22 Eylül 2018
  • Bolu14°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara12°C

SAHTE KABADAYILAR VE YALIN GERÇEKLER

SAHTE KABADAYILAR VE YALIN GERÇEKLER

09 Şubat 2011 Çarşamba 00:00

Belediye Nikah Salonu 7 Şubat 2011 tarihinde saat 18.00’da başlayan ve 23.00’a kadar süren 5 saatlik muhteşem bir doğrudan demokrasi organizasyonuna şahitlik yaptı. Öncelikle böylesine provokasyona açık bir organizasyonu nerede ise sıfıra yakın bir hatayla gerçekleştiren Köroğlu Gazeteciler Cemiyeti’nin bu organizasyonda görev alan tüm görevlilerine teşekkür ediyorum.

Yine böylesine bir davete icabet etme medeni cesaretini gösteren ve partilerini orada temsil eden, toplantıya katılan tüm il başkanlarını da ayrı ayrı tebrik ediyorum. Çünkü onlar katılmasalar idi böyle bir toplantının anlamı olmazdı. Nitekim dışarıda Belediye başkanı aleyhine mangalda kül bırakmayıp, orada Belediye Başkanı’nın karşısına oturmaya cesaret edemeyen il başkanları da olmuştur. MHP İl Başkanı ve HAS Parti İl Başkanı bu konuda başı çekenlerdendir. Kendileri gelemedikleri gibi maalesef böyle bir toplantıya bir temsilci de gönderememişlerdir.

Burada tüm provokasyon girişimlerine rağmen bilgi, birikim ve tecrübesiyle bunlara izin vermeden 5 saatlik bir programı başarıyla yöneten Süha Alparslan Bey’den de takdirle söz etmez isek, haksızlık yapmış oluruz. Zira, Alaaddin Bey’in her sözünden sonra bir basın mensubu olmaktan daha çok holigan bir partili edasıyla hop oturup, hop kalkan ve sürekli ayakta bir şeyler söylemeye çalışan yılların eski kurtları Metin Ferah’la Oğuz Uçar’ı yerlerine oturtturmak her baba yiğidin harcı değildir. Hele program formatında olmadığı halde birilerinin gazıyla kürsüye fırlamaya çalışan ve maalesef bir mahallenin muhtarı olarak yaptığı iş dolayısıyla kamu görevlisi statüsünde olan cengaveri hem yerine oturtmak, hem de kendisine verilen gazların borularını kesmek ancak Süha Bey gibi tecrübeli bir siyasetçi ve basın mensubunun yapabileceği soğukkanlı hareketlerdi. Kendisini tebrik ederim.

Gelelim programın starına. Ben Alaaddin Yılmaz Bey’i siyasete girmeden çok önceden tanıyan, siyasete girdikten sonra da kendisini yakinen takip eden biriyim. Bu köşeden kendisiyle ilgili haklı yada haksız, doğru yada yanlış çok sayıda eleştiri ve övgü niteliğinde yazı yazdım. Okuyucularım bilirler ki, en ağır eleştirileri ben yazdım. En pervasız konuları ben dile getirdim.

Keşke akşamki program canlı bir şekilde bir ulusal kanalda yayınlansaydı. Emin olun Alaaddin Bey o programdan sonra Türk siyasi hayatında asla silinemeyecek bir iz bırakırdı. Çünkü Alaaddin Bey tek kelimeyle dün akşamki toplantının starıydı. Ama bu tek taraflı bir starlık değildi. Çok yönlü bir starlıktı.
Öncelikle hitabet müthişti. Hiçbir yazılı metin olmaksızın irticalen yaptığı konuşma nerede ise hatasızdı. Sorulan soruların hiçbirinde tekleme dahi yapmadı. Cevap vermediği hiçbir soru kalmadı. Buna CHP İl Başkanı’nın özellikle ve ısrarla sorduğu bel altı tabir edilen özel sorularda dahildi.

“Bolu’yla ilgili bir hayalim var” deyip konuşmalarına başlarken ve Bolu’yla ilgili yaptığı ve yapacağı projeleri heyecanlı bir şekilde anlatırken bir ara kendimi konuşmalarına hep “Bir hayalim var diye başlayan” özgürlük savaşçısı Martin Luther King geldi. Hele meydanla ilgili anlattıkları ve “Her kentin bir meydanı vardır ve Bolu’nun kent meydanı da en güzeli olacaktır” sözlerini Başkan’ın ağzından duyunca bağırasım geldi içimden “Yürü Başkan seni kim tutar!”

Çınar Otel’le ilgili yaptığı özeleştiri siyaseten her türlü alkışı hak etti bence. İlk defa iktidar partisine mensup sorumlu bir siyasetçi halk önünde “Yanlış yaptık” diyor ve özür diliyor. Dahası bütün samimiyetiyle bu meselede yanlış yapan İl Genel Meclisi Başkanı’na da bir top atarak, halk önünde özür dileme fırsatı veriyordu. Aynı fırsatı programı yöneten Süha Bey’de verdi İl Genel Meclisi Başkanı’na. Fakat tık yok. Yapmayın beyler! Daha fazla yıpranmanın bir anlamı yok. Madem halk içinde kendinizi savunacak, iki kelime edecek yüzünüz kalmadı Adalet ve Kalkınma Partisi’ni daha fazla yıpratmadan bulunduğunuz makamı terk etmesini bilin. Yoksa çok daha kötü durumlara düşersiniz.

Başkan Kent Meydanı Projesi’ni, Ulaşım Master Planı’nı ve şehrin diğer projelerini şüpheye yer vermeyecek şekilde bütün açıklığıyla kamuoyuna anlattı. Zannediyorum orada bulunan ehli vicdan sahipleri mutmain olarak bu toplantıdan ayrıldılar. Orada bulunup da hala Kızılay Meydanı’na katlı otel yapmayı düşünen yap-satçı zihniyet kanımca çok mahcup oldu. Çünkü Başkan çok net söyledi, “Kızılay Parkı Kent Meydanı’nın bir parçası olacak.”

Eğer Alaaddin Bey bunu başarır da bu şehrin tam ortasına 45 dönümlük Türkiye’de emsali olmayan bir kent meydanı yaparsa kimse kusura bakmasın bu meydanın adı da Alaaddin Yılmaz Meydanı olmalıdır. Çünkü onun bu meydan için vermediği savaş, cenk yapmadığı ne siyasi, ne bürokrat kalmıştır. Eğer Alaaddin Bey bunu başarırsa tartışmaya gerek yok, bu meydanın adı bellidir ALAADDİN YILMAZ KENT MEYDANI. Fakat meydanın Kızılay Parkı’nın olduğu bölümüne bir hatıra zincir çekilmelidir. Utanç zinciri. Bu zincir bir an seçilmiş olduğunu unutup, atanmış bürokratların ihtiras kuyruğuna takılan seçilmiş siyasilere ders olmalıdır. Ve bir plaketle zamanında zincir yerinde duruyor mu, durmuyor mu diye zincir nöbeti tutan bürokratların ve siyasilerin adları mutlaka zincirin yanına çakılmalıdır ibreti alem için.

Sonuç olarak, kimse sahte kabadayılık yapmasın. Bu toplantı bu şehirdeki yalın gerçekleri tüm çıplaklığıyla göz önüne sermiştir. Bu şehirde bir gece gündüz çalışan AK kadro vardır, bir de arıtma tesisinin yerini bilmeyen sahte kabadayılar.
Saygılarımla

Not: Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde AK Parti İl Başkanlığı’na kıymetli dostum, sevgili ağabeyim, ömrünün çok büyük bir bölümünü bu AK ve aydınlık davaya vermiş güzel insan Ömer Sayın Bey’in AK Parti İl Başkanlığı’na atandığını büyük bir memnuniyetle öğrendim. Şimdi içim rahat. Emanet sahibini buldu. AK Parti’ye bir emanetçi il başkanı yakışmazdı. Herkes bilir ki, Ömer Ağabey emanetçi olmaz. Allah hayırlı uğurlu etsin. Bu konuda Cuma günü kıymetli okurlarıma geniş bir analiz yapacağım.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.