26 Eylül 2018
  • Bolu12°C
  • İstanbul15°C
  • Ankara13°C

İŞTE AZMİN ZAFERİ!

İşte azmin zaferi!

02 Mart 2011 Çarşamba 00:00

 

Ömer Aşık, 9 yaşındayken geçirdiği kötü bir kaza sonucu yaşamının geri kalanına bedensel engelli olarak sürdürmek sorunda kalmış. Ama umut ve yaşama sevinci Ömer’in yaşamından hiç eksik olmamış. Ömer Aşık, bütün zorluklara rağmen kazanan bir hayatın yol hikayesi. 

 

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN

Değerli dostum Fizyoterapist İlhan Kurt’la birlikte Ömer’in yanına giderken biraz endişeliydim. Sonradan bedensel engele sahip olan bir insanın gözünün içine baka baka “Nasıl oldu bu kaza” demek çok zor. İlhan endişelenmemem gerektiğini çünkü Ömer’in hayata sıkı sıkıya tutunmuş biri olduğunu söyledi. Ömer’i görünce İlhan’ın ne demek istediğini anladım. Ben uzunca bir süredir tepeden tırnağa umut olan ve gözlerinin içiyle gülen bir insan görmemiştim. Ömer bizi santral memuru olarak görev yaptığı Emine Mehmet Baysal Lisesi’nin kapısında karşıladı. Sonra okulun kütüphanesine geçtik hep birlikte. Ömer bize getirdiği demli çayların eşliğinde yaşadıklarını anlattı.

 

Sormak zor ama okuyucularımızın senin hayatını daha iyi anlayabilmeleri için sormak zorundayım. Sen doğuştan bedensel engelli değilsin. Nasıl oldu bu kaza? 

 

9 yaşındaydım. Arkadaşımla birlikte evimizin balkonunda oyun oynuyorduk. Elimizde eski alüminyum duş kordonlarından vardı. Duş kordonun bir ucu bendeydi diğer tarafından da arkadaşım tutuyordu. Arkadaşım yüksel gerilim hattının ve sanayi hattının bağlı olduğu direğe duş kordonun ucunu atınca yüksek gerilim hattından gelen elektrik beni çarptı ve bedensel engelim o zaman meydana geldi.

 

Bu vahim kaza sonucu hayatında çok büyük değişiklikler oldu. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Öğrenim hayatında aile hayatında zorluk çektin mi?

 

Benim yaşadığım kazada bir nevi avantajım bu kazayı küçük yaşta yaşamam oldu. Bu kazanın küçük yaşta başıma gelmiş olması benim hayatımda çok büyük değişiklik yapmadı. Küçük yaşta yaşadığım için çok büyük bir zorluk yaşamadım. Çocuk olduğum için yaşadıklarım oyun gibi geldi. Okul hayatımda ilköğretimde ve lisede öğrenim gördüğüm süre içersinde hem yakın çevrem hem arkadaşlarım öğretmenlerim hem de ailem her konuda ban yardımcı oldular. Onarlın sayesinde hayatı çok sevdim ve yaşama tutundum diyebilirim.

 

Ben seni inanılmaz pozitif gördüm. Bedensel engeli olmayan bir çok hatta büyük çoğunlukta ki insandan daha pozitifsin inanılmaz bir yaşam enerjin var…

Ben yaşamaktan hiç bıkmadım ve yılmadım. Bu durum bir kere başımıza geldi. Artık bu durumun geri dönüşümü de yoktu. Pek fazla elimizden gelen bir şey olmayacağı için elimden ne geliyorsa onu başarmak için çaba gösterdim. Yaşadığım olay sonra hayatımda bir çok şey kısıtlandı. Bende elimdekilerle yaşamın tadını çıkartmaya çalıştım. Benim en büyük destekçim yakın çevremdeki arkadaşlarım oldu. dışarıdaki arkadaşlarım oldu. ilköğretim hayatımda pek fazla zorluğum olmadı. İlköğretimde okurken protez kullanıyordum ben. Ama lisede güdük uçlarımda yara çıkmaya başlayınca mecburen proteze ara verdim. Ben daha önceki ismiyle Abant lisesinde eğitim görüyordum. Daha sonra okulumuz bu binaya taşındı.

Okul hayatında hiç zorluk yaşamadın mı?

Evet, biraz yaşadım. Benim sınıfıma gidebilmek için kullanabileceğim herhangi bir asansör yoktu. Bazı sıkıntılar yaşadım. Maalesef bu durum her yer için geçerli. Bedensel engele sahip olan insanlar eskiden çok düşünülmemiş daha yeni yeni düşünülüyor. Yapılan binalarda bizim kullanımımıza uygun koşullar oluşturuluyor. Atatürk İlköğretim’de okuduğum ilk engelli öğrenci bendim. Sonradan okul yönetimi benim özel durumumu değerlendirerek bana yardımcı oldu.

Röportajımız devam edecek…


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.