20 Eylül 2018
  • Bolu17°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara18°C

GAZETECİ, MÜHENDİS, YAZAR, ANNE,2002 YILI EN BAŞARILI İŞ KADINI ÖDÜLÜ SAHİBİ

GAZETECİ, MÜHENDİS, YAZAR, ANNE,2002 YILI EN BAŞARILI İŞ KADINI ÖDÜLÜ SAHİBİ

08 Ocak 2011 Cumartesi 00:00

O Kastamonu’da yaşayan bir Bolu’lu, Bolu eşrafından “Canipler diye anılan sülalenin torunu” Akçakoca soyadları ancak Akçakoca ile bir ilgileri yok. Ailesi Asuman- Raşit Akçakoca zamanın kentsoylu ailelerinden; bu ailenin iki kızlarından biri Mine; Mühendis, gazeteci Mine Akçakoca Özgür ile konuştuk. Mine Hanım röportaj boyunca çok heyecanlıydı nasıl olmasın? İlk gazeteciliğe başladığı beş yıl boyunca Bolu’nun nabzını tuttuğu gazeteye yıllar sonra röportaj vermek o kadar kolay olmasa gerek.

Röportaj: Ayşegül Topcu

Mine Akçakoca Özgür kimdir tanıyalım;

1 Eylül 1957 yılında Bolu’da doğdu. 1980 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’ndeki öğrenimini tamamladı. Kimya Mühendisi olarak çalışmasının yanı sıra Cumhuriyet Gazetesi Kastamonu Muhabiri olarak görev yapıyor.1993 – 1998 yılları arasında Bolu Gündem gazetesin düzenli köşe yazarlığı yaptı.1998’den bu güne değin Kastamonu Gazetesi’nde yazıyor. Söyleşi, deneme, köşe yazıları Varlık, Berfin Bahar, Milliyet Sanat, Öğretmen Dünyası, Aykırı Sanat, Damar, Kas-Der, Bizim Sanat Dergileri ile Cumhuriyet Gezi ve Tarım eklerinde yayınlanıyor. Dünya Gazetesi’nin düzenlediği “Yılın Başarılı İş Kadınları” seçmesinde 2002 yılının Kastamonu’daki En Başarılı İş Kadını ödülünü aldı. Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi (WALD)’ın uygulaması olan Kastamonu Mahalle Evi Projesi’nde Basın Danışmanlığı’nı üstlendi.Yazar, şair, gazeteci ve fotoğraf sanatçılarının Kastamonu ile buluşmasının da yer aldığı çeşitli sosyal ve kültürel projede görev aldı. 2006 yılında gerçekleştirilen “Rıfat Ilgaz Sempozyumu” Yürütme Kurulunda yer almış olan Mine Özgür, “Türkiye Okuyor” kampanyası ve “Dünden Bu güne Kastamonu Basını” Sempozyumu Düzenleme Kurul’unda yer aldı.Kimya Mühendisleri Odası, Edebiyatçılar Derneği, BESAM üyesi ve BKS (Bilim Kültür Sanat Derneği)'nin Kastamonu Şubesi'nin kurucu üyesi olan Mine Özgür, Turizm Yazarları Derneği (TUYED) Kastamonu temsilcisidir.Gazeteci yazar Aydil Erol’un “Adlarımız” ve Doç. Dr. Mustafa Eski’nin “Kastamonu’da İz Bırakan Kadınlar” adlı eserlerinde yer aldı.Halk Kültürü’ne ve El Sanatlarına duyduğu ilgi nedeniyle başladığı kumaş boyama çalışmalarını bu güne değin 5 sergi ile sundu.Halen Kimya Mühendisi ve Gazeteci olarak görev yapan Mine Özgür, evli ve iki çocuk annesidir.

Bolu’dan Kastamonu’ya neden gittiniz?

Eşimin işi dolayısı ile Kastamonu’ya gittik. Eşim makine mühendisi 1998 yılında bir fabrikada iş çıktı onun için gittik.

Siz çalışıyor musunuz?

Emekli oldum ama kimya mühendisi olarak beş otogaz istasyonunda danışman olarak çalışıyorum. Kastamonu Gazetesinde sürekli yazıyorum Cumhuriyet Gazetesi Kastamonu temsilcisiyim.

Etkinliklere katılıyor musunuz?
Tabii Kastamonu Üniversitesi, valilik ile etkinlikler hazırlıyoruz. Kastamonu’ya yazarlar şairler geliyor organizasyonlar düzenliyoruz.

Gazeteciliğe nasıl başladınız?
Bolu Gündem gazetesinde ilk gazeteciliğe başladım.1993–1998 arası Bolu Gündem’de köşe yazarlığı yaptım.

Bolu gündem ile yollarınız nasıl kesişti?

Bir gün gerilmiştim aklıma gelenleri oturdum yazdım. Gazeteye geldim ama yazımın isimsiz yayınlanmasını istedim. Benim mesleğim gazetecilik değil Kimya Mühendisiyim gazetede yazmam ukalalık olur gibi geldi. İlkyazım okuyucu gözü diye yayınlandı. Gazeteye çok telefon gelmiş ‘çok güzel üslubu var. Devamlı köşe yazarınız mı diye ‘daha sonra işte gazeteden rica ettiler haftalık yazmaya başladım. Daha sonra Kastamonu’ya gider gitmez Kastamonu Gazetesi’nde yazmaya başladım. Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi Kastamonu muhabirliği yaptım.

Bolu Gündem’in hayatınızdaki önemi nedir?

İlk yazmaya başladığım gazete olan Bolu Gündem’in yaşamımda özel bir yeri var. O tarihlerdeki sahibi Fatih Maradit, Banu Hanım, yazı işleri müdürü Turgut Bey, genç muhabir Ruhjat’ın yanı sıra haftalık, aylık yazıları yayınlanan bir çok dostla birlikte gönül verdiğimiz gazete Bolu Gündem. Yeni binasında yeni sahibi ve yeni kadrosuyla yayını sürdüren Bolu Gündem Gazetesi’nin kapısından içeri girerken bunları düşünüyordum.

Bolu Gündem’in Genel Yayın Yönetmeni Süha Alparslan’ı kutlarken, sohbetimiz eskilere doğru yol aldı. Annesi Fikret teyze ile annemin sıkı dostluklarını, sohbetlerin, ve ortaokulda matematik öğretmenim olan babası Ziya amcayı, bayramları, çocukluk anılarımızı unutmak mümkün değil.

Bolu’yu yıllar sonra nasıl buldunuz?

Bolu, öncelikle annem ve onunla paylaştığım anılarımın kenti. 1986 yılında annemi kaybettiğimde en iyi arkadaşımı da yitirmiş oldum. Bizleri yalnız bırakmayan annemin arkadaşlarının bu büyük acıya katlanabilmemde büyük destekleri oldu.
Tek çocuğu olan annemi kaybetmenin acısıyla görme yetisi azalan anneannem ise 100 yaşını tamamlamasından kısa bir süre sonra Kastamonu’da rahmetli oldu. Çocuklarım Emrah ve Zeynep’i annem hiç göremedi ama onlara sınırsız bir sevgi veren ninelerinin (anneannemin) bir sözünü iki etmediler. Şimdi tüm yaşlılara gösterdikleri saygı ve şefkatin temelinde nineleriyle yaşadıkları yılların, o güzel iletişimin olduğunu düşünüyorum.

Bolu’ya gelince annem, babam ve anneannemin yan yana bulunan mezarlarını ziyaretimde dua ettim. Ardından yine yüreğimden geçenleri annemle paylaştım. Hüznümün, Asri Mezarlığı’nın (Şehitler Mezarlığı) ağaçlarına takıldığı, çiğ damlaları gibi dallarda donup, kaldığı duygusuna kapıldım.

Kitap yazmaya ne zaman karar verdiniz?

Bu kitap özel bir proje Türkiye’nin kentleri projesi Türkiye’de ki bütün illerde o ili iyi tanıyan kişilere kentli gözüyle aydın gözü ile anlatmaları için kişi seçiyorlarmış benim Cumhuriyet yazı ekinde yazımı görmüşler bana kendileri teklif getirdiler.100 yıl sonra Anadolu kentlerde İstanbul nasıl değiştiyse değişebilir bu günlerini anlatalım Anadolu’nun çocuklarımıza torunlarımıza bu konuda halk bilimcileri Kastamonu kültürümüzü anlatmamı istediler. Bende kabul ettim bu projeye başladım.

Kitapta neler anlatılıyor?

Kastamonu kültürü anlatılıyor ama yıllar önce Kastamonu’da ki komşuluk ilişkileri Belediye Başkanı, Vali ve iz bırakan sanatçıları ele aldım. Ablamda Bolu kültürünü tanıttı.

Kastamonu kültürünün kaç yılları arasını siz kaleme aldınız?

1998–2008 yıllarını ben kaleme aldım.2010 yılında da “Yüreğime değdi(n) Kastamonu” yayınlandı.
10 yıllık bir süreç Kastamonu ile ilgili kitap yazmaya yeterlimiydi?

1948 yılında babamın işi dolayısı ile annem ve babam Kastamonu’ya gitmişler. Babam Orman Mühendisi olarak ilk görev yeri Kastamonu’dur. Onlar rahmetli oldu; Kastamonu’ya tam elli yıl sonra ben gittim. Onlardan dinlediğim Kastamonu ile ilgili kulaktan dolma bilgim vardı. Ben annemden babamdan geriye dönerek Kastamonu’nun çekme helvası meşhur buranın saray helvası gibi çekme helvasının yapım aşamasını bir öykü tadında anlattım. Öyle istendi benden insanları sıkmayacak içinde de Kastamonu ile ilgili her şey olacak. Komşulukları manileri roman tadında anlattım. Bütün Türkiye’de kitabın dağıtımı yapılıyor.
 

Yeni çalışmalarınız var mı?

Anadolu’da kadın olmak diye bir seri hazırlıyorum.
Nasıl bir çalışma bilgi verir misiniz?

Çok farklı beni heyecanlandıran bir çalışma röportajlar yapıyorum. Türkiye’nin dört bir köşesinden çeşitli kadınların sorunlarını dile getiriyorum.Taciz şiddet gibi..

Örnek verir misiniz yaptığınız röportajlarla ilgili
Mimarlar odası başkanı, Makine Mühendisi bayan var. Benzin İstasyonu çalıştıran bir bayan var. Oya yapan, temizliğe giderek evini geçindiren bayan var.

Bu çalışma nerden aklınıza geldi?

Benzin istasyonu çalıştıran bayandan etkilendim. İstanbul’da arkadaşlarım “Anadolu’da insan ne yapar sıkılır, kadınlar eziliyor “diyor. Bu bahsettiğim bayan İnebolu’da benzin istasyonu var. Çok güzel işletiyor eşi vefat etmiş. Kendi ayaklarının üstünde duruyor. Mesleğe göre şehre bakış, hayata bakış değiştiriyor.

Röportajlar kitaba dönüşecek mi?

Tabii söyleşileri tamamladıktan sonra kitaplaştıracağız.
Hoş sohbetiniz için gazetem adına teşekkür ederim.
Bolu’nun İzzet Baysal Caddesi’nde yürümek:

Bolu gibi tek bir ana caddesi olan şehirlerin güzel bir özelliği yalnızca bir saatlik bir kent turunda bile arkadaşlarla karşılaşmaya olanak sağlaması.

Facebook’ta milyonlarca kişi ilkokul, lise, üniversite arkadaşlarını arıyor. Ben, Bolu’nun ana caddesinde yürüyerek buluyorum.
Bu kez de Emlak Bankası’nda çalıştığı dönemlerden anımsadığım Nurgül ve ardından çocukluğumda ailecek görüştüğümüz Sabahat Teyze ile caddenin henüz yarısına gelmeden karşılaşıp, sohbet ediyoruz.

Bolu Lisesi’nden sınıf arkadaşım Oğuz Eroğlu’yla Zafer Aksungur’un kitap evinde, Akçakoca Orman Kampı’ndan çocukluk anılarımız da olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Görevlisi Belgin ile aynı caddede karşılaşıp, özlem gideriyoruz.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.