın

21 Ekim 2010 Perşembe 00:00

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, beraberindeki heyetle birlikte gerçekleştirdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu gezisinde Van Valisi Münir Karaloğlu ile görüştü. Karaloğlu, Yılmaz'la yaptığı görüşme esnasında Karadeniz Bölgesi'nde başlatılan “Karadeniz'i bir görsek” projesinin Doğu ve Güneydoğu bölgesi içinde başlatılması gerektiğini söyledi.

Van Valisi Münir Karaloğlu, daha önce batıda yaşayan insanların 'Karadeniz'i bir görsek' projesinin bu kez de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde başlatılmasını istedi. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü belirten Karaloğlu: "Yapılacak çalışmada slogan olarak 'Kardeşim sen doğuyu ve güneydoğuyu gördün mü? Van'ı gördün mü? Van'ın Akdamar Adası'nı, Ahlât'ın Selçuklu Mezarlığını, Doğubayazıt'taki İshakpaşa Sarayı'nı, Hakkâri'nin Cilo Dağlarını gördün mü? Bunları sormak lazım. Bu da, sivil toplum eliyle olur" dedi.

İNSAN BİLMEDİĞİ BİR ŞEYİN DÜŞMANI OLUR

Vali Münir Karaloğlu, Bitlis ve Bolu'da faaliyet gösteren ve 'DoğuBatı Kardeşlik Köprüsü Projesi' kapsamında faaliyet gösteren gazeteciler ve sivil toplum kuruluş temsilcilerini kabul etti. Aralarında Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz'ın da bulunduğu misafirlerini, İskele Caddesi üzerinde bulunan İkinisan Polisevi'nde ağırlayan Karaloğlu, misafirleriyle yaklaşık 1 saat süren bir sohbet toplantısı yaptı. Doğu ve Güneydoğu'daki ön yargıları yıkmak için bu tür gezi programlarına devam etmeleri tavsiyesinde bulunan ve "İnsan bilmediği bir şeyin düşmanı olur" diyen Karaloğlu: "Bu nedenle burada yaşayan insanları tanımak için batıda yaşayan insanların mutlaka bu bölgeleri görmesi ve insanımızı tanımaları gerekir" dedi.

DEVLET HİÇ KİMSEYE 'GİDİN KARADENİZ'İ GÖRÜN' DEMEDİ

Bu bölgeleri tanımak için de daha önce batıdaki insanların Karadeniz'i görmek için başlattığı merakın bu bölgeler için de bir proje ile başlatılmasını isteyen Vali Karaloğlu, bu konuda sivil toplum örgütlerine büyük görevler düştüğünü söyledi. Karaloğlu: "56 yıl öncesine kadar insanlarımızda Karadeniz'i görme merakı uyandı. Ve insanlar arabalarıyla Karadeniz turu yapmaya başladı. Son yıllarda sahil yolunun kalitesinin de artmasıyla bu turlar daha da arttı. Bu, hala devam ediyor. Aynı şeyi bölge için de başlatmak lazım. Artık doğudaki insanların da Karadeniz'deki gibi bir çalışma başlatması lazım. 'Kardeşim sen doğuyu gördün mü? Van'ı gördün mü? Van'ın Akdamar Adası'nı, Ahlat'ın Selçuklu Mezarlığını, Doğubayazıt'taki İshakpaşa Sarayı'nı, Hakkâri'nin Cilo Dağlarını gördün mü? İnsanları bu sorularla teşvik etmek ve meraklandırmak gerekir. Bunlar, resmi organizasyonlarla olmaz. Devlet hiç kimseye 'Gidin Karadeniz'i görün.' demedi. Bunlar sivil toplum eliyle olur" dedi.

