24 Eylül 2018
  • Bolu13°C
  • İstanbul22°C
  • Ankara14°C

 ÇIKARSAMALAR

 ÇIKARSAMALAR

16 Haziran 2011 Perşembe 00:00

Uzun süredir ayrı kalmıştık.
Bunun birbirinden farklı birkaç nedeni vardı.

Gazetenin yapısal değişikliğine giden yolda, buradaki kurumsal yapıyı dejenere etmek amacında olan gazete dışındaki malumumuz olan tipler, Bolu Gündem

Gazetesinin uzak ara Bolu yerel basınında ki liderliğini tasfiye edebilirmiyim diyen speküle karanlık güçlerin gazete içine sızma girişimleri beni bu süreçte ilgimi gazetenin günlük iç işleyişine yöneltmemi beraberinde getirdi.

Haber anlamında dış dünyayı takip ederken, gazetenin seçim süresince hiçbir siyasi yapıya kanalize olmamasına dikkat ederken, haberde tarafsızlık ilkesini korumaya çalışırken ve bir de yukarıda bir parça anlattığım gazetenin dokusunu bozmaya yönelik görevlendirilmiş kişilerin masa altı oyunları ile mücadele ederken bir süre ayrı kaldık.

2003 yılından bu yana birlikteliğimizde ki bu kısa ayrılık nedeni ile okuyucularımdan özür diliyorum.

Bu zaman diliminde 12.Haziran seçimlerini yaşadık.
AKP'nin tek başına 3. Kez iktidara gelişini an be an izledik.
Şimdi isterseniz seçmen yeni parlamentoyu şekillendirirken ne gibi mesajlar verdi? Bunları irdelemeye çalışalım.

Öncelikle hemen herkes AKP'nin tek başına hükümet kuracak bir çoğunluğa ulaşacağını kesin olarak kabul ediyordu.
Bu yorumlanmaya dahi gerek duyulmayan bir gerçekti ve aynen de öyle gerçekleşti.
Ancak seçmen Ak Partiyi 330 eşiğinde bırakarak Yeni Anayasanın hazırlanması konusunda AKP'yi uzlaşmaya davet etti.
AKP yüzde elli oy oranını geçebilirdi, ama son on gün MHP'yi baraj altına itmek için Kürt sorununda söylem değişikliğine gitmesi seçmenin kafasını karıştırdı.

Ak Partiye seçmenin üçüncü kez yönelmesinin en önemli sebebi ise ekonomi de özellikle ekonominin lokomotifi inşaat sektöründe faaliyeti üst boyutta tutacak önlemlerde başarılı olması ve bir de Ortadoğu dâhil olmak üzere esen muhafazakârlaşma rüzgârları…

CHP sini Türkiye Geneline baktığımızda başarılı olduğunu söyleyebilmek mümkün değil.
Ancak CHP'de her seçim sonrası çıkan muhalif sesler gibi Kılıçdaroğlu'nu kıyasıya eleştirmenin de ne yeri ne zamanı?

Seçmen CHP ve Merkez Sağ yakınlaşmasını onaylamadı, bunu kaydetmek lazım, Demirel'in CHP'nin iç işlerine karıştığı izlenimi propaganda sürecinde CHP'yi adım adım takip etti.
Haberal'ı, Aygün'ü ve buna benzer adayları CHP seçmeni reddetti.

Kürt sorununda ikircikli mesajlarda CHP seçmeninin kafasını karıştırdı. Adayların çok farklı yapılardan gelen kimselerden oluşması üye tabanında hoş karşılanmadı.

CHP' de her türlü eleştiriye karşın Genel Başkanlık konusunda bir sıkıntı yaşamayacağını da söyleyebiliriz.
MHP'nin kaset komplosuna rağmen parlamento da temsili MHP'nin başarısı olarak algılanmalı. Çünkü kaset operasyonu çok zor bir dönemde peş peşe geldi, buna rağmen Bahçeli'nin partiyi toparlaması onun gerçekten deneyimli bir siyaset adamı olduğunu kanıtladı.

Kürt Hareketi ve Emek-Demokrasi Bloğu birlikteliğinin ise bu kez daha güçlü meclise gelmesi, Kürt sorununun çözümüne katkı sağlayacağını inanmak dileği ile Bolu özelini bir başka yazıya bırakıyorum.
Hoşçakalın…

16.06.2011

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.