23 Eylül 2018
  • Bolu17°C
  • İstanbul24°C
  • Ankara22°C

MERKEZ BİRLİK TAKSİ DURAĞI BAŞKANI YUSUF KIRKAN: “SARHOŞUN KENDİSİNDEN AYRI, EŞİNDEN AYRI AZAR İŞİTİYORUZ”

Merkez Birlik Taksi Durağı Başkanı Yusuf Kırkan: “Sarhoşun kendisinden ayrı, eşinden ayrı azar işitiyoruz”

26 Ocak 2011 Çarşamba 00:00

Mesleklerini icra ederken en büyük sorunu sarhoş müşterilerle yaşadıklarını belirten taksici esnafı Yusuf Kırkan, “Sarhoş müşteriyi evine bıraktığımızda kapıyı açan eş, karşısında sarhoş kocasını görünce bize dönüp, ‘Bunu nerden aldıysan oraya götür’ diyerek bizi azarlıyor” dedi.  

Kimi zaman çok ihtiyaç duyarız ticari taksiye. Kimi zamanda müşteri bekleyen ticari otoların yanından geçer gideriz. Taksi şoförü, gün gelir ambulansın yetişemediği yerde can kurtarır, gün gelir üç kuruşluk gelirine göz diken soyguncular boğazına bıçak dayarlar. Bozuk yollar, köy yolları; gidilmesi istenilen sürat, bir gözü taksinin sayacında taksimetresinde olan müşteri; taksi durağında nöbette beklenilen uykusuz saatler.

Taksici esnafının özel bir güvencesi yoktur ama vergi mükellefidir. Dayanışma içerisinde olacağı bir derneği de. Taksisi ne kadar yeni olursa olsun, 3-5 senede hurdaya çıkar, sanayiden bu yana gelmez arabaları. Trafik polisleri de kimi zaman taksilerle iyi geçinmezler. “Şoförünün bağlı olduğu o durağın” trafikle iyi geçinmesine bağlıdır birazda.

Taksi şoförü, güncel politikasının müşterisi ile beraber politikanın nabzını tutar. Seçim zamanları da politikacıların gözdesidir taksiciler. Taksicilerin hatırı bugünlerde sorulur, bir ihtiyaçları olup olmadıkları bugünlerde hatırlanır. Çok ünlü bir siyasetçi bakarsınız sabah çayını taksi durağında içer, bir başkası taksicilerle beraber basın toplantısı düzenler benzin, otogaz fiyatlarından yakınmak için.

İşte bu yazı dizisinde ticari taksi esnaflarımızla görüşeceğiz, taksi duraklarına gideceğiz. Problemleri ne? Geçim kaynakları, zorlukları nelerdir? Can güvenlikleri var mı? Ya da sosyal güvenceleri? Yıllarca belediye ile bağlı oldukları kurumla araları nasıl? Bunları soracağız, öğreneceğiz, paylaşacağız…

Merkez Birlik Taksi Durağı Başkanı Yusuf Kırkan’la yaptığımız röportajın ayrıntıları şöyle: 

Sayın kırkan taksicilik mesleğine ne zaman başladınız?

Koru Otel’de şoförlük yapıyordum. 1992 yılında emekli oldum ve taksicilik yapmaya karar verdim. 19 yıldır da Merkez Birlik Taksi Durağı’nda taksicilik yapıyorum.

Ekonomik anlamdaki geliriniz sizi tatmin ediyor mu?

Bolu küçük bir şehir olduğu için iş sahamız oldukça dar. Bu nedenle de ne kadar para kazanacağımız belli olmuyor. Bugün Bolu’da 5 liraya hizmet veren taksiciler var. Eğer işler iyi olsa böyle bir girişim olmazdı. Ayrıca Bolu’daki vatandaşlarda taksiye binme alışkanlığı yok. Örneğin bir müşteri geliyor ve onu Sağlık Mahallesi’ne bırakıyorsun. Ama müşteri bulamadığın için durağa boş dönüyorsun. Bu nedenlerle ekonomik anlamdaki gelirimiz düşük seviyededir. Ama yine de şükürler olsun ki, vergimizi ve yazıhane kiramızı ödüyoruz, araçlarımızın bakımı yaptırıyoruz. Geriye de çok olmasa da bize de bir şeyler kalıyor.

