20 Kasım 2018
  • Bolu13°C
  • İstanbul13°C
  • Ankara15°C

BOLUSPOR GENEL KURULU

BOLUSPOR GENEL KURULU

02 Haziran 2011 Perşembe 00:00

Bir genel kurul yapıldı. Önce, seçilen yönetim kurulunun Boluspor'u Süper Lig hedefine ulaştırma yolunda gerekenleri yapacağına inanıyorum ve başarılar diliyorum. Bu yönetimde olmamı isteyerek teklifte bulunan Necip Çarıkçı'ya yoğun iş tempom nedeni ile yönetimde yer alamayacağımı bildirirken, aslında içeride olmamamın üzüntüsü yaşadım. Çünkü benimde Boluspor ile ilgili hayallerim, projelerim vardı. Ama faydalı bir şeyler yapmak için mutlaka yönetimde olmaya da gerek yok aslında. Dışarından da bunları yerine getirmek için çalışacağım, Her neyse konumuz bu değil !
Genel Kurullar önceki yönetim açısından performans değerlendirmesinin yapıldığı, başkan adayları için ise projelerini ve hedeflerini anlatma yeridir.

Ama ne yazık ki bu genel kurulda hiç biri olmadı. Olamadı.

Geldi geçti. Bundan fazlasını söylemek zarar vereceğinden bu konuyu burada kapatıyorum.

Sevgili Boluspor Yönetimi ;

Çok zor bir dönemde görev aldınız. Süper Lig yolunda son yıllarda yaşadığımız hayal kırıklıkları, bunun yarattığı olumsuz hava ve bir umutsuzluk ortamında görev aldınız. Bir sezon öncesi 10.haftaya kadar benimde payım olan sportif, ticari ve kurumsal başarısızlık gerçekten olumsuz bir hava yarattı. Söyleyeceklerim bu yaşadıklarımızın bir daha yaşanmaması için sesli olarak düşündüklerimdir. Birlik ve beraberlik bunu başaramayacak ağızların bile diline dolaşmış bir kavram olsa da, gerçektende önce yönetim beraberliği her şeyin başı olacaktır.

Sayın Başkan ;

Lütfen görev dağılımını yetkiyle donatın. Görev tanımlarını, görev alanlarını işin başında belirleyin. Ben sözcüğünü lugattan atıp, yöneticinize sahip çıkın, arkasında değil, yanında olun. Ve ne olur az konuşun. Bu kulübün basın sözcüsü gerekenleri açıklar. Bu kulüp ne çekti ise çok konuşmaktan çekti. Topu taca atmaktan, sorunlara gözünü kapatıp, teşhiste hata yapmaktan, sorunu kendi yerine başkalarında aramaktan çekti.

Benim gönlüm iki taraftar derneğinden birer taraftar temsilcisinin yönetime alınıp, yönetimde taraftar gözü ve yüreği ile de bir bakış açısı sağlanmasından yana idi ama olmadı. Umarım bir sonraki genel kuruldaki başkan adayları buna sağlarlar.

Bir spor kulübünde her şeyi yöneticilerin yapmasını beklemek bir hayalciliktir.

İcrada mutlaka profesyoneller olmalıdır.

Kulübün ticari işletmeleri, kulübün mali işleri, futbolcu ve personel işleri, federasyon işleri hepsi bir tek kişide toplanırsa sonuç kaçınılmazdır. Yaşar Yağdı'nın da istifaya götüren(bundan vazgeçtiğine çok sevindim) budur.

Şimdi söyleyeceklerimin için bazılarının ne diyeceğini duyar gibiyim. “Tuncay Bey yine bilimsel takılıyor, hayal kuruyor, bunlar Boluspor'da olmaz, şimdi ne gereği var, olur mu öyle şey ”vb.

Yönetimin dışında bir icra kurulu kurarak, bu alanlardaki işlemlerin ve görevlerin yerine getirilmesini profesyonellere bırakmak doğru bir değişim olacaktır. Yani özel ve profesyonel şirketlerin yaptığı gibi. Bazı ülkelerde spor kulüplerinin yaptığı gibi.

Profesyonel yöneticiler.

Örneğin reklam ve pazarlamadan sorumlu bir pazarlama direktörü.

Finans ve ticari işletmelerden sorumlu bir ticari direktör.

Hatta bir kurumsal direktör.

Ve belki de sportif bir direktör.

Hepsi profesyonel olmayabilir.

Ama giyim mağazası işleten bir yöneticinin iyi bir spor pazarlamacısı olmasını beklemek, veya mali işleri bir şirket sahibine yüklemek doğru değildir. Fenerium mağazalarını bir pazarlama harikası haline getirenler BESYO mezunu spor pazarlamacılarıdır. Abdullah Kığılı değil. Kığılı bunları denetleyen yönlendiren, ürün temini ve üretimini sağlayan kişidir.

Kulübün iktisadi işletmelerinin yönetimi de aynı mahiyettedir. Fırın, otobüs, halı saha ve benzeri işletmelerdeki azami verimi ve karı sağlamak bir profesyonel işidir.

Önce bir ucundan başlamak gerek.

Hizmet sözleşmelerini hazırlayıp görevlerini, ücretlerini hedeflerini açıkça belirlemek gerekir.

Yazı daldan dala atlayan bir tarzda gelişebilir. Ama bu yazıda böyle olsun.

Bence önemli konulardan bir tanesi de üye kayıtları ve buna ilişkin düzenlemelerdir.

Yanlış hatırlamıyor isem geçen genel kurulda 370 civarında üyemiz vardı. Bu genel kurulda bu sayının 494'e çıkmış durumda .Yani bir yılda % 40' a varan bir artış.Üye sayısının artması tabii ki istenilen bir durum. Barcelona'nın 150.000 üyesi var.Ama bu sayı birden bire değil, adaletli, sistemli ve en önemlisi dengeli bir şekilde artmalıdır. Kişilerin istek ve arzusuna göre değil, her dönem aynı denge içinde artmalıdır. Bunun çözümü basittir. Tüzük değişikliği ile her yıl en fazla bir önceki yılki üye sayısının % 10' u kadar üye kabulüne karar verilirse o zaman o denge sağlanabilecektir. Tabii bunun istisnası da tüzüğe yazılabilir.

Geçen sezon Boluspor tarihinde ilk defa bir başkan transferlerdeki sorumluluktan kaçtı. Bir kişiyi hedef gösterdi. Oysa transferlerin tamamında noktayı hep kendi koymuştu. Kurumsal yönetim ilkelerinde öngörülenlerden biri de futbolcu alım kriterleri ve politikasının yazılı olarak belirlenmesidir. Yani önce kriterlerinizi belirleyeceksiniz, sonra transferlerin bu belirlediğiniz kriterlere uygunluğunu teknik direktör, transfer komitesi imza altına alınacak.

Ve sonrasında yönetim kurulu da onaylarsa güzel olmaz mı ? Sonrasında ne teknik direktör,ne başkan ne de bir başkası ahkam kesebilir.

Transferden bahsetmiş iken, yetkisiz menajerlerin kulüpten içeri sokulmamasının bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Sporcu sözleşmelerinde, eski sözleşmeleri kopyala-yapıştır şeklinde değil, her sporcuya uygun bir sözleşmenin yapılmalıdır.

Bazı kulüplerin uyguladığı maaşlı futbolcu sistemini değerlendirmekte de fayda görüyorum. Mutlaka olmalıdır demiyorum. Ama bence göz ardı edilmemesi gereken bir sistem olduğunu düşünüyorum.

Kulüp bünyesinde paydaşlar dediğimiz, genel kurul üyeleri, taraftarlar, Bolu halkı, tüm kurum ve kuruluşları ile kurumsal iletişimin sağlanması yönünde de adımlar atılmalı ve aktif üyelik sistemi kurulmalıdır.

Kulüp idari yapılanmasında TFF ve diğer spor aktörleri ile ilişkileri sağlayacak, yabancı dil bilen, BESYO'nun ilgili birimlerinden mezun personelin istihdamı devam ettirilerek, futbol mevzuatı konusunda uzmanlaşması mutlaka sağlanmalıdır. Değişen TFF ve FİFA mevzuatındaki yanılmaların kulübe ciddi maddi zararlar vereceği unutulmamalıdır.

Yönetim dışındaki gönüllülük esasına dayalı yan kurulların çalışmalarının sağlanması yönetim kurulunun çalışmasını mutlaka kolaylaştıracaktır.

Bu daldan dala atlayan ve okuması sıkıcı yazının sonunda söylediklerimin sesli düşüncelerim olduğunu belirtmek zorundayım. Derlemeden toparlamadan yazdım.

Aslında bunları aynen bu haliyle genel kurulda anlatmak niyetindeydim ama, tek adaylı ve açık oylamalı genel kurulun sonunda divan başkanının unutkanlığı yüzünden kürsüde söyleme fırsatı bulamadığım için yazıya döktüm.

Boluspor tarihinde yaşamadığı bir sezonu, tarihinde yaşamadığı bir genel kurulu yaşadı.Umarım her zorluğun bir fırsat olduğunu hatırlayarak Süper Lig'in bu sezonki üyelerinden biri biz oluruz.

Bu yolda çalışmanın onur ve gururunun, tüm olumsuzları yeneceğine tüm kalbimle inanıyorum.

Dostlukla…

02.06.2011
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.