14 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara3°C

EŞİM BİRDEN BAKIMLI BİR ERKEK OLDU, ONDAN ŞÜPHELENİYORUM

EŞİM BİRDEN BAKIMLI BİR ERKEK OLDU, ONDAN  ŞÜPHELENİYORUM

30 Ekim 2010 Cumartesi 00:00

Merhabalar kıymetli okurlarım..

Cumhuriyetimizin seksen yedinci yılını gururla kutladığımız bu güzel ve anlamlı haftada, , Cahit Sıtkı Tarancı'nın

“Atatürk'üm eğilmiş vatan haritasına

Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler

Atatürk neylesin memleketin yarasına

Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri

Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi

Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri

Atatürk'üm ben ölecek adam değildim der

Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür

O'dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür

Resimlerinde bile melül mahzun görünür

Atatürk'üm kabrinde rahat uyumak ister”

diyen güzel dizelerini ve

ulu önderimiz Atatürk'ün

“Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.”

Cümlesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hepimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

Bana yazın..

Aklınıza gelen her şeyi yazın.

Yazınki paylaşalım….

Paylaştıkça çoğalalım..

Sevgilerimle...

Perihan

boluluperihanabla@hotmail.com

Rumuz: Takıntı

On sekiz yıldır evliyim. Eşimle tanışıklığımız çok daha uzun yirmi iki sene. Yani evlik öncesi dört sene flört ettik. Ben gözlerimi onda açtım, o bende. On üç yaşında bir oğlumuz da var. Ben bir devlet dairesinde çalışıyorum. Eşimin ise kendi bürosu var. Son bir yıla yakın eşimin bana olan ilgisinde azalma olduğunu hissediyorum. Tavırları sanki gizemliymiş gibi geliyor. Cep telefonu elinden düşmüyor, zaten genel de bilgisayar başında zaman geçirir ya şimdi bana daha bir batıyor. İşe giderken giyimine aşırı dikkat ediyor sanki kokular sürünmeye başladı. Üstüne üstlük dişlerini de her gün fırçalıyor, eskiden ihmal ederdi. Şüphelenmeye başladım. Bürosuna son aldığı sekreteri gözüme artık manken gibi görünüyor. Ajan gibi izini sürmeme rağmen hiçbir vukuatını yakalamadım. Cep telinde hiçbir mesaja rastlamadım. Ama içime düşen bu kurt beni mahvediyor. Başka bir şey düşünemez haldeyim. Çocuğumla bile doğru dürüst ilgilenemiyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum.

Eşinizin kendine bakması, yaşamaktan zevk alıp kendine özen göstermesi sizi aldatıyor olması anlamına gelmez. Anladığım kadarı ile,sizi, uykularınızı kaçıracak kadar şüpheye düşürecek kuruntulara sebep olan zemin başka olmalı. Ya okuduğunuz bir kitaptan, ya izlediğiniz bir filmden ya da çevrenizde olan biten bir olaydan etkilenerek tüm dikkatinizi eşinizin üzerine yoğunlaştırmış olmalısınız. Şüphe ve kuruntu ile yaşamak, nefes almanın en zor hali. Neden elinizde hiçbir somut delil yokken kendi yaşamınızı işkenceye çeviriyorsunuz. Bu ruh halinizi eşinizle paylaşın da diyemeyeceğim çünkü yok yere onunda huzurunu kaçırırsınız. Bu sizin kendi kendinizi ikna etmeniz gereken bir durum. Madem eşiniz kendine özen gösteriyor, siz de öyle yapın. Kendinize bakın. Eşinizle baş başa zaman geçirmek için daha çok ortam yaratmaya çalışın. Eğer olay takıntı boyutuna gelmiş ve tek başınıza bununla başa çıkamıyorsanız profesyonel yardım almaktan sakın çekinmeyin.

Rumuz:Kararsız

Babam doktor olmamı istiyor. Annem Mühendis. Dershaneye gidiyorum daha önümde iki sene var. Fen matematik bir sürü zorlandığım dersle mücadele ediyorum. Oysa ben müzikle uğraşmak ve öğretmen olmak istiyorum. Zaten sözelim sayısalıma göre çok iyi. Kafam karma karışık. Biri onlara benim ne istediğimi sormaları gerektiğini söylemeli. Bu gidişle hem onların istediği olmayacak hem de benim.

Anneler babalar çocukları için en iyi olanı isterler, yalnız bunu isterken bazen biraz ısrarcı davranıyor olabilirler. İstek ve düşüncelerini onlarla paylaşmalısın. Senin için en doğru olanı elbette sen bilirsin. Ama bazen ebeveynlerin yönlendirmesi onların tecrübeleri senin göremediğin taraflarını da fark etmeni sağlayacaktır. Edindiğin meslek ilerleyen zamanlarda en çok zamanını alacak ve hayatının bir parçası olacak.istemediğin bir meslekte acı çekerek çalışmanı annen baban da istemez.Ama hala zamanın da varken çok iyi düşünerek onlarında destek ve düşüncelerini alarak kendin için en iyi olana sen karar vermeli yaşam planını buna göre yapmalısın. Sana yoğun çalışarak geçecek günlerinde bol şans ve başarı diliyorum.

Rumuz:Şanssız

İlk eşimi evliliğimizin beşinci yılında trafik kazasında kaybettim. Ve ondan bir kızım var. Akraba ve tanıdıklar vasıtası ile bir yıl sonra şu anki ikinci eşimle evlendim. Eşim bana karşı çok saygılı ve genel olarak iyi bir insan. Onunla sekiz yıldır evliyiz. Ama çocuğumuz o çok istemesine rağmen olmadı. Sorunum şu ki eşim ilk evliliğimden olan kızıma şiddet uyguluyor. Bir şeye kızıp sinirlendiği zaman hırsını ondan çıkarıyor. Bağırıyor çağırıyor , çok kızdıysa itekliyor tokatlıyor.çok üzülüyorum ama bir şey de yapamıyorum.

Gerçekten çok zor bir durum. Ne diyeceğimi bilemedim. Şiddetin her türlüsüne karşıyım elbette.. ama ufacık bir çocuğa yapılan şiddeti anlamak mümkün değil. Ama ağır bir şeyler yazıp seni eşine karşı da kışkırtmak da istemiyorum. Eşinin sana karşı olan davranışlarının saygı ve sevgi çerçevesinde olduğunu söyledin. Madem öyle rahatsız olduğun bu durumu kendisine ifade edebilirsin ki zaten bence bu işin konuşmaktan ve rahatsızlığını dile getirmekten başka bir çaresi de yok gibi görünüyor.Allah kolaylık versin.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.