21 Eylül 2018
  • Bolu24°C
  • İstanbul26°C
  • Ankara28°C

KARTALA BARAJ MI OLUR?

KARTALA BARAJ MI OLUR?

15 Nisan 2011 Cuma 00:00

 Hak ve Eşitilik Partisi kısası HEPAR olan parti Güneydoğu da süregelen terörle mücadelede üstün başarılar elde eden bu konuda basılı eserleri bulunan emekli General Osman Pamukoğlu'nun partisi olarak tanınıyor. Kısa sürede ülkedeki örgütlenmesini tamamlayan Hak ve Eşitlik Partisi 2011 genel seçimlerine katılıyor.

Hiçbir siyasi parti ile hiçbir siyasi oluşumla ittifak yapmadan seçimleri katılan Heparlılar baraj sorunlarının olmadığını partilerinin ambleminin kartal olduğunu “Kartala baraj mı olur?”, “Kartallar yüksek uçar” diyerek diğer siyasi partilere meydan okuyorlar.
Hepar'ın üç adayından ikisi kadın. Bu sıralama ile de farklılıklarını ortaya koyduklarını söyleyen Heparlıların adaylarından Hülya Özdemir ise başörtülü.Bu açıdan da bakıldığında partinin zengin bir alt yapıya sahip olduğunu ön yargılardan arınmış bulunduğunu görebiliyoruz.

İŞTE Hepar'ın Bolu adayları, özgeçmişleri düşünceleri;

HEPAR Bolu 1'inci sıra Milletvekili Adayı Habip Arslan
Ben Osman Pamukoğlu'nu ilk kez televizyon programında gördüm. Hulki Cevizoğlu ile yaptığı programı sabaha karşı bitti. Program sonunda uyuyamadım. O vakit bu vakit Osman Pamukoğlu'nun peşindeyim. İzmir'de miting yaptı, gittim. Adana'da miting yaptı, gittim. Osman Paşamın özü sözü bir. Elbette yüzde 10 barajını aşacağız. Baraj sorunumuz yok. Partimizin 400 üyesi var. Her gün üye olmak isteyen Bolulular partimize müracaat ediyorlar. Bolu'nun ilçelerinde de örgütlüyüz.Bize ilçelerden de oy gelecek.

HEPAR öncesinde hiçbir siyasi partiye üye olmamıştım.

1957 yılında Seben'in Bakırlı köyünde doğdum. Köyümüzde okul olmadığı için ilkokulun ilk iki senesini Tepe Köyü'nde okudum. Ardından köylüler birlik olup köyümüze ilkokul inşa ettirdi ve ilkokulu köyümde tamamlama imkanım oldu. Köyde koyun yetiştiriciliği yapıyorduk ve askere gidene kadar bu işle uğraştım. Askerlik sonrası Bolu'dan evlendim. Sigortalı bir iş sahibi olmak için Bolu'da Devlet Su İşleri'nde işe girdim. 4 ay burada çalıştıktan sonra Bolu Cezaevi'nde gardiyanlık sınavı yapılacağını öğrendim. Sınava girdim ve sonuçta gardiyan oldum. Orada da 1979-1981 yılları arasında görev yaptım. Ardından uluslar arası tır şoförlüğüne başladım. 2002 yılında emekli oldum ve şu an Yukarı Çarşı da esnaflık yapıyorum.
Daha önceden Bülent Ecevit'e bir sempatim vardı. Ancak siyasi yaşamım ilk olarak HEPAR'la başladı.
Diğer siyasi partilerde bir ışık alamadığım için hiçbir siyasi harekete katılmadım. Ama Osman Pamukoğlu'nu farklı olduğunu düşünüyorum. Kendisi dürüst ve cesur. Özellikle PKK'ya karşı ortaya koyduğu mücadeleler beni çok etkiledi. Bu nedenlerle Pamukoğlu'nun hareketi henüz cenin halindeyken partiye katılmaya karar verdim ve HEPAR kurulduğu günden bu yana partide görev aldım.

Meşküre Kaya:
1963 yılında Artvin'de dünyaya geldim. Çiftçi bir ailenin kızıyım ve 7 kardeşiz. Köyde doğup büyüdüğüm için oldukça mutluyum. İlkokulu Artvin'de okudum. Ortaokul ikinci sınıfta girdiğim sınav sonucu İstanbul Üsküdar Kandilli Kız Lisesi'nde yatılı ve ücretsiz olarak okudum. Lise mezuniyetimin sonrasında memurluk sınavlarına girdim ve sonucunda milli eğitimde memur olarak göreve başladım.

Ama bugünkü sınavlara baktığımızda benim girdiğim dönemki sınavlara benzemiyor. Ortaya hep bir şeylerin karıştığını öğreniyoruz. KPSS ve YGS bunların örneklerini oluşturuyor. Çeşitli şaibeler var ama kimse bu şaibe iddialarını kabul etmiyor. Sokakta yürüyen insanları görünce bunların doğruluk paylarının olduğuna da inanıyorum. Çünkü o insanlar sokaklarda boş yere yürümüyorlar. 1987 yılında evlendim ve 1 kız çocuğu annesiyim. 3 yıl önce emekli oldum.

Cumhuriyetten taviz verilmesini istemem. O ilkelerin muhakkak muhafaza edilmesi gerek. Ben haksızlığa tahammül edemeyen bir yapım olduğu için bu partide yer alıyorum. Çünkü ben tüm insanların eşitliğine inanıyorum. Herkesin her şeyinin olması gerektiğine inanıyorum. Genel Başkanımıza büyük hayranlık duyuyorum. Bu ülke bizim. Biz bu ülkede yaşayan herkesi seviyor kimseyi birbirinden ayırmıyoruz. Doğu batı ayrımına karşıyım. İnsanlara insan oldukları için değer verilmeli diye düşünüyorum.
Habip Arslan'ın birinci sırada olması bir haktı. Çünkü kendisi partimiz kurulduğu günden bu yana içinde yer alan bir isim. Benim Bolu'dan Artvin doğumlu bir milletvekili adayı olmam bazı çevreler tarafından yadırganabilir diye düşündük. Bu eleştirileri kınamıyorum ama biz insanız. İnsanları bölge ya da şehir olarak ayırmak istemiyoruz. Herkes her yerde çalışabilir. Ben Artvin'de doğdum diye başka bir şehirde hizmet yapamaz mıyım, çalışamaz mıyım? O nedenle bu eleştiriyi kınamıyorum ama doğru da bulmuyorum. Önemli olan bizlerden birinin Meclis'e girmesi. Bunun kim olduğu önemli değil.

Biz halkın içindeyiz. Bugün Bolu'da büyük bir işsiz nüfus var. Ve bu nüfusun büyük bölümü işsizlik nedeniyle il dışına göç etmek zorunda kalmış. Bulanlardan bazıları da asgari ücretin de altında bir ücretle çalışmak mecburiyetinde kalıyor. Şu an Bolu'da iş var deniyor ama bence işsizlik hâkim Bolu'da. Bence en büyük sorunu da işsizlik oluşturuyor. İnsanlarımız artık tüketim toplumu haline geldi. Hemen hemen her şeyi satın alma yoluna gidiyorlar. Bu nedenle de üretmiyorlar.
Bolu'da yaşadığım için kendimi şanlı hissediyorum. Bu nedenle de çok mutluyum. Bayan seçmenlerimiz bayan siyasileri, adayları karşılarında gördüklerinde büyük mutluluk duyuyorlar. Onlara güvenip, rahatlıkla isteklerini dile getirebiliyorlar. Ben bugüne kadar hep olumlu tepkiler aldım.
Türkiye genelinde HEPAR'ın 431 milletvekili adayı var ve bu rakamın yüzde 22'si bayanlardan oluşuyor. Biz bu seçimde baraj sorunu yaşamayacağız. Bu seçimde meclis'te olacağımıza inanıyoruz. Başka ne söyleyebilirim. Kartala baraj olmaz, kartallar her zaman yüksekten uçar.

Hülya Özdemir:
1973 yılında Bolu'da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Bolu'da tamamladım. 1995 yılında evlendim ve iki çocuk annesiyim. Eşim Osman Pamukoğlu'nu takip ediyordu. Onun da etkisiyle ben de takip etmeye başladım. Kan Uykusu'nu izledim. Genel Başkanımızın askere vermiş olduğu değer beni oldukça fazla etkiledi. Sınırda yaşadığı çatışmaları öğrendiğimde etkilendim. Daha sonra Ankara'da Parti Meclisi Üyeliği de yaptım. Toplantılara sürekli katıldım. Genel başkanımızın kendisiyle birebir görüşmelerimiz de oldu. Dürüstlüğüne oldukça inandığım bir insan. Komşu illerdeki mitinglerde de yer aldım.

Milletvekili adaylığı gönlümde vardı. Ben lise mezunuyum. Üniversiteyi kazandım ama okuyamadım. Bugüne kadar üniversite mezunu olan, okumuş kişilerin daha ön planda olmasının gerektiğini düşündüm. O nedenle bugüne kadar sesimi çıkarmadım.

Devlet bütçesinden yardım alan bir parti değiliz. İki buçuk yıldır halkımızdan aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz. Tamamen üyelerimizin olanaklarıyla ve kendi olanaklarımızla ayakta duruyoruz. Bayan bir milletvekili adayı oluşum ve başörtülü oluşum insanların çok hoşuna gidiyor. Kendimizi kapı kapı dolaşarak tanıtıyoruz. Benim başörtülü olduğumu görüp, beni mevcut iktidarın adayı olduğumu sanıp yüzüme kapı kapatanlarda çok oldu. Ya da kapıyı açıp içeriye buyur edip kahve ikram eden insanlarda oldu. 22 yıldır başörtülüyüm. Lise bitirdikten sonra örttüğüm başımı daha sonra hiç açmadım. Ben böyle rahatım. Toplumun başörtüme karışmaması gerektiğinden yanayım. Fakat bu örtünün sembolize edilmesinden de yana taraf değilim. Başörtülü bayanların Meclis'te yer almasını istiyorum ama kanunlar ne gerektiriyorsa onu yapacağım. Meclis'e gitmeye hak kazanmam halinde kanunlar başımı açmamı gerektiriyorsa da açacağım. Yasalara saygılıyız.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.