24 Eylül 2018
  • Bolu28°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara30°C

"EN TATLI ACI" BOLU'DA TREND OLDU

"EN TATLI ACI" Bolu'da trend oldu

25 Kasım 2010 Perşembe 00:00

2010 yılında beklenmedik bir şekilde ilgi duyulan "Çiğ Köfte Zincir Mağazaları", trendi en çok artan işletmeler olarak ekonomistlerin dikkatini çekiyor. 2011 yılında da rağbet göreceğe benzeyen çiğ köfte satış mağazalarını sizler adına gündeme taşıyoruz. Yeni lezzet etsiz çiğ köfte nasıl üretiliyor, tüketicilerin beğenisine nasıl sunuluyor, bunları araştıralım istedik. Metin Usta Çiğ Köfte İşletmesi'nin Bolu Bayisi Çetin Yılmaz'a konuk olduk. Çetin Yılmaz, işletmesini ve çiğ köfte işini anlattı.

RÖPORTAJ: MEHMET KORKUSUZ

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1970 yılında Düzce'de doğdum. Aslen Trabzonluyum. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Yaklaşık 20 yıldır gıda sektöründe çalışıyorum. Bunun yanı sıra başka sektörlerde de çalıştım; fakat gıda sektöründen bir türlü kopamadım.

Peki, çiğ köfte sektörüne ne zaman ve nasıl girdiniz?

Yaklaşık 1 yıl önce çiğ köfte sektörüne girdim. Daha önce işlettiğim ve halen işletmekte olduğum çamaşır dükkânımın karşısında bulunan çiğ köfte dükkânının devredildiğini duydum. Gittik, görüştük ve bir şekilde aldık. Gıda sektöründe 20 yıl çalışmış olmam nedeniyle ve çiğ köfte işi de gıda sektörü içinde olan bir iş kolu olduğu için yabancısı olmadığımız bir çalışma olarak gördük ve başladık.
Franchising sistemiyle çalışıyoruz. Ülke çapında tanınan Meşhur Metin Usta'nın ürünlerinin satışını yapıyoruz işletmemizde.

Yani çiğ köfteyi siz kendiniz hazırlamıyorsunuz.

Hayır, biz sadece satışını yapıyoruz. Çiğ Köfteci Meşhur Metin Usta firmasından getirtiyoruz tüm ürünlerimizi. Çiğ köfteden tutun göbek, maydanoz, limon ve tandır lavaşı her sabah İstanbul'dan gönderiliyor ve biz burada alarak müşterilerimize taze taze sunuyoruz.

Sayın Yılmaz, daha önce hangi işlerde çalıştınız?

Asıl mesleğim aşçılıktır. Daha önce turizm sektöründe çalıştım. Ardından lokanta işletmeciliği yaptım. Daha önce Bolu Dağı'nda et mangal restaurantı işlettim. Ardından iletişim sektöründe çalıştım. Son 1 yıldır da çiğ köfte işletmeciliği yapıyorum.

Aslında Boluluların yabancı olduğu bir damak tadı çiğ köfte. Boluluları çiğ köfteye alıştırabildiniz mi? Yoksa daha çok çiğ köfte tüketen kesim üniversite öğrencileri mi?

Şimdi bizim müşterilerimizin yarısını üniversite öğrencileri oluşturuyor. Üniversitenin Bolu'ya kattığı bir şeyler var mutlaka. Üniversite Bolu'da olmasaydı çiğ köfte satış noktalarının olmayacağını düşünüyorum. Yalnız Bolu halkı da alıştı çiğ köfteye. Artık çiğ köfteyi arar hale geldi Bolulu insanlar.

Çiğ etin sağlıklı olmadığı konusunda toplumda yaygın bir görüş hakim. Bu durum satışlarınızı nasıl etkiliyor?

Çiğ köfte Hz. İbrahim (AS)'dan gelen bir kültürdür. Yani çok eski bir kültüre dayanıyor. İslam dünyaya geleli 1500 yıl geçmiş, 1000 yılda öncesini sayarsak, 2500 yıllık bir kültürdür çiğ köfte. Herkesin çiğ köfte deyince ilk aklına gelen,bunun yakın geçmişte oluşmuş doğu bölgelerine ait yemek kültürü olduğudur. Hz. İbrahim Urfa'da yaşamıştır.

