14 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara3°C

“VAR DİYEN VARSA ÇIKSIN KONUŞSUN”

“Var diyen varsa çıksın konuşsun”

01 Şubat 2011 Salı 00:00

AK Parti Bolu Milletvekili bolu kamuoyunda merak edilen soruları cevaplandırmaya devam ediyor.

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN

Fatih Metin Bolu il ilgili en fazla ön plana çıkan tartışmalarla ilgili merak edilen sorulara cevap verdi. Metin aynı zamanda güncel gelişmeler doğrultusunda kamuoyunda tartışılan güncel başlıklar hakkında değerlendirmeler yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkı bir içki ve sigara düşmanı olduğu kamuoyu tarafından biliniyor. Hükümet içki içmenin yaşını 24’e yükseltmeye hazırlanıyor. Bu karar kamuoyunda çeşitli tartışmaların yaşanmasına neden oldu. Siz yapılan eleştiriler hakkında ve yeni düzenlemeyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ben bu düzenlemeyi çok iyi niyetli ve doğru bir düzenleme olarak görüyoruz. Ne yazık ki bazı mihraklar AK Parti’ye karşı proje geliştiremeyen politika geliştirmeyen siyasi çevreler ve bir takım odaklar yine işi sulandırdılar. Bu ülkede Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu var. Bu kurulun Sayın Başkanı “Dünya’da içki ve sigaraya en kolay ulaşılabilen ülkesiyiz” diyor. Bu konuları konuşurken bu beyanı ciddiye almak lazım. Dolayısıyla yapılan düzenleme kolay ulaşılabilirliği ve bu alışkanlığın kolay yaygınlaşmasını engellemeye yönelik bir düzenlemedir. Yoksa ne sigara kullanımını nede alkol kullanımını ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. Bu iki durumu bir birinden iyi ayırt etmek lazım birbirine karıştırmamak lazım. AK Parti dokuz yıldır iktidarda kimin içkisine sigarasına kanunlar dışında karışmış? Kim bu durumun dışında herhangi bir uygulama yapmış. Bana bir tane örnek gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz. Dolayısıyla dünyanın gelişmiş ve modern ülkelerine baktığınız zaman o ülkelerin genel uygulamalarında bu tip yasaklar var. Bakın birde bu durum hukuki bir engellemedir dini bir engelleme değildir. Diğer dinlere mensup alkolün haram olmadığı dinleri yaşayan ülkelerde bile alkole ulaşmak bu kadar kolay değildir. İşi kalkıp AK Parti’ye yönelik olarak haram olduğu için engelliyorlar yorumları çok gerçekçi değildir. Doğrudur haramdır ama o durum kul ile Allah arasındaki durumdur. Cenab-ı Allah’ın kesin emri vardır ancak kişinin bu günah işleyip işlememesi kendisini bağlar. Ama hukuksal alanda bu konuda bazı kuralların oturtulması gerekir. Alkolü şekilde araç kullanılıp kazaya sebebiyet veriliyorsa o kişinin cezalandırılması gerekir. Dolayısıyla çok iyi niyetli bir şekilde alınmış bir karardır ve hukuki düzenlemedir. Bu konudaki yorumlarda da neden bu uygulamaları hayata geçiriyorsunuz demekte haksızlıktır. Bu konuda polemik oluşturulan konuların çok gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum.

Karacasu Aktoprak mevkiinde İl Özel İdareye ait arazinin AK Parti döneminde gerekli önemin verilmeyerek değerlendirilemediği yönünde eleştiriler var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce yapılan eleştiriler haklı gerekçelere dayanıyor mu?
Arzu edilen neticeye zamanında ulaşılamasa da çok önemli bir projedir ve il genel meclisimiz tarafından ortaya konulan çok önemli bir iştir. Bu konuda biraz geçmişe doğru dönersek 2004 yılında AK Partili il genel meclisi göreve gelene kadar bu arazi var mıydı? Vardı. Bu arazi biz göreve gelmeden Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilen bir araziydi. Dolayısıyla bir kere olayı sadece bu günkü neticeye bakarak değerlendirmek yanlış bir değerlendirme olur. Bu durum çok büyük bir haksızlıktır. Bizim il genel meclisimiz 2004 yılında iktidara geldikten sonra ilk önem verdiği ve ilk ortaya koyduğu projesidir. Önemli bir projedir. 1973 yılında MTA tarafından açılmış olan üç kuyu dışında bizim iktidara geldiğimiz güne kadar bu bölgede bir tane kuyu dahi açılmamıştır ve 1973 yılında yapılan incelemelerin üzerine 32 yıl boyunca hiçbir araştırma yapılmamıştır. 32 yıl sonra bu inisiyatifi ortaya koyan bir AK Parti hükümeti mevcuttur. O dönemde MTA gelmiştir ve bilenen su kaynağının yapılan güncel tespitle iki kat daha fazla olduğu ortaya çıkartılmıştır. Bu tespitin ardından araziyle ilgili çeşitli yatırım teklifleri gelmiştir. Şuan o alanla ilgili somut bir sonuç ortaya çıkmamıştır ama Gazelle diye bir otelimiz ortaya çıkmıştır ve diğer yatırımlarda peşi sıra beklemektedir. Örencik Köyü’nde biliyorsunuz geçenlerde bir gaz fışkırması oldu. Şimdi orayla ilgili Bolulu bir firma çok ciddi bir yatırım yapacak. Peki, bütün bunlar neden söylenmiyor. Yani sadece İl Özel İdare üzerinden bu şekilde yorum yapmak çok büyük bir yanlışlıktır.

Bolu’da yıllardır tartışılan turizm kenti mi olalım sanayi kenti mi olalım tartışmalarının çerçevesi biraz daha sizin döneminizde belirgin hale geldi galiba değil mi?

Bu soruya sanayi ile ilgili tarafından bakarsak Bolu’nun sanayi gelişimi AK Parti dönemiyle tamamlanmıştır. Tek gelişim alanı olan organize sanayinin hemen yanında bulunan ek rezerv alanı bizim dönemimizde aktif hale getirilmiştir. Şuan artık ihalesi da yapılmıştır. Önümüzdeki dönem içersinde alt yapı çalışmalarıyla ilgili hızlı bir süreç yaşanacak. Bu düzenlemeyle Bolu’nun sanayi alanı tamamlanmış olacak. Çünkü Bolu merkezde bu tanımlanan alanın dışında sanayi ile ilgili yatırım yapılabilecek başka bir alan yok. Var diyen varsa çıksın konuşsun. İkinci olarak Yeniçağa, Gerede ve Dörtdivan paralelinde bir organize sanayi gelişimi söz konusu olacak. Bu konun çalışma ve hazırlıklarını da yapıyoruz zaten. Ama ne yazık ki bazı çevreler Bolu’yu sadece merkezden ibaret zannediyorlar. Bolu 9 ilçesi 4 beldesi ve 500 köyü olan bir il. Bunu öncelikle hatırlatmak istiyorum. Dolayısıyla her konudaki değerlendirmenizi yaparken bunu göz önünde bulundurmak lazım. Bolu’nun dışına çıktığınızda Bolu’yu çeşitli illerde bulunan insanlara sorun. Verdikleri cevaplarda tamamen turizm argümanlarını sıralayacaklardır. Böyle görünüyorsanız il olarak bundan güzel bir markalaşma bundan güzel bir durum olamaz. Bolu’ya dair insanların ilk söyleyeceği şey İzzet Baysal’dır, sonra Boluspor’dur sonra turizmdir. Bolu’nun gelişimi açısından en önemli sektör olarak turizm ön plana çıkmaktadır. Ama turizm konusunda da diğer sektörler gibi kısa vadede bir şey olmuyor olmazda. Bir kere turizmle ilgili yaptığım araştırma ve görüşmelerde ortaya çıkan sonuç şudur ama bu durumu bütün Bolu’nun sahiplenmesi gerekmektedir. Eğer biz gerçekten iyi bir turizm şehri olacaksak bu durumun bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından sahipleniyor olması gerekmektedir. Bu ancak birlik beraberlik ve sinerjiyle oluşacak bir durumdur. Yeni dönemde de İnşallah tüm Bolu’yu katarak birlik beraberlik ruhu içersinde bu çalışmaları da gerçekleştirmiş olacağız İnşallah. Turizmle ilgili olarak bunu söylemiş olayım. Sanayileşmeyle ilgili zaten dar alanda olan sanayileşme alnımızı katma değer noktasında en üst seviyede değerlendirmek istediğimiz bir husustur. İlk defa Bolu’ya merkezi bir başka ilde olan bir merkez Bolu’ya gelmiştir. Yani Teknokent’in temelini oluşturan TEKMER Gebze’den Bolu’ya müdürlük olarak açılmıştır ve bu durumda kamuoyunda atlanan bir hadisedir. Hem KOSGEB’in bir şubesini Bolu’da kurduk. Üstüne Teknokent’in altyapısını oluşturacak TEKMER kuruldu bütün bunarlın hepsi önemli gelişmeler. Bütün bunların hepsi sayın bakanımızın desteği ile oldu. Bundan sonraki iş sanayicimize ve üniversitemize düşmektedir.

Röportajımız devam edecek…
 


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.