21 Eylül 2018
  • Bolu19°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara17°C

DAĞKENT MAHALLESİ MUHTARI MUAMMER ÖZKAN: “KÜMESLER CANIMIZA TAK ETTİ”

Dağkent Mahallesi Muhtarı Muammer Özkan: “Kümesler canımıza tak etti”

15 Şubat 2011 Salı 00:00

Mahallelerinin yakınında kümeslerin bulunduğunu ve kümeslerin mahalle de kötü kokuya sebep olduğunu ifade eden Muhtar Özkan, bu nedenle pek çok sakinin Dağkent'ten ayrılmayı düşündüğünü söyledi. Muhtar Özkan, konunun çözümü için gerçekleştirilen girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirtti.

Röportaj: Mehmet Korkusuz

Dağkent Mahallesi Muhtarı Muammer Özkan'la yaptığımız röportajın ilk bölümünü dün yayınlamıştık. Röportajımızın ikinci ve son bölümünde de mahallelerinde yaşadıkları sorunları anlatan Muhtar Özkan'ın birbirinden çarpıcı açıklamaları şöyle:

Yerel yönetimlerle ilişkileriniz nasıl?

Benim yerel yönetimlerle bir uyuşmazlığım olmaz. Merkezden uzak bir mahalle olsak da hizmet alımında bir problemimiz yok. Örneğin çöp toplama da bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama ben istiyorum ki mahallemin asfaltı ve bordürleri düzgün olsun.

Bizim mahallemizde çözemediğimiz büyük bir sorunumuz var. Mahallemizin 500 metre yukarısında kümesler var. Ve zaman zaman kümeslerin kapı ve pencereleri havalandırma amacıyla açılıyor. Açılmasıyla da çevre pis bir kokuyla kaplanıyor. Bu kötü koku mahallemizin cazibesini de yok ediyor. Dışarıdan gelen bir insan doğayla iç içe olması nedeniyle mahallemize hayran kalıyor. Ama kötü koku o hayranlığı yok ediyor. Bu konuyu biz belediye yetkililerine ilettik ve bize kümes yapımının yasaklanacağı bildirildi. Ama bahsettiğim kümeslerin ruhsatı 5 sene önce alındığı için bir müdahale de bulunamayacağı açıklandı. Örneğin hükümet İstanbul'da bir eğlence mekânının fazla gürültü çıkardığı gerekçesiyle 23.59'da kapanacağına karar veriyorsa ve bu insan sağlığı açısından çok da önemliyse benim mahallemde ki kokuya da çözüm bulunabilir. Bundan sadece Dağkent, değil çevre bölgelerde rahatsızlık duyuyor. Buna acilen bir çözüm bulunması lazım. Bugüne kadar yetkili mercilerle yazışmalarımız çok oldu. İmza kampanyaları düzenledik. Topladığımız imzaları Valiliğe ve Belediye'ye ilettik. Onlarda bizi örneğin Çevre ve Orman Müdürlüğü'ndeki yetkiliye yönlendiriyorlar. Oraya gittiğimizde bize güzel güzel konuşuyorlar, hoş geldiniz diyorlar, güle güle der gibi bize çay ikram ediyorlar. Ama çözüm noktasında bir sonuca ulaşamıyoruz. Yani çay içirip bizi yolcu ediyorlar.

Mahalle sayısı 25'ten 42'ye çıktı. Siz bu artıştan dolayı hizmet alma noktasında bir mağduriyet yaşıyor musunuz?

Tabi ki istediğimiz hizmeti zamanında alamadığımız oluyor. Yani sorun sadece zamanlamasında oluyor. O nedenle mahallemizdeki toz toprak içinde olan yollara köylerde kullanılan sarı malzemeleri kullanmak zorunda kalıyoruz. Buranın sakinleri hep emekli. Buraya gelen insanlar kafa dinlemeye geliyor. Mahallemizde yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle pek çok sakinimiz buradaki evlerini satmayı ve mahallemizi terk etmeyi düşünüyor. Ama Belediye'den istediğimiz talepler birinci seferde olmasa da ikinci sefer de karşılanabiliyor.

Mahallenizde yaşadığınız başka sorunlar neler?

Bizim bir önemli sorunumuz da mektuplarımızın evlere tam ulaştırılmaması. Mahallemizde adres tespitinde güçlük çekiliyor. PTT görevlisi mahallemize geldiğinde adresi bulmak da güçlük çekiyor. Ondan sonra ben mihmandarlık yapmak zorunda kalıyorum. Acil olan evraklar olduğunda ben PTT görevlisini yönlendiriyorum. PTT bölgemizde iyi hizmet veremiyor. Ödemesi yapılan evraklar sahibine ulaştırılamıyor. PTT görevlileri evrakları evlere bırakmıyor, posta kutusuna bırakıyor. Yağmur yağdığında vatandaşın evrakları posta kutusunda çürüyüp gidiyor. Bu konuya ilişkin olarak PTT müdürüyle görüşmelerimde oldu. Bunun için tatlı sert tartışmamızda oldu. Ama sorun bir türlü çözülemedi. Öğrendiğime göre, Dağkenti köy statüsüne koymuşlar. Hani köylerde muhtarlıklar olmadığı için postacılar köy kahvesine gidip evrakları bırakıyorlar. Şu an PTT gözünde köy statüsündeyiz. İmza karşılığı verilmesi gereken evraklar bir şekilde sahiplerine ulaştırılıyor ama diğerleri posta kutusuna bırakılıyor. En büyük sıkıntıyı biz PTT'nin hizmet verememesinden yaşıyoruz. Pek çok defasında evrakları ben almak zorunda kalıyorum.
Mahallemiz açık bir alandan oluştuğu için araçlarla getirilen hayvanlar mahallemize bırakılıyor. Genellikle köylerden getiriliyor bu hayvanlar. O nedenle biz mahallemizde ki çöp konteynırlarının kaldırılmasını istemedik. Çünkü yiyecek bulmak isteyen hayvanlar dışarıya bırakılan çöplerin içinden kendisine yiyecek bulabilmek için dağıtıyor. Çöpler çevreye dağılınca da çevrede çok kötü bir görüntü oluşuyor.

Peki, bu soruna ilişkin bir çözüm getirildi mi?

Bu konuda sıkıntı yaşamıyoruz. Belediye'nin barınağını arıyoruz. Yetkililer de gelip başıboş hayvanları alıyorlar ve barınağa götürüyorlar.

Son açıklamalarınızı nelerdir?

Her muhtar arkadaşımda aynı şeyi söylüyordur ama mahallelerdeki ihtiyaçlar öncelik sırasına göre giderilmelidir. Biz gençlerimizin sağa sola gitmemeleri, mahallelerinde vakit geçirebilmeleri için voleybol ve basketbol oyun alanı yaptırdık. Birkaç eksiğimiz daha var, onlarda tamamlandığında kullanılabilir hale gelecek. Belediye'yle diyaloglarımız iyi. Belki istediğimiz gün alamasak da hizmeti bir şekilde alabiliyoruz.

Ben son olarak biz muhtarların sesini duyurmalarına imkân tanıdığınız için Bolu Gündem gazetesine teşekkür ediyorum.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar