18 Eylül 2018
  • Bolu16°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara22°C

BARO BAŞKANI GAZANFER GÜNLER: YENİ ANAYASA İÇİN UZLAŞI ŞART

Baro Başkanı Gazanfer Günler: Yeni Anayasa için uzlaşı şart

17 Haziran 2011 Cuma 00:00

Baro Başkanı Gazanfer Günler, genel seçimler sonrası oluşan yeni parlamentoda ilerleyen günlerde gündeme gelmesi beklenen yeni anayasa tartışmalarına dair öngörülerini açıkladı. Yeni parlamentoda siyasi partilerin milletvekili sayısı dağılımı hesaba katıldığında yeni anayasanın oluşturulması için muhakkak Meclis'te uzlaşı sağlanması gerektiğinin altını çizen Günler, konuya ilişkin taşıdığı endişelerini açıkladı.

 Gazanfer Günler, seçim öncesi siyasi parti liderlerinin en çok değindikleri konular arasında gelen yeni Anayasa konusundaki tartışmaları yorumladı. Kamuoyunda en çok merak edilen soruların başında gelen, “Seçim sonrası Meclis'te oluşan koltuk dağılımı yeni bir anayasa krizine neden olur mu? Yeni Anayasa parlamentoda mı, yoksa referandumla mı hayata geçer?” sorularını yanıtladı. Günler açıklamalarında, “Sayın Başbakan seçim öncesi konuşmalarında, yeni anayasadan sıkça söz etti. Bu konuda nasıl bir konsensüs oluşacağı, hangi detaylara yer verileceği önemlidir. Şimdi anayasanın 175'inci maddesine göre; anayasa değişik teklifi Meclis'teki milletvekillerinin en az 3'te 1'inin yazılı teklifiyle mümkündür. 3'te 1, 184 üyeye tekabül eder. Demek ki 184 üyenin yazılı teklifiyle anayasa değişikliği gündeme gelecektir. Ancak üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluyla o da 330'a tekabül eder, yani 330'la kabul edilebilir. Ancak yine Anayasa'nın 175'inci maddesine göre 330 ya da daha fazla oyla kabul edilen Anayasa değişikliği, eğer 367'nin altında bir oyla, 330-367 arası bir oyla kabul edilmişse halk oyuna sunulur. 367 ve üzerinde oyla kabul edilirse halk oylamasına sunulmaz” ifadelerini kullandı.

“YENİ ANAYASA İTTİFAKLA, UZLAŞIYLA HATTA STK VE KURUMLARIN GÖRÜŞLERİYLE HAZIRLANMALI Kİ HUZURSUZLUK ÇIKMASIN”
Açıklamalarında, mevcut parlamentonun uzlaşmayı öngördüğünü dile getiren Günler, yeni Anayasanın kabulü için Meclis'te 326 sandalyeye sahip AK Parti'nin milletvekili sayısının yetmediğini söyledi. Yeni anayasayı halkoyuna sunma koşulunu dahi elde edebilmek için AK Parti'nin 4 milletvekiline daha ihtiyaç duyduğunu ifade eden Günler, şöyle konuştu: “Anayasayı sadece aritmetiksel olarak düşünmemek lazım, anayasa devletin çatısını kuran ve bundan sonra ki süreçte devletin işleyiş felsefesini ve rejimini dizayn edecek ana kanundur. O nedenle mümkün olduğu kadar ittifakla, uzlaşıyla hatta meclis dışı sivil toplum örgütleriyle, kuruluşlarla, kurumlarla anlaşarak uzlaşarak çıkartmak lazım ki bundan sonra herhangi bir huzursuzluk çıkmasın. Türkiye'nin anayasa değişiklik çalışmaları seçim kadar yurtdışında ilgiyle izleniyor. Hatta bu konuda en yakın açıklamayı Uluslararası Kredi Derecelendirme Kurulu (FİTCH) bir görüş açıkladı. AK Parti'nin genel seçimlerde elde ettiği başarı anayasanın modernizasyonu için fırsat sağlayacaktır; ancak bu sürecin Türk politikacıların dikkatlerini aşırı ısınma sinyalleri veren bu aşınıma yöneltmemesi gerekir. Bu şu anlama geliyor, ekonomi mevcut ticari açıkla giderek yönetilemez hale gelmektedir ve bu uzun vadede 2001 krizine gidiş sinyalidir. O nedenle ekonomiyi çok dikkatli yönetmek ve dikkatleri de ekonomiden anayasaya kaydırmamak lazım. En önemli konumuz şimdi ekonomiyi ayakta tutmaktır, riskleri azaltmaktır. Kaldı ki Türkiye anayasa tartışmalarında eğer uzlaşma yoluna gitmezse riskler doğar, bu da Türkiye'nin kredi notu üzerine olumsuz baskı yaratır. FİTCH bu konuda uyarılarını yaptı.”
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KISA VADEDE DÜŞÜNÜLMEMELİ
Türkiye'nin yeni anayasa hazırlama sürecinin siyasi belirsizlikler taşıdığını ifade ede Günler, şu hassasiyetleri dile getirdi: “Anayasa tartışmaları konusunda, CHP anayasanın ilk üç maddesinde 'Tartışma bile yapmam' dedi. MHP ise 'Bir yıldan önce el sıkışmam' dedi. BDP'de AK Parti'nin ve Türkiye'nin kabul edemeyeceği taleplerle pazarlığa oturacağı için BDP'yle de uzlaşma bir hayli güç görünmektedir. Bu sebepten de bence anayasa değişikliğini çok kısa vadede düşünmemek, önce ekonomiyi soğutmak, ondan sonra kurulacak komisyonların hazırlayacağı taslakları kamuoyunun tartışmasına açmak gerekir.”
“SÜREÇ SERT GEÇERSE, TOPLUMDA CİDDİ AYRILIKLAR BAŞ GÖSTERİR”
Açıklamalarının son bölümünde Günler yeni Anayasanın oluşturulması için uygun olacağını düşündüğü zamanlama hakkında şu ifadeleri kullandı: “Ben 2012'yi erken bulmuyorum böyle bir çatı yasanın, anayasanın kabulü ve düzenlenmesi için makul süre buluyorum. Bu süreç çok sert geçerse, tartışma çok sert geçerse; güç dağılımı, laiklik, din, milliyetçilik, etnik azınlık hakları konularında çok ciddi ayrılıklar ortaya çıkaracaktır. Bu da siyasi kutuplaşmayı ve siyasi gerginliği artıracağı için kriz derecelendirme kuruluşlarında prestijimizi ve notumuzu düşürebilecektir. O nedenle bu süreci itina ve dikkatle götürmek gerekir diye düşünüyorum.”


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.