15 Kasım 2018
  • Bolu7°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara8°C

MUASIR MEDENİYETE 850 ADET YENİ IŞIK YAKILDI, SAHTE ATATÜRKÇÜLER HABERİNİZ VAR MI

MUASIR MEDENİYETE 850 ADET YENİ IŞIK YAKILDI, SAHTE ATATÜRKÇÜLER HABERİNİZ VAR MI

22 Şubat 2011 Salı 00:00

Geçtiğimiz yerel seçimlerde en özgün seçim müziğini Saadet Partisi kullanmıştı. “Fark var, seninle benim aramda fark var” diye başlayan bir rep tarzı müzik parçasını Saadet Partisi seçim müziği olarak kullanmıştı. Sonuçlara ne derece tesir etti bilmem ama, müzik kulağa son derece hoş geliyordu.

Bolu Belediyesi’nin üniversiteyi yeni kazanan tüm Bolulu gençlere ayrım yapmaksızın 850 adet laptop dağıttığını duyduğumda aklıma nedense o güzel seçim müziği geldi. Müziğin sözlerini biraz değiştirdim. “Fark var, AK Parti’yle CHP arasında fark var. Fark var, AK Parti zihniyetiyle CHP zihniyeti arasında fark var.”

Şimdi konuyu bilmeyenler diyecek ki, yine siyaset yapmışsın, partizanlık yapmışsın, fark nerede var diyecekler. Fark şurada kıymetli okurlar. Bundan yaklaşık 8 (sekiz) yıl önce CHP’li Belediye Başkanı (Hoş, CHP’li mi DSP’li mi bir türlü bilinemedi ama) Yüksel Ceylan, Kent Bilgi Bankası kurdurmak için bir firmaya 450 (dört yüz elli) bin TL peşin ödeme yaptı. Bu firma parayı aldıktan sonra ortadan kayboldu. Bu konuyla ilgili Belediye firma aleyhine açtığı davayı kazandı. Fakat ortada ne para kaldı, ne firma kaldı.

Bolu’nun 8 yıl öncesinin parasıyla 450 bin TL’si basiretsiz, Yüksel Ceylan yönetimi tarafından tabiri caizse sokağa atıldı. Ne acıdır ki, bir tane sivil toplum örgütü, bir tane vicdanı kararmamış sağduyu sahibi CHP’li ve esas garibi AK Parti hariç Bolu’da siyaset yapan siyasi partilerin hiçbiri bu konuyla ilgili ne bir açıklama yaptılar, ne de kamuoyuyla bu meseleyi paylaştılar. Korkarım birçok siyasi parti yöneticisi, sivil toplum örgütü yöneticisi bu meseleden haberdar bile değil.

 2003 yılında Bolu Belediye bütçesi yıllık yaklaşık 17 milyon TL yani sokağa atılan para bütçenin yaklaşık 35’te 1’i. Bir Allah’ın kulu da çıkıp, bunun hesabını sormadı. Soramadı. Allah bilir seçimleri AK Parti kazanmasa bu konu gündeme bile gelmeyecekti. İşte devletçi, CHP zihniyeti. Halk kim ki hesap versin? Ben şimdi bekliyorum, bakalım bu zihniyet sahipleri utanmadan Bolu Belediyesi’nin bedava laptop dağıtımına bir bahane ve bir mazeret bulacak mı? Şimdi ben bazılarınızın ‘Ya bu kadar da olmaz!’ dediğini duyar gibiyim. Olur olur. Bal gibi olur.

AK Partili Bolu Belediyesi temsil ettiği zihniyetin bir tezahürü ve yaklaşımı olarak 2 yıldır üniversiteyi kazanan Bolu doğumlu gençlere dizüstü bilgisayar dağıtıyor. Hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir fark gözetmeden, hiçbir torpil, kayırma, hatır gönül devreye girmeden, tıpkı temsil ettiği adalet misyonu gibi adil, bu bilgisayarı alabilmek için yalnızca iki şart var. Bir, Bolu doğumlu olmak. İki, dört yıllık üniversite kazanmak.

Çocuğun daha önce bilgisayarı varmış, yokmuş, zenginmiş, fakirmiş hiç fark etmiyor. Bunu kazanan çocuk bu hediyesini almaya giderken kendisinin hak etmesinin onur ve gururunu taşıyor. Müthiş bir psikolojik teşvik. İşte AK Parti’nin temsil ettiği misyonun ikinci ayağı: Kalkınma. Nasıl başlayacak kalkınma?  İşte böyle.

Sahte Atatürkçüler size sesleniyorum. Bu ülke nasıl muasır medeniyet seviyesine ulaşacak?  El altından ümmeti Muhammed’in tüyü bitmemiş yetiminin hakkını bilmem hangi sebeple (Biliyorum da tazminat ödememek için açıklayamıyorum) tanımadığınız, bilmediğiniz insanlara yedireceksiniz, hesabını vermeyeceksiniz, veremeyeceksiniz ama siz her ne hikmetse doğuştan büyük Atatürkçü olacaksınız.

Fakat bu ülke gerçek anlamda kalkınsın, gerçek anlamda Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşsın diye canla başla çalışanlar, Atatürk’ün ‘Cumhuriyeti ben kurdum, fakat size emanet ediyorum’ dediği Türk gençliğine gerçek anlamda hem maddi olarak, (Burslarla, yurtlarla, teknolojik destekle) hem de manevi olarak (Alkol, sigara, kumara getirilen yasaklar) sahip çıkanları Atatürk düşmanı diye lanse edeceksin öyle mi?

Kim ne derse desin bu yıl ikincisi yapılan Bolu Belediyesi’nin üniversiteyi kazanan Bolulu gençlere laptop dağıtım etkinliği muhteşem bir etkinliktir. Fakat bu yalnızca bir etkinlik değildir. Bu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin felsefesinin özümsenmiş bir tezahürüdür. Başta Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz Bey olmak üzere bu projenin her safhasında görev alanları ve özellikle de fikir mimarisini bir Bolulu olarak yürekten kutluyorum.

Ve buradan Yüksel Ceylan’a sesleniyorum. Bu işler milletvekili adayı olabilmek için yalakalık olsun diye Bolu’nun malı olan tarihi altı oklu vazoyu Deniz Baykal’a hediye etmeye benzemez. Artık bu Kent Bilgi Sistemi’nin hesabını biz Bolululara ver. Bak vazo ne sana yaradı, ne Deniz Baykal’a yaradı. Sen ve arkadaşların bu 450 bin TL’nin hesabını vermeden rahat uyuyacağınızı zannetmeyin. 120 bin kişinin eli yakanızda.

 Saygılarımla


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.