Çiğ köftenin özelliği hiç ateş kullanmadan eti baharatla pişirmektir. Hz. İbrahim (AS)'ın neden böyle bir şey düşündüğüne gelince, Firavun ateş yakmayı yasakladığı ve beslenmeyi de çiğ etle mecburiyetinde kaldıkları için Hz. İbrahim (AS) bu eti baharatla pişirmiş. Çiğ köftenin aslı o tarihlerden gelmektedir.

Etsiz çiğ köfte satışı yapıyoruz. Günümüzde çiğ et tüketiminin sağlık açısından uygun olmadığı söyleniyor ve buna biz de katılıyoruz. Orijinal çiğ köfteden tek farkı sadece içinde et yok. Çiğ köftenin içinde et bulunmamasının ana nedeni sağlıktır. Çünkü et açık ortamda en fazla 2 saat içerisinde tüketilmelidir. 2 saatin ardından et bakteri oluşturmaya başlar ve bu da sağlığa son derece zararlıdır.

Peki, yapılan sağlık denetimlerinde bugüne kadar bir sorun yaşadınız mı?

Hayır, bir sorunla karşılaşmadık. Sürekli işletmemiz Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinin ve Belediye zabıtalarının gıda denetimlerine tabi tutulmaktadır. Biz sattığımız çiğ köfteden rahatsızlanan olduğunu şimdiye kadar hiç duymadık. Çiğ vücutta mide ve bağırsakları çalıştırır bir etki gösterir. Düşünülenin aksine sağlıklı bir gıdadır. Bunu devamlı tüketen kişiler için son derece sağlıklıdır.

Satışlarınızı arttırmada hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

“En tatlı acı”, “Bulgurun aşka geldiği yer” sloganlarıyla satışlarımızı sürdürüyoruz. Çiğ köfte tüketimi bir nevi kültürdür, bir alışkanlıktır. Bunu insanlara aşılamaya çalışıyoruz.
Daha önceden hiç çiğ köfte tüketmemiş dükkanımıza gelen müşterilerimiz “Acıdır, yiyemem” diyerek yemekten kaçınıyorlar. Bizler de bu şekilde düşünen müşterilerimize ikramlarla yaklaşıyoruz. Onlara beğenmedikleri takdirde para ödemelerine gerek olmadığını söylüyoruz. Ayrıca damak tadı olarak ikramlık bizde her zaman çiğ köfte vardır. Kuru fasulyeciye gittiğinizde “Biraz tadına bakayım, beğenirsem alıyım” diyemezsiniz, ama çiğ köftede öyle değildir. Artık çiğ köfte sadece doğuda tüketilmiyor. Tüm her yerde tüketilen bir gıda haline dönüştü.

Bolu'da kaç çiğ köfte satış noktası var?

4 tane firma var bizimle birlikte. Bunlardan 3'ü İstanbul firması. Franchising sistemiyle çalışmakta bu noktalar.

Peki, Bolu'da günlük ne kadar tüketim vardır?

Biz kendi işletmemizden örnek verirsek, günde ortalama 200250 civarında tüketiciye ulaşıyoruz. Ama şöyle ulaşıyoruz,biz 200 250 kişiye satış yapıyoruz; fakat bunu evlerde ya da işyerlerinde kaç kişi tüketiyor bunun hesaplamasını yapmamız mümkün değil. Bunu diğer satış noktalarıyla hesapladığımızda ise Bolu'da günde yaklaşık bin kişi çiğ köfte tüketiyordur.

Ticarette tek bir çeşit ürünle işletme çalıştırmak çok zordur. Kar marjinaliniz mi çok yüksek, yoksa sürümünüz mü fazla? Ticari bir işletme olarak ayakta kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

Diğer çiğ köfte satış noktalarına nazaran ara sokakta olmasına rağmen müşterilerimiz işletmemize oldukça rağbet gösteriyorlar. İşletmemizi ilk açtığımız da çiğ köftenin yanı sıra müşterilerimize pilav, içli köfte ve tatlı olanakları da sunduk. Ama biz bu ürünleri çiğ köftenin yanında bir türlü satamadık. Hem de fiyatlarını çok düşürmemize rağmen satamadık. İnsanlar çiğ köfteciye sadece çiğ köfte yemek için geliyorlar. Peki, yanında ne iyi gelir? Şalgam suyu, ayran içilir; nar ekşisi, acı sosu kullanılır. Yani yanında sadece bunları bulundurmanız yeterli geliyor. Bizim işletmemizin ayakta durabilmesinin asıl nedeni de sürümün fazla olmasındandır. Uygun fiyata ve ağırlıklı olarak öğrenciye yönelik bir iş yapmamızdan dolayıdır.

Peki, fiyatlarla ilgili bilgi verir misiniz?

Biz etsiz çiğ köftenin kilosunu 20 TL'den satıyoruz. Satışlarımız daha çok dürüm ağırlıklı olarak gerçekleşiyor. Bunu da 2,5 liraya satıyoruz.

Etsiz çiğ köfte sattığınızı söylediniz. Peki, bu fiyatları müşterileriniz nasıl karşılıyor?

Biz bu işletmeyi açmadan önce çalışmayı düşündüğümüz firmaya gittik, gözlemledik. Evet, para kazanmak önemli; fakat insanlarla diyalog halinde olup, güvenleriyle birlikte para kazanmak daha da önemli. Bizim firmamız 42 noktaya köfte üretimi yapıyor. Kesinlikle el üretimi yoktur bizde. Her ne kadar bizim çiğ köftemize et girmese de bunun yanı sıra başka ürünler giriyor içerisine. Fındık ve fıstık içi konulabiliyor. İçine et konulmuyor bizim çiğ köftelerimizde; ancak etin maliyetini geçen ürünlerle çiğ köftenin lezzetine lezzet katıyoruz. Bu çiğ köftenin içinde 27 çeşit ürün mevcut.

Belirtmek istediğiniz son açıklamalarınız nelerdir?

Eşimle birlikte çalışıyoruz işletmemizde. En çok önem verdiğimiz konu hijyendir. Bir aile işletmesi olmayıp, işletmeyi bir başkasına emanet edip çalıştırmak çok farklı olur. Biz işletmemizde tek kalem ürün satışı gerçekleştiriyoruz. Ve bu tek üründen de müşterilerimizi memnun etmeyi başaramazsak o müşteriler bizim kaybımız olur. O nedenle benim olmadığım zamanlarda da işletmeyi eşime bırakıyorum, o çalıştırıyor.

Bize bazı müşterilerimiz soruyorlar mesela, “Biz bunu yemeden duramıyoruz. Bunun içine ne katıyorsunuz?” Şimdi bunun içine köftelik malzemelerimizi ve sevgimizi katıyoruz.

Aile işletmesi olduğumuz için gelen müşterilerimizle de diyaloglarımız çok farklı oluyor. Benim olmadığım zamanlarda eşime beni, eşim olmadığı zamanlarda birçok müşteri bana eşimi soruyor. Böyle olduğu için de sıradan bir ticari alışveriş anlayışına sahip değiliz.

2500 YILLIK LEZZETİ ARTIK BOLULULAR DA ÇOK SEVİYOR

Çiğ köfte deyince, hemen herkesin aklına ilk gelen, bu leziz yiyeceğin yakın geçmişte oluşturulmuş doğu bölgelerine ait bir yemek kültürü olduğudur. Oysaki, Hz. İbrahim (a.s)'dan günümüze kadar gelen bir yemek kültürüdür çiğ köfte. İslamiyet'in dünyaya gelişinin üzerinden 1500 yıl geçtiğini düşünürsek, 2500 yıllık bir geçmişe sahip.

Ustaları çiğ köfteyi hiç ateş kullanmadan eti baharatla pişirmek olarak anlatır. Ancak Hz. İbrahim (a.s.) çiğ köfteyi 2500 yıl önce ateş kullanmanın yasak olduğu Firavun zamanında eti baharatla pişirerek bulmuştur. Hz. İbrahim (a.s)'nın neden böyle bir şey düşündüğüne gelince, Firavun ateş yakmayı yasakladığı ve beslenmeyi de çiğ etle yapmak mecburiyetinde kaldıkları için Hz. İbrahim (a.s.) eti baharatla pişirmiş. İşte günümüze kadar nesilden nesile aktarılarak gelen çiğ köftenin tarihi de lezzeti gibi farklı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.