21 Eylül 2018
  • Bolu13°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara10°C

BOLU’DAN ÇANAKKALE ZAFERİ MESAJLARI

18 Mart Çanakkale Zaferinin 100’üncü yıl dönümü nedeniyle Vali Aydın Baruş, Milletvekilleri Ali Ercoşkun, Tanju Özcan ve Fehmü Küpçü ile siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri birer mesaj yayınladılar.

Bolu’dan Çanakkale Zaferi Mesajları

18 Mart 2015 Çarşamba 11:10

 

 

VALİ AYDIN BARUŞ;

“Bugün, tarihimizin en şanlı sayfalarından biri olan Çanakkale Savaşının 100’üncü yıldönümünü ve Şehitleri Anma Gününü idrak ediyoruz.

Bu topraklar, tarih sayfalarımıza şanlı Çanakkale Destanını yazan,istiklal ve vatanımıza kas edenlere karşı canlarını bir an bile tereddüt etmeksizin siper eden aziz şehitlerimizin bizlere hediyesidir.

Bizleri millet,bu ülkeyi vatan yapan fedakârlık ruhu sayesinde bugün özgür olarak yaşamanın şeref ve gururunu yaşıyoruz.

Mehmet Akif Merhumun veciz ifadesiyle;

“Sonra gök kubbeyi alsam da, ridânamıyle,

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;

Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,

Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvizenilebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

Ne yaparsak yapalım, hangi sözü söylersek söyleyelim şehitlerimizin fedakârlığının karşılığını elbette ödeyemeyiz.

Türkiye Cumhuriyeti şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emanetidir.Şehitlerimizin kutlu emanetini layıkıyla taşımak, şehit yakınları ve gazilerimize sahip çıkmak bu milletin fertleri olarak hepimizin görevidir.

Tarihimizin omuzlarımıza yüklediği bu mesuliyetin idrakinde olarak,yurdumuzu dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline getirmek için canla başla çalışmak, gelecek nesillerimize daha müreffeh bir vatan bırakmak vazgeçilmez sorumluluğumuzdur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete intikal eden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.”

 

AK PARTİ BOLU MİLLETVEKİLİ FEHMİ KÜPÇÜ

“Çanakkale’de 100 yıl önce ortaya konan kararlılık ve fedakârlığın, sarsılmaz bir vatan sevgisi gerektirdiği, bu sevginin de millet bilincine ulaşılmasında kullanılan en büyük zenginlik ve güç olduğunu dile getirdi.

Bolu Milletvekili Fehmi Küpçü, mesajında şöyle devam etti; "Çanakkale Zaferi, tarihte eşine az rastlanan, en büyük kahramanlık destanları arasındadır. Çanakkale, Kurtuluş Savaşımıza dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yoldaki en önemli duraktır.

Vatanımızın her karışında yatan şehitlerimiz şundan emin olmalıdırlar ki; kanlarıyla suladıkları bu vatan toprakları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilelebet en kutsal emanet olarak gelecek nesillere bırakılacaktır.

Bu inançla, Çanakkale Zaferi'nin 100’üncü yıldönümünü kutluyor, huzur ve refah içerisinde yıllardır yaşadığımız bu vatan topraklarını bizlere emanet eden, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyorum.”

 

 

CHP BOLU MİLLETVEKİLİ TANJU ÖZCAN:

“Yakın tarihimizin en şanlı ve destansı zaferlerinden olan 18 Mart Çanakkale zaferi, emperyal güçlerce vatan toprağının hiçbir şekilde işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya göstermesi bakımından önemlidir.

Çanakkale zaferi siyasi ve askeri sonuçları ile dünya tarihine yön vermiş, Cumhuriyetimizin kurucusu ATATÜRK’ÜN askeri dehasının tüm dünya tarafından görülmesini sağlamıştır.

Özgürlük ve bağımsızlık ülküsü, vatan sevgisi için, her neferin birlik ve beraberlik içinde yazdığı bir destandır Çanakkale zaferi.

100 yıl önce “Çanakkale Geçilmez” nidaları ile kazanılan zaferin, önemini ve kazanımlarının gelecek nesillere aktarılması dileği ile başta, Ulu Önder ATATÜRK olmak üzere vatan savunmasında canlarını hiçe sayan tüm kahramanlarımızı şükran, özlem ve minnetle anıyorum.”

 

AK PARTİ BOLU MİLLETVEKİLİ ALİ ERCOŞKUN:

Kahramanlıklarla dolu tarihimizde de, 1915 Çanakkale Zaferi tarihimize altın harflerle yazılmış önemli bir dönüm noktasıdır. Çanakkale Zaferi’nin ardından, istiklal mücadelesinde gösterilen azim, inanç ve kararlılıkla nihai hedefe ulaşılmış, Milletinin hür yaşama kararlılığı tüm dünya ülkelerine gösterilmiştir. Çanakkale’de omuz omuza vatanlarını müdafaa ederken şehit düşenlerin yan yana yattığı kabirlerinden aldığımız ilhamla, kardeşliğimizin pekişmesi için çalışıyor, ülkemize yönelik her türlü fitne ve nifak girişimlerine karşı tek yürek halinde mücadele ediyoruz. Etnik kökeni, mezhebi ne olursa olsun vatan toprakları için savaşmış ve bugün Çanakkale’de yan yana yatan şehitlerimiz, milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliğinin de en güçlü göstergesidir. Şehitlerimiz kahramanlıklarından aldığımız ilhamla, ülkemizi tarihine, kültürüne ve medeniyetine yakışır şekilde büyütmeye, güçlendirmeye ve yüceltmeye devam ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, Milletimizin gururu olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 100. yıl dönümünü kutluyorum.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AK PARTİ İL BAŞKANI YÜKSEL COŞKUNYÜREK:

 “Kahramanlıklarla dolu tarihimizde, 1915 Çanakkale Zaferi tarihimize altın harflerle yazılmış önemli bir dönüm noktasıdır. Çanakkale Zaferi’nin ardından Atatürk’ün önderliğinde yürütülen İstiklal mücadelesinde gösterilen azim, inanç ve kararlılıkla nihai hedefe ulaşılmış, Türk milletinin hür yaşama kararlılığı tüm dünya ülkelerine gösterilmiştir.

Evet bu zafer, milletimizin dönemin en güçlü ve donanımlı ordularına karşı inanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları ile vermiş olduğu büyük bir mücadeledir. Türk’ün yenilmezliğini, Mehmetçiğin azim ve iradesini ortaya koyduğu, milletimizin centilmenliğini tüm dünyaya ilan ettiği bir milattır.

Atalarımızın kahramanlıklarından aldığımız ilhamla, bugün liderimiz, halkın seçtiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu önderliğindeki Ak Parti kadroları olarak, bizlerde ülkemizi tarihine, kültürüne ve medeniyetine yakışır şekilde büyütmeye, güçlendirmeye ve yüceltmeye devam ediyoruz. Bu can, bu bedende oldukça da onurlu mücadelemize devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve tüm aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, milletimizin gururu olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 100. yıl dönümünü kutluyorum."

 

MHP İL BAŞKANI MEHMET AYDIN:

Malazgirt zaferinden, İstanbulun Fethine, Kanije Destanından Silistreye, Plevneye bir çok destan yazmış bir milletin torunlarıyız. 

Büyük Osmanlı İmparatorluğu artık eski gücünden uzaklaşmış ve yavaş yavaş küçülmekte elindeki kalan toprakları korumak için savaşmaktadır. Ülke yıllar süren savaşlar sonrası bir çok vatan evladını toprağa vermiş ülkede neredeyse savaşacak erkek kalmayacak duruma gelmiştir. Ülke bu durumdayken girilen Birinci Dünya Savaşı sonra İtilaf Devletlerine karşı bir çok cephe de savaşarak büyük kahramanlıklar ile mücadele edilmiştir. Bu mücadele 250 bin Vatan evladının şehit olduğu  bir kahramanlık destanı olarak Türk ve Dünya Tarihine Altın Harflerle yazılmıştır.

Bu şahlanış destanını vatan toprağını Süleyman Şah da olduğu gibi arkalarına bile bakmadan terk edenler anlamaz anlayamaz. Bir hilal uğruna ne güneşlerin battığını bilmez bilemezler. Çanakkale’ de Vatan ve Bayrak uğuruna toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, kalbimizde ebediyen yaşayacak aziz hatıralarını  saygıyla yad ediyorum.”

 

 

ADD BOLU ŞUBE BAŞKANI ELFAZ TEMİZ:

Çanakkale Zaferi’nin yüzüncü yıl dönümündeyiz. Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin de katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda kazandığımız muharebelerden biridir.

28 Temmuz 1914 de başlayan Birinci Dünya Savaşı devam ederken 18 Mart 1915 günü, dev bir İngiliz – Fransız donanması Çanakkale Boğazı’ndan girmişti. Çağın bu en büyük donanması on altı zırhlı savaş gemisi, dokuz mayın tarama gemisi, onlara eşlik eden muhriplerle birlikte emniyet gurubu,  bir uçak gemisi, zırhlı ve muhriplerin himayesinde on yedi nakliye gemisinden oluşuyordu. Bu dev donanma Çanakkale Boğazı’ndan girmiş ama dev bir savunma ile durdurulmuş, Çanakkale Boğazı’nı geçememişti. Sahilde konuşlanmış Türk topçusunun susturulamayan ve ortamı cehenneme çeviren ateşine, Nusrat mayın gemisinin döşediği önceden bilemedikleri mayınlara yenik düşerek, yedi saat sonra geri çekilmişlerdi.

Bu deniz muharebesinin kahramanları dünya savaş tarihindeki onurlu yerlerini aldılar. Mecidiye Tabyası’nda, “ancak düşman karşısında tüy gibi hafif olan” iki yüz on beş okka mermiyi sırtlayarak topun namlusuna süren Seyit Onbaşı… Düşmanların “delilik” olarak nitelendirdikleri kahramanlıkla Erenköy Koyu’na, kıyıya paralel olarak, yüzer metre aralıklı, su seviyesinin dört buçuk metre altına, yirmi altı mayını yerleştiren Nusrat mayın gemisinin komutanı Önyüzbaşı Hakkı Bey…

Bundan sonra kara muharebeleri süreci başlar. Çanakkale’nin savunması için 24 Mart 1915 de, Mareşal Liman Von Sanders komutasında Beşinci Ordu kurulur. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal On dokuzuncu Tümen Komutanı olarak burada görevlendirilir. 1 Haziran 1915 de albaylığa yükselir. 9 Ağustos 1915 de Anafartalar Gurup Komutanlığı’na getirilir. Emri altında üç kolordu vardır. 10 Aralık 1915 e kadar bu görevde kalır ve Çanakkale’de zaferi sağlayan komutan olarak ulusal tarihimizdeki yerini alır.

Öte yanda da İngiliz Savaş Komitesi’nin birlikleri, 23 Nisan 1915 de Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak kara taarruzuna başlar. Bu kara muharebeleri sekiz ay on dört gün sürecek ve 8 Ocak 1916 da, bir kez daha yenik düşerek Çanakkale’yi karadan da geçemeyeceklerdir.

Kara muharebelerinin kahramanları da dünya savaş tarihindeki onurlu yerlerini aldılar. Arıburnu’na çıkartma yapan düşmanın Çimentepe’yi almasına geçit vermeyen ama erinden komutanı Yarbay hüsnü Avni Beye kadar tümü şehit düşen 57. Alay…Çanakkale savunmasına yaklaşık yedi yüz bin Türk askeri katıldı. 55.127 Mehmetçik şehit oldu. Yaralı sayısı 100.177dir. Düşman saflarında ise yaklaşık beş yüz elli bin asker savaştı, yaklaşık 150.000 ölü ve kayıp verdi. Çanakkale’ye babalar ve oğullar, aydınlar katıldı; hemen her ocaktan şehit, yaralı, kayıp verildi.

Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıktığı Çanakkale Zaferi, emperyalizmin yenildiği Bağımsızlık Savaşımızın başlangıcı niteliğindedir. 19 Mayıs 1919 da başlayan Bağımsızlık Savaşı’nda, Mustafa Kemal’in askerlikten istifa ederek komutayı üzerine almasındaki gücün temelleri Çanakkale’de atılmıştır. Özgürlük, bağımsızlık, yurdu savunma inancı ve gücü buradan başlayarak “Kurtuluş”a giden yolu açmıştır. Mustafa Kemal’in Conkbayırı’nda, Elli Yedinci Alay’a verdiği, “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir!” emri zaferi getirmiştir.

Osmanlı Devleti, dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı’nda kaybedince savaşın galipleri Çanakkale ve İstanbul’u işgal etmişlerdir. Ama devamındaki Bağımsızlık Savaşı’nı biz kazandığımızda da “geldikleri gibi gitmişlerdir.”

On sekiz Mart yıldönümlerinde, deniz ve kara savaşlarının birlikte anıldığı “Çanakkale Günü”nde, şimdilerdeki “Şehitler Günü”nde, bir araya geliyor, şehitlerimizi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyoruz.  1934 yılı kutlamalarında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın aktardığı Atatürk’ün Türk Milletine ve dünyaya verdiği iletiyi duyuyoruz:

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatan toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarını dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindeler ve huzur içinde uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Yüzüncü yılında kutladığımız Çanakkale Zaferi, Türk Milleti’nin ulusal destanıdır. Türk Gençliği ve Türk Milleti bu yıl, 18 Mart 2015 günü, Gelibolu Tarih Alanı’nda olacak. Şimdiden yurdun her yerinde yola çıkanlar Gelibolu’ya yürümeye başladı bile. O gün Gelibolu’da Çanakkale Zaferi coşkuyla kutlanacak ve şehitlerimiz anılacak.

Özgürlük ve bağımsızlık bilincimiz, ulusal duyarlılığımız, coşkumuz ve şehitlerimiz için her yurttaşın bir kez hatta birçok kez Çanakkale’yi görmesi, Çanakkale’yi unutmaması yurttaşlık görevi olmalıdır.

 

 

İL GENEL MECLİSİ BAŞKANI YAŞAR YÜCEER;

“18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 100’üncü yıl dönümünü idrak etmenin onurunu ve gurunu yaşıyoruz. İstiklal Savaşı’nda elde edilen zaferin adeta bir ‘ön sözü’ ve başlangıcı olan Çanakkale zaferi, milletimizin tarih boyunca kazandığı en parlak zaferlerden ve en büyük kahramanlıklardan biridir. Fedakârlığın doruk noktasına ulaştığı bir var olma ve yok olma mücadelesi olan Çanakkale Zaferi, tarihten silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen, vatanını canı pahasına nasıl savunduğunu bütün dünyaya göstermesi bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Türk toplumunda millet olma bilincinin tohumlarının atıldığı ve Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması adına önemli bir mesafe kat edildiği Çanakkale zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır.Bu duygu ve düşüncelerle; Çanakkale Zaferi’nin 100’üncü yıldönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitleri Anma Günü münasebetiyle de, bu toprakları bize mukaddes bir vatan kılan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi de şükranla anıyorum.”

 

CHP MERKEZ İLÇE GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI T. MERT KARAGÖZ;

“Hüseyin Nihal Atsız ın şu sözleriyle başlamak isterim  Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından

Koşar adım gitmeli onların arkasından.

Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından

İleriye atılıp bir daha  dönmemektir biz bugün burada  bir daha dönmemek üzere gidenlