16 Kasım 2018
  • Bolu2°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara0°C

MHP MİLLETVEKİLİ ADAYI MURAT YAPICI: HERKES AYAĞINI DENK ALSIN

MHP Milletvekili Adayı Murat Yapıcı: Herkes ayağını denk alsın

31 Mayıs 2011 Salı 00:00

MHP Milletvekili Adayı Murat Yapıcı, hükümetin sivil demokrasi adı altında yeni bir anayasa hazırlayıp, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını yeniden tanımlamaya çalıştığını belirttiği açıklamasında sert açıklamalarda bulundu. Yapıcı, “Türkiye Cumhuriyeti şehit kanlarıyla kurulmuş bir devlettir. Kuruluş felsefesi TÜSİAD toplantılarındaki gibi Abant’taki toplantılardaki gibi oluşturulmamıştır. Kanla oluşturulmuştur. Herkesin ayağını denk alması gerekmektedir” dedi.

MHP İl Başkanlığı tarafından Prestige Otel’de düzenlenen organizasyonla MHP Milletvekili adayları Murat Yapıcı ve Mehmet Faruk Yazgan mahalle ve köy muhtarlarıyla bir araya geldi. Yemek öncesi muhtarlara açıklamalarda bulunan Yapıcı, Türkiye’de siyaseten ciddi gelişmeler olduğunu belirtti. Geçmişte Türkiye’de sağ-sol, Alevi-Sünni çatışmalarının körüklendiğini ifade eden Yapıcı, şimdi de Türkiye’nin etnik çatışma ortamına sürüklenmek istediğini söyledi.

“ANAYASA KONUSUNDA GÖZ BOYAMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Yapıcı konuşmalarında, “Ülkemizde ne yazık ki, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünden rahatsızlık duyanlar var. Anayasa’nın ilk 3 maddesinden rahatsızlık duyanlar vardır. Oysaki bu maddelerde bizim devletimizin bir Cumhuriyet olduğu; laik, sosyal ve hukuk devleti olduğu, bayağının ay yıldızlı al bayrak olduğu, başkentinin Ankara, milli marşının İstiklal Marşı olduğu, dilinin de Türkçe olduğu belirtilmektedir. Bunlardan Bolu’daki hiçbir muhtar arkadaşımın hiçbir rahatsızlık duymadığını, bunların ilelebet korunması gerektiğine inandığını belirtmek istiyorum. Ama Anayasa konusunda göz boyamaya çalışmaktadırlar. Diyorlar ki, bu kadar geniş bir Anayasa olmaz, bu kadar teferruatlara yer verilmez. Onun için sivil demokrasi adı altında yeni bir anayasa yapılarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı yeniden tanımlanarak bu ülke yeniden dizayn edilmesi gerekecekmiş. Türkiye Cumhuriyeti şehit kanlarıyla kurulmuş bir devlettir. Kuruluş felsefesi TÜSİAD toplantılarındaki gibi Abant’taki toplantılardaki gibi oluşturulmamıştır. Kanla oluşturulmuştur. Herkesin ayağını denk alması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti gelişigüzel sokakta bulunmuş bir ülke değildir. Türk milliyetçisi olarak bizler bunu demokrasi içinde oyla, hukuk çerçevesi içinde 12 Haziran Seçimi’nde vatandaşımızın teveccühüyle değişeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

YAPICI, BASINI ELEŞTİRDİ
Açıklamalarının devamında basın yayın organlarında görev alan gazeteci ve köşe yazarlarına yönelikte bulunan Yapıcı, “Sokaktaki ABD ve AB destekli basının ve bazı satılmış köşe yazarlarının 12 Haziran’da gerçeği göreceklerini, Türk Milleti’nin değerlerine saldırmayacaklarını, Türk Milletine tabi olacaklarını söylemek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“TERÖRLE MÜZAKERE DEĞİL, MÜCADELE EDİLMELİ”
Seçim barajı nedeniyle 12 Haziran Genel Seçimleri’nde Meclis’e üç partinin gireceğini ifade eden Yapıcı, şöyle konuştu: “Bu üç siyasi partinin terör, anayasa ve etnik temelli siyaset ve Türk devletinin dili konusundaki tavırlarını lütfen inceleyiniz. Diğer iki siyasi parti Türk devletinin ikinci bir dilinin olabileceğini söylemektedir. Her iki partiden biri belediyelerde özerklik, diğeri demokratik özerklik sistemini benimsemektedir. Bu süreci herkesin elini vicdanına koyarak değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle terör konusunda terörle müzakere değil, mücadele edilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü hiçbir devlet isyancılara karşı müsamaha göstermez. Teröristlerin cezalandırıldıklarında kutsandığı, tören yapıldığı bir başka ülke daha yoktur. Bunların hepsini siz muhtarlarımızın dikkatine sunmak istiyorum.”

“MEMURDAN, İŞÇİDEN, KÖYLÜDEN YANA BİR TAVIR ALINMALI”
Yapıcı açıklamalarının sonunda şu ifadeleri kullandı: “9 yıllık AKP iktidar süreci yaşadık; ancak gelinen nokta çok hassas bir nokta. Bu süre zarfında çalışarak üreten toplumun her kesiminin büyük sıkıntıları olmuştur. Bu ekonomik çöküş ciddi anlamda geçinme zorluğu toplumumuzda ahlaki dejenerasyona yol açmıştır. Bizim aile kurumumuzu yıpranmaya doğru getirmiştir. Bizim için en büyük tehlike budur. Bunu önlemenin tek yolu ekonomide memurdan, işçiden, köylüden yana bir tavır almak.”
Yapıcı’nın açıklamaları sonrası yenen yemeğin sonrasında toplantı sona erdi.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.