Geceleri ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

En büyük sorunu sarhoş müşterilerle yaşıyoruz. Aracımıza aldığımız sarhoş müşteriden gideceği adresi bile öğrenmekte güçlük yaşıyoruz. Son kuruşuna kadar içen bazı vatandaşları gidecekleri yere götürdüğümüzde emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Sarhoş müşteriyi evine bıraktığımızda da kapıyı açan eşi, sarhoş kocasını görünce bize dönüp, ‘Bunu nerden aldıysan oraya götür’ diyerek bizi azarlıyor.

Can güvenliği açısından ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Bolumuz küçük bir şehir olduğundan aşağı yukarı herkes birbirini tanıyor. Bolu’da can güvenliği sorunu büyük şehirlerdeki boyutta yaşanmaz.

Trafik ekipleriyle yaşadığınız sorunlar oluyor mu?

Bazı sıkıntılar elbette ki oluyor. Örneğin dur kalk da sorunlarla karşılaşıyoruz. Müşteriyi bir noktaya bıraktığımızda veya bir yerden almaya kalkıştığımızda trafik ekipleri ‘Aracını çek’ şeklinde anons yapıyor. E, bizde ticari araç sürücüsü olduğumuz için müşterilerimizin kimisi sakat oluyor, kimisi topal, kimisi de yaşlı oluyor. Müşteriyi araca bindirmemiz 5 dakikayı buluyor.

Mesleğinizde başınızdan geçen ilginç bir olayı bizimle paylaşır mısınız?

1995 yılıydı sanırım. Durağımızın yakınındaki meyhaneden çıkan iki kişi durağımıza gelmiş. Diğer çalışma arkadaşlarımda şahısların sarhoş olduklarını görünce araçlarına almak istememişler. O esnada durağa girdim. Gelen iki kişiden biri tanıdık çıktı ve bana ‘Yusuf Ağabey, senin arkadaşların bizi araçlarına almıyorlar’ dedi. İlyas isimli şoför arkadaşımı yanıma çağırdım ve ‘Bu vatandaşları istediklere yere götür. Ben tanıyorum onları’ dedim. Neyse İlyas iki kişiyi aracına aldı ve gittiler. Her neyse bana bir iş çıktı ve Alput köyüne gitmek duraktan ayrıldım. Dönüşte İlyas’la karşılaştık. Durdum, birde baktım ki duraktan binenler hala araçtalar. İlyas’ta bana ‘Abi sarhoş müşteriyi başıma musallat ettin. Daha gidecekleri yeri bile söyleyemiyorlar. Yarım satir dolaştırıyorlar ve paramı da vermiyorlar’ dedi. Yaşanan olayın sebebiyetçisi ben olduğum için üzüldüm. Araçtakilere ‘Oğlum niye zorluk çıkarıyorsunuz şoför arkadaşıma?’ dedim. Bern öyle deyince araçtaki sarhoş şahıslar, ‘Bizi niye şikâyet ediyorsun’ diyerek İlyas’ın yüzüne yumruk attılar. Öyle olunca hemen sarhoş kişilere bizde müdahale ettik. Neyse bunlar hareketsiz kaldılar. Tam da sarhoşluklarının komasına gireceklermiş, o da bize tuttu. Şansıma bakın. Neyse bunları güç bela ayılttık. Bu olaydan sonra gece mesai yapmaya tövbe ettim. O gün bugündür gece çalışmam.

Peki, daha sonra ne oldu?

İlyas’a kefil olmuştum. Yaşadığı tatsız olaylar sonrası İlyas’a ‘Ücretini ben öderim’ dedim ve durağa geri geldik. Hemen ertesi gün aynı şahıslar durağın yakınındaki meyhaneye yine geldiler. Durağa gelip benden özür dilediler. Ben de kendilerine ‘Benden değil, İlyas’tan özür dileyin ve hakkını iade edin’ dedim.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.