BİTLİS'İN BOLU'DAN, VAN'IN DA İSTANBUL'DAN DAHA GÜVENLİ

Bölgede güvenlik probleminin olmadığını vurgulayan Karaloğlu, Bitlis'in Bolu'dan, Van'ın da İstanbul'dan daha güvenli kentler olduğuna vurgu yaptı. Bölgenin hava ulaşımı ve altyapı sorunlarının da 7 yıl öncesi gibi olmadığını kaydeden Karaloğlu şunları kaydetti: "Vangölü'nün etrafındaki 460 kilometre yolun yüzde 80'i duble yol oldu. Bu rakam yılsonuna kadar yüzde 90 seviyesine gelecek. VanTatvan karayolundaki Kuskunkıran Tüneli de Ocak ayına kadar açılırsa ulaşımda büyük bir rahatlama olacak. Bölgede havayolları çok gelişti. 2002 yılında Van'a gelengiden yolcu sayısı 142 bin iken, geçen yıl 750 bine ulaştı. Bu yıl ise 1 milyon yolcu kapasitesini geçeceğimize inanıyorum. Bölgenin altyapısı iyileşti. Şu anda Van'daki hayat standardı ile İstanbul'daki hayat standardı arasında bir fark kalmadı. Yemede, içmede, dinlenmede, iletişimde batıdaki imkânlarla aynı. Ama doğunun geri kaldığına dair anlayışlarımız hala devam ediyor. Bu anlayışımızı değiştirmemiz lazım."

BATIDAKİ ÖN YARGI MEDYADAN KAYNAKLI

Van'da ve bölgede kendilerine gösterilen sıcak ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, bölgedeki ön yargıların da medyadan yansıyan olumsuz haberlerden kaynaklandığını söyledi. Medyadaki olumsuz haberlerden dolayı insanların 'Doğuya gidersem mutlaka kötü bir olayla karşılaşırım' endişesi taşıdığını kaydeden Yılmaz, şunları ifade etti: "Bu düşüncelerin mutlaka silinmesi lazım. Televizyonları izleyen, gazeteleri okuyan insanlar bu bölgelerle ilgili kötü görüntüleri gördüğü zaman çok ön yargılı davranıyorlar. Medyanın bu konuda günahı çok. Çünkü hep olumsuz haberleri veriyorlar. Bunun ortadan kalkması için de doğubatı arasındaki dostluk köprülerini artırmak lazım."

ŞAŞIRDIM

Başkan Yılmaz, doğu ve güneydoğuya ilk kez 3 yıl önce geldiğini ve gördüğü manzara karşısında şaşırdığını aktararak şunları söyledi: "Doğuyu, güneyi tanımıyorum. Aslında Türkiye'mizi tanımıyoruz. Üstelik de belediye başkanı olmamıza rağmen. Buraları gördükten sonra baktım ki buralar anlatıldığı gibi değil. Daha sonra oğlumun askerliği sebebiyle Erzurum ve Erzincan'a gittim. Ben buralara şimdi gelirken biraz daha rahat geldim. Ama gelirken bile ben buraların bu kadar rahat yerler olduğunu düşünmüyordum. En önemlisi ise buradaki insanlar, misafirperverlikte batıdan çok daha iyi noktadalar. Ben buralardaki misafirperverliği 3040 yıl önce Bolu'daki misafirperverlik duygusuna benzetiyorum. Biz artık bu duyguları kaybettik. Şimdi bu iletişimi niye kopartmışız bilemem ama bunu kurmak lazım. Bunu kurabilirsek iç turizm de hareketlenir. Batı ile doğu insanı çok daha kolay kucaklaşacaktır."

BOLU'DA OLSA BEREKET YAĞAR ORALARA

Amaçlarının; doğubatı arasındaki köprüyü kurmak, bu bölgelerden insanları davet ederek orada yaşanan sıkıntıları bölge insanının da görmesini sağlamak olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti: "Buradaki insanları batıya götürerek, batıdaki insanların yaşadıkları sıkıntıları görmelerini sağlamak lazım. Mesela ben Muş Ovasına baktım. Bomboş duruyor. Bolu'da olsa bereket yağar oralara. Ama burada işlenmemiş bir yer. O zaman burada da tembellik var gibi geldi bana. Buralar bir harekete geçse, ekonomi çok şey kazanacak. Tabi ekonomi iyileştikçe de problemlerin aza inmesi sağlanacak." Karşılıklı soru cevaplı geçen sohbet sonrası Vali Karaloğlu, misafirlerine kentin tarihi ve kültürel ören yerlerinin yer aldığı 'Van Güzel' kitabı, Van lokumu ve Van türküleri CD'sini hediye etti.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.