19 Eylül 2018
  • Bolu15°C
  • İstanbul20°C
  • Ankara16°C

‘DEVRİMLERE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Cumhuriyet Kadınları Derneği Bolu Şube Başkanı Sündüs Aslankabaklı, Tevhidi Tedrisat Kanunun kabul ediliş yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada Cumhuriyet kazanımlarının AKP hükümeti tarafından yok edildiğini söyledi.

‘Devrimlere sahip çıkacağız’

03 Mart 2015 Salı 18:30

 

Haber Merkezi

3 Mart 1924 günü TBMM’ce kabul edilen yasaların, laik Cumhuriyet yapılanmasında önemli yapı taşları olduğunu söyleyen Aslankabaklı, “Bu yasalarla Halifelik kaldırılıp medreseler kapatılarak öğretim birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasasıyla eğitim- öğretimde birlik ilkesi getirilmiş ve dinin siyaset dışında tutulması sağlanmıştır. Yüzyıllarca hurafe ve safsatalarla yoğrulu saltanat ve hilafet rejimine son verilip ulusal egemenlik ve laiklik ilkesinin yaşama geçirilmesinin sağlam temelleri atıldı. Aklını özgürce kullanan, yurttaşlık bilinci ile donanmış bireyler bu süreçte yetiştiler. Hilafet makamının kaldırılması ulus devlet düzeninin temellerini oluşturup, devletin ve toplumun dinsel-siyasal bir kurumdan arındırılması sağlanmış, laik bir yapılanmanın öncü adımları atılmıştır. 3 Mart 1924 çok başlı eğitime son vermiş, din temeline dayalı okulları kapatarak çağdaş, laik eğitimin yapılanmasını gerçekleştirmiştir. Böylece bilimi dinden, aklı inançtan bağımsızlaştıran “aydınlanma” süreci de başlamıştır. Bugün bu büyük devrimleri gerçekleştiren Atatürk ve arkadaşlarını saygı, sevgi ve minnetle anarken onun ilke ve devrimlerini yaşatmak, Atatürkçülerin en büyük görevidir” diye konuştu.  

LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİMDEN UZAKLAŞILDI

Aslankabaklı, son yıllarda ülkemizde Cumhuriyet’in kazanımlarının geriye götürüldüğü eleştirisini yaparak “Eğitim alanında çıkarılan birçok gerici yasal düzenleme yanında, 4+4+4 olarak adlandırılan ucube yasa ile laik ve bilimsel eğitime darbe vurulmuştur. AİHM kararlarına rağmen zorunlu din dersi uygulaması, gerici ders programlarının hazırlanması, 19. Milli Eğitim Şurası’nda açıkça deşifre olan karma eğitimi kaldırmaya yönelik uygulamalar, “Değerler eğitimi” adı altında anasınıfı çocuklarına din eğitimi verilmesi ve okulların cemaatlere teslim edilmesi, normal okullar içinde imam hatip sınıflarının açılması, anaokullarına kadar türbanın girmesi, her okula mescit açma zorunluluğunun getirilmesi, belirli gün ve haftalara dini günlerin eklenmesi sonucunda, Tevhid-i Tedrisat Yasası yok sayılmış laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılmıştır. Öte yandan tamamen yandaşlarını kayırma amacını taşıyan, değerlendirme ölçütleri belli olmayan bir mülakat yöntemiyle yöneticiler kıyıma uğratılmıştır. Çağdaş, ilerici, devrimci, Atatürkçü yöneticiler tasfiye edilerek AKP’nin “dindar ve kindar nesil” yetiştirme amacına hizmet edecek yöneticiler atanmıştır. Kadrolaşma cumhuriyetin laik, demokratik eğitim sistemini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Kapitalist yönelimler Türkiye Cumhuriyetini uçurumdan aşağıya sürüklerken eğitim de geriye götürmüşlerdir. Piyasalaşma her boyutu ile bir kamu hizmeti olan eğitimin özelleştirilmesinin önünü açmıştır. Kamusal niteliğini geriletmiş, diğer yandan eğitimin içeriği toplumcu değerler ve bilimsellik bakımından geriletilmiştir. Eğitim, çağdaşlıktan uzaklaştırılıp çağdışı bir sisteme dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Yılgınlık, teslimiyet ve boyun eğmenin ise kesinlikle söz konusu olmadığını vurgulayan Sündüs Aslankabaklı, “Türkiye'nin geleceği için "ihanet çeteleri" bitirilmelidir. Bitirilmek zorundadır.

‘İHANET ÇETELERİ BİTİRLİMEZSE TÜRKİYE BİTECEK’

Çünkü onlar bitirilmezse Türkiye bitecektir. Başka çıkış yolu kalmamıştır. Biz tüm yüreğimizle inanıyoruz ki, ulusumuz geçmişte olduğu gibi, bugün de bu ateş çemberinden direne direne çıkacaktır. Bu yürüyüşü durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu görevi yerine getirmeyenler, uzaktan seyredenler ya da yalnızca gevezeliğini yapanlar da zulmedenler kadar suçludurlar. Suç ortağıdırlar. Devrim yasalarının 91.yıldönümünde Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak 91 yıl önceki devrimci ruhla devrim yasalarına sahip çıkıp yaşatacağız. Bu mücadelemizde bağımsızlıktan ve toplumsal eşitlikten yana olanlarla birlikte Cumhuriyete ve devrimlere sahip çıkmaya çağırıyoruz. Karanlığın temsilcileri, tüm çabalarına karşın tarih çarkına geriye çevirememişlerdir. Ülkemizde de bu gelenek bozulmayacaktır. Sömürüye, haksızlığa, baskıya direnen yurtseverler mutlaka kazanacaktır ve bir gün mutlaka ihanetlerin hesabı sorulacaktır. Direnmek yaşamak; boyun eğmek ise ölüm demektir” diyerek açıklamalarını bitirdi. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.