19 Eylül 2018
  • Bolu14°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara13°C

NİŞASTA BAZLI ŞEKER

NİŞASTA BAZLI ŞEKER

14 Şubat 2011 Pazartesi 00:00

12 Eylül’de yoğunlaşan özelleştirme - yani kamu mallarını satma mantığı, hükümetler değişmesine rağmen dur durak bilmeden sürdürülüyor.

Vahşi kapitalizm mantığı ile tüm üretim araçları özel sektörde olmalı perspektif bu…!
Ancak yıllar geçtikçe bu mantığın çözüm olmadığı ortaya çıktı.
Hayati sektörlerde vahşi kapitalizmin ne sonuçlar verdiğini hepimiz gördük.
En somut örneği et sektörü; tam bir “u” dönüşü yapılarak Et ve Balık kurumu yeniden devreye sokuldu.
Diğer bir somut örnek ; şeker sektörü. Yaklaşık 50 yıldır Bolu’da da “şeker pancarı tohumu” üretimi yapılır. Son yıllarda Türkiye genelinde gerek tohum, gerek şeker pancarı üretimi kısıtlanmaya,şeker fabrikaları satılmaya başlandı.
Tek bir gerekçe vardı. Biz şekeri pahalı üretiyoruz. OYSA Fransa’da 600 dolara üretiliyor. Biz de de 600 dolara üretiliyor.
O zaman bu gerekçe geçersiz oluyor. İşin gerçek yüzü ortaya çıkıyor. “Devreye nişasta bazlı şeker” giriyor. Yani mısırdan elde edilen mısır şurubu olarak bilinen şeker. Maliyet 300-350 dolar yani normal şekerin yarı fiyatına.
Ne olacak daha ucuz onu tüketelim diyebilirsiniz, ancak işin iç yüzü öyle değil.

* Şeker pancarı 3 yıllık bir ürün, birinci yıl tohum üretirsiniz, ikinci yıl fide üretirsiniz, üçüncü yıl şeker pancarı üretirsiniz.
Şeker pancarı tarımı ile yaklaşık 500 bin çiftçi aile uğraşmaktadır. Hane halkı anlamında 2,5 milyon kişi eder.
Kırsal kesimde ayçiçeğine göre 4,4 kat, buğday tarımına göre 18 kat istihdam oluşturur.
Şeker fabrikalarında 30 bin işçi çalışmaktadır. Şeker pancarı melası ucuz yem hammaddesidir.
Döviz girdisi, taşımacılık sektörüne katkısı ekstrasıdır.
KISACA ülkemiz için kendi değirmenini döndüren devletten katkı istemeyen bir istihdam yuvasıdır.
Mısırdan elde edilen şeker vücutta fruktoza dönüşür. Fruktoz masum olmayan bir şeker cinsidir. İnsülin direncini tetikleyerek aşırı şişmanlığa - obeziteye yol açar.
Tokluk hissi vermeyerek kanserden kalp hastalıklarına ve karaciğer yetmezliğine kadar bir çok kronik hastalığın besleyicisidir.
İşte sağlık yönüne önem veren bir çok ülke N.B.Ş üretiminin kotasını %1’lerde tutarken biz de bu kota %10 iken %15’lere çıkartıldı.
Üstelik N.B.Ş elde edilen mısır ABD’den ithal ediliyor. Döviz gidiyor.
Türkiye’de gıda maddelerinde kullanım %30, gayri resmi olarak %50 -80 telaffuz edilmektedir.
Anlayacağınız;
1- Çiftçimiz devre dışı bırakılıyor- İşsiz kalıyor
2- Mısır alınarak döviz gidiyor
3- En önemlisi insan sağlığı göz ardı edilerek, sağlıksız beslenen bir toplum yaratılıyor.

N.B.Ş üreten beş büyük firma var, yarıdan çoğunu üreten “CARGİLL” şirketi, hatırlarsanız bu firma ile çevre kirliliği konusunda problemler yaşanmış, ABD başkanı ile T.C başbakanı telefon görüşmesi ile sorunu çözmüşlerdi….!
Bisküvi, cola üreticileri, hazır meyva , çikolata, gofret,kek, tatlandırıcı gerektiren bir çok üründe sırf ucuz olduğu için -insan sağlığını hiç gözetmeksizin-mısır şurubunu ( Zehir…!) kullanıyorlar.

Not : Daha detaylı ve teknik bilgi için internette N.B.Ş yazın yeter. Oku oku bitmiyor…!
 


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.