20 Eylül 2018
  • Bolu25°C
  • İstanbul26°C
  • Ankara27°C

MAARİF VEKÂLETİ - HÜKÜMET MEYDANI

Maarif Vekâleti - Hükümet Meydanı

18 Aralık 2010 Cumartesi 00:00

 Haftada bir yazı yazmak avantajlı, haftanın en cazip konusunu seçebilme olanağı var. Ama her gün yazan bir köşe yazarı her gün okuyucusu ile buluştuğu için, ilişkileri daha sıcak, yorumları daha güncel.

Ben haftada bir yazanlar sınıfına girdiğim için konularım birikiyor, tazeliğini kaybediyor, çok yazmak istediğim bir makaleyi daha çarpıcı bir konu ile değiştirebiliyorum. Bu da benim kalemimde bazı konuların ertelenmesine yol açıyor.

Ama atladığım meseleler tekrar güncellik kazanınca, hah diyorum bu hafta yazabilirim.
İşte bu yazıda öteden beri yazmak istediğim birkaç konuya sıra geldi, kısa kısa değerlendirmeler yapacağım izin verirseniz.

Örneğin, biz Bolu Milli Eğitime bağlı okullarda kaba şiddet olaylarını yazmaktan bıktık, öğretmenler öğrenci dövmekten bıkmadı. 2010 yılında kaç kere “Eğitimde dayak” haberi yaptık, oturup hesaplamam lazım.
Şimdi öğrenci disiplinsiz davranışlar içerisinde olabilir, hatta bu davranışları alışkanlık konusu haline getirmiş olabilir ama, öğrencinin hiçbir yanlış davranış biçimi “kaba şiddet” konusu olamaz.

İnanılmaz bir şey bu.

Hepimiz değişik okullarda eğitim gördük, dayakçı hocalar yok muydu?

Elbette vardı, ama çok nadirdi isimlerini zikretmek istemem. O yıllarda veliler de bugünkü gibi bilinçli değildi, dayakçı öğretmenlere Milli Eğitimin bir müeyyidesi de yoktu. Ama dedim ya vukuatlı öğretmenler azdı, ben rahmetli babamda da iki sene öğrencilik yaptım, rahmetli babam çok çileden çıktığı zaman en fazla öğrenciye tebeşir fırlatırdı.

Esprili bir yöntemdi bu, teneffüste tebeşir atılan da, biz de hep birlikte gülerdik.Ama gördük ki şimdilerde bazı öğretmenler mektebi boks ringine çevirmişler.

Mektep dedim fark etti iseniz, böyle olayların olduğu bir eğitim kurumuna okul denmez, mektep denir.
Hatta bu mekteplerde hocalar Milli Maarif Vekâletine başvursunlar, Milli Maarif Vekâletinden “falaka cezasının” geri getirilmesini istesinler, ümit ederim(!) Maarif isteklerini geri çevrilmez.

***

HÜKÜMET MEYDANI

Oldum olası muhalefet yapmak için muhalefet yapmayı sevmem; iş olsun diye muhalif sesler çıkaranı da eleştirmekten kaçınmam.
Maruzatım şudur,Bolu Belediye Başkanı Yılmaz bundan yaklaşık 2 yıl önce, Bolu'nun yeni Trafik Master Planını açıklamış, Ankara'dan gelen uzmanlar konu ile ilgili değişik kurumlarda sunum yapmışlardı.
Ticaret ve Sanayi Odası'nın toplantı salonunda yapılan sunuma da bizzat katılmıştım.

Bolu'nun yeni trafik planında çevre yollarının düzenlenmesinden, trafiğin yön işaretlerine, Hükümet Meydanı'ndan, kentin dışına çıkartılacak gayri sıhhi müesseselere kadar hemen her konu krokilerle anlatılmış, sunuma katılan herkese de söz hakkı verilmişti.
Toplantı salonunda oturacak boş koltuk, sandalye yoktu, dün gibi hatırlıyorum.

Kimse projeye karşı çıkmadı, aykırı sesler çıkmadı.

Ne zaman ki uygulama başladı eleştiri yağmuru da beraberinde.

Proje henüz teori halindeyken nerelerdeydiniz?

Artı eksi düşüncelerinizi neden o zaman iletmediniz?

Peki, şimdi bu eleştiriler neyin nesi?

Muhalefet için muhalefet.

Daha da önemlisi meydan projesini eleştirenlerin hemen hemen tamamı Özel İdare'nin Kızılay Parkına Gökkafes yapma düşüncesine karşı çıkmışlar, şehir ve meydan ilişkisinin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu iddia etmişlerdi.

Ve de doğru söylemişlerdi…

Projenin uygulamaya başlanma zamanı erken oldu bunun farkındayım.

Bahar aylarında başlanabilirdi.

Kışın meydanın kapatılmasını anlatmak güç olacaktır, zaten Başkanın zorlandığı konu da bu.

Ama Belediye elini çabuk tutup bir an evvel uygulamayı hızlandırırsa ve yeşili ile havuzu ile eğlence mekanları ile toplantı alanları ile projenin gereklerini yerine getirebilirse, Bolu, Hükümet Meydanı ile de tanınan bir kent olacaktır.
Bu aşamada öneri getirmek, katkı sağlamak gerekmektedir, Şeref Hoca'nın “Başkan yeraltına İnmeli” yazısında olduğu gibi.

***

KAFİLE

Kutsal bilgi kaynağı ekşi sözlüğe göre;

A-Birlikte seyahat eden bir topluluk,

B-Bir Özdemir Asaf şiiri;

Şimdi bu nerden çıktı derseniz, mabadı (devamı) ilerde.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.