12 Aralık 2018
  • Bolu3°C
  • İstanbul3°C
  • Ankara5°C

KABAHATİN ÇOĞU BİZİM CANIM KARDEŞİM

KABAHATİN ÇOĞU BİZİM CANIM KARDEŞİM

25 Kasım 2010 Perşembe 00:00

On yıllardır Bolu'nun kalkınmasının turizm destekli sanayileşmeden geçeceği devamlı söylenir olmuştur.

Ancak kalkınmanın temelinin bilimden, iyi bir organizasyon ve çağdaş bir yönetimden geçeceği daima göz ardı edilmiştir.

Bolumuz, Tanrı'nın bizlere lütfettiği,

Abant'ı, Yedigöller'i, Gölcük'ü, Gölköy'ü, ıssız bucaksız çam ormanları, yaylaları, çağıl çağıl akan dereleri ve termal kaplıcaları ile dünyanın cennet köşelerinden biridir.

Ancak gelin görün ki; bütün bu doğal kaynaklara, doğal güzelliklere sahip olan imiz ve bu ilde yaşayan güzel insanlarımız bundan ne derece yararlanmaktadır.

Ankara'dan ve İstanbul'dan bu yöreleri görmek isteyen yerli yabancı turistlerimiz, acaba Bolu'yu görme imkanına sahip olabiliyorlar mı?

Yedigöller'e gitmek isteyenler, sanayi kavşağına gelip Ardem yolu üzerinden Bolu'ya girmeden yollarına devamla Yedigöller'e,

Abant'a gitmek isteyenler de Otoban'dan doğrudan Abant sapağından Abant'a,

Gölcük'e gitmek isteyenler, Ankara'dan gelenler yine Bolu şehir merkezine uğramadan sanayi girişinden direkt kaplıca yoluna, İstanbul yönünden gelenler de Paşaköyü sapağından Kaplıca yoluna çıkarak,

Ayrıca Gölcük Milli Parkı da bir yürekler acısıdır. Orada bulunan tesisler, Müsteciri ile Milli Parklar'ın davalı- davacı olması nedeni ile 1 seneyi aşkın bir süre kapalıdır. Hizmet vermemektedir. Bunun zararını da yine turizm yönünden ilimiz çekmektedir.

Kartalkaya'ya gitmek isteyenlerin ise yol güzergahı nedeniyle Bolu ile uzaktan yakından ilgileri olmamaktadır.

Aynı olayı Termal turizmi için de söylemek mümkün. Bütün bu güzergahların şehir merkezinden geçecek şekilde veya buna özendirilecek şekilde düzenlenmesi hiç düşünülmemiş veya turizmin bir şehir için ne ifade ettiği yöneticiler tarafından anlaşılamamıştır.

İşin en acı tarafı da, gerek bu düzenlemeler yapılır iken ve gerekse bu düzenlemelerden sonra da şehrimizde bulunan Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Odaları,

Mimarlar ve Mühendis Odaları, Baro ve kitle örgütlerinden hiçbir uyarının, eleştirinin gelmemiş olmasıdır.

Kalkınmada öncelikli iller arasında olmadığımız malumdur. Hangi kriterler uygulanmış onu bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey varsa, Sayın milletvekillerimizin etkili olamayışlarıdır.

Sadece beş ilde uygulanan ve pilot bölge seçilen ilimizdeki VERGİ DENETİM UYGULAMALARI da işin cabasıdır.

Bu uygulamalar karşısında da ilimizden, vatandaşlarımızdan, ETKİLİ ve YETKİLİ iktidar partili milletvekillerimizden en küçük bir reaksiyon olmamıştır.

Vatandaşımız çaresiz koyun gibi boynunu uzatmış, Kaderi (bu kader ise) ile baş başa bırakılmıştır.

Laf Turizmden açılmışken

Dışarıdan ilimizi ziyarete gelen turist, şehrimize nereden nasıl giriş yapacak, şehre giriş yapabilmesi için bir labirentten çıkma başarısını göstermesi gerekir.

Haydi ilimize gelen ziyaretçi zar zor şehre girdiğini düşünelim, otoparkı bulması mümkün değil. Park için ceplerden birine girdiğini düşünelim, cepten nasıl çıkacak? Hiçbir yerde uygulaması olmayan cebin arkasındaki sarı renkli yerler de kiraya verilmiş, oralarda da taşıtlar park etmiş vaziyette. Çıkmak için saatlerce arkaya park etmiş vasıtanın gelmesini bekleyeceksiniz. Ayrıca cebin arkasına park etmiş vasıtaların yanına da başka bir araç park etmiş ise çıldırmamanız imkansız.

Belediye önünden Hükümet Meydanı'na nasıl gidileceğini gösterecek bir babayiğit de maalesef yok.

Yeni trafik uygulaması da içler acısı.

Atatürk Bulvarı'ndan şehre doğru akan trafiğin ÖNÜNÜN KESİLEREK Vali Konağı'nın önündeki dar yola yönlendirilmesi, aynı şekilde eski İstanbul Caddesi'nden ve İsmetpaşa Caddesi'nden gelen vasıtaların da bu yöne yönlendirilmesini anlamak mümkün değildir. Anıtpark'ın arkasında bulunan göbekte trafik kilitlenmekte, buradan geçmek de bir cehennem azabına dönüşmektedir.

Allah Sayın Belediye Başkanımıza akıl, fikir, garip vatandaşlarımıza da ecir sabır versin. Ey vatandaşım kalk bir bak. Gidişat iyi ise yeniden yat.

İlde ne trafik kaideleri geçerli, ne de trafik kurallarını uygulatacak bir tek yetkili.

İlde durmak ve park etmek yasak, levhaları da gelişi güzel. Hiçbir kaideye uygun değil. Olması gereken yerlerde bu levhalar yok. Ancak bu levhalar etkili siyasi iktidar partililerinin işyerlerinin önünü açmak veya memur lojmanlarının önü onların arabalarına yer ayırmak amacına yönelik. Buna da çıt çıkaran yok.

Tanrı'nın lütfettiği tüm güzelliklerden faydalanamıyorsak eğer, NAZIM'ın dediği gibi:

…..Koyun gibisin kardeşim,

Gocuklu celep kaldırınca sopasını

Sürüye katılıverirsin hemen

Ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye.

Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

Hani şu derya içre olup

Deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, Bu zulüm

Senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, Al kan içindeysek eğer

Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

Kabahat senin,

Demeğe de dilim varmıyor ama_

Kabahatın çoğu senin. Canım kardeşim!

EVET Kabahatın çoğu bizim kardeşim,

Saygılarımla.

25.11.2010


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.