21 Kasım 2018
  • Bolu12°C
  • İstanbul18°C
  • Ankara15°C

TAVŞANA İÇİRMİŞLER, ARSLANIN EVİNİ GÖSTERİN BANA DEMİŞ?

TAVŞANA İÇİRMİŞLER, ARSLANIN EVİNİ GÖSTERİN BANA DEMİŞ?

17 Ocak 2011 Pazartesi 00:00

Silah kullanma yaşının 18 e düşürülmesini destekleyenler,

alkol tüketiminin 24 e çıkartılmasındaki mantığı

nasıl değerlendiriyorlar merak ediyorum açıkcası.

 

Onsekiz yaşını dolduranlara

- ‘Sen artık kemale erdin,

 temyiz kudretine sahipsin,

 bu nedenle ülkeni yönetecekleri tayin etme hususunda da söz sahibi olabilirsin

 bu nedenle 18 yaşında oy kullanmalısın.’ Derken,

 

Onsekiz yaşını bitirmiş birine de aynı şekilde,

-‘Ne yazık ki, sen 24 yaşına kadar alkol kullanamazsın

çünkü o yaşına kadar kullanacağın alkol,

sen de aksırıp tıksırmalara yol açar.’ mantığının tutar tarafı neresidir.

 

Hem oy kullanacak ve beline silahı takacak olgunlukta gördüğün bir kişiye,

belinde silahla caddeyi turlama yetkisi vereceksin ama,

içerse aksırır tıksırır, iradesi ortadan kalkar düşüncesi ile

24 yaşına kadar alkolü unutturacaksın.

 

Bu nedenle kısıtlamalara giderken yaş tayini hususundaki farklılık

nereden kaynaklanıyor idrak edemiyorum.

 

Madem kısıtlama getireceksin,

o zaman hem oy kullanma, hem silah taşıma, hem evlenme,

hem alkol ve sigara tüketme yaşını aynı yapmalısın.

 

Herhangi bir hakkını kullanırken aklı başında olduğunu düşündüğün kişinin,

diğerini kullanırken henüz erken olduğuna nasıl karar vereceksin.

 

Hepsi de, insanın insan olmasının yegane temeli olan irade yi göstermekte midir?

 

Alkolü fazla tüketerek bu halde araç kullananların, araç kullanmasalar dahi, çevrelerine verdikleri zararlar, huzursuzluklar herkesin hemfikir olduğu bir düşüncedir.

 

Amma, reşit olsa da evlenme ehliyetine sahip olmayanların, ya da silah kullananların verdikleri zararlar da toplumu ilgilendirmektedir.

 

Hatta oy kullananların verdikleri zarar hiç görmezden gelinemez.

 

Gönül ister ki kimsenin, hele 18 yaşındaki gençlerin silah kullanmasının önü açılmasa, henüz hayatının baharında olan gençlerimiz zorla evlendirilmek zorunda bırakılmasa, gönül ister ki insanımız alkol ve sigara kullanımı olmasa, onun yerine gençlerimize imkan tanınsa da, onlar da çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkaracak eğitim faaliyetlerinin içine çekebilsek.

 

Umarım bu mümkün olabilir, ancak söylemek istediğim, alkol tüketimi neticesinde, Başbakanın tabiri ile aksırıp tıksıranlara çok tanık oldum.

 

Ama insan iradesini zayıflattığı iddia edilen alkolü bu nedenle hiç suçlamadım.

 

Bence alkol iradeyi zayıflatmaz,

sadece iradenin aslında ne kadar zayıf olduğunu tescil eder.

 

 Aslına bakarsanız, oy kullanacaklara ya da evleneceklere,

 ya da silah ruhsatı isteyeceklere

 ya da herhangi bir şekilde bir makam ve mevkiye gelmek isteyenlere,

 yapacağınız tek gereklilik,

 çilingir masasını önlerine kurmaktır.

 

Tavşana içirmişler, önce arslanın evini sormuş hikayesindeki gibi,

insanın sakladığı gerçek yüzünü ortaya çıkartır bu alkol.

 

Aslında söylemek isteyip de söyleyemediğini,

yapmak isteyip de yapamadığını yapar.

Sonra da alkolü suçlar.

 

İçereceksiniz ki önce aksırıp tıksırıncaya kadar o vatandaşı,

Görecekseniz sakladığı gerçek yüzünü.

 

Ondan sonra, vereceksiniz yetkiyi.

 

Bedeninin sallanmasına müsaade edeceksiniz ki önce,

Asıl zihnindeki sallantıları görebilesiniz.

 

Ondan sonra, vereceksiniz beline silahı, yanına avradı, altına atı.


VOLKAN ÖZCAN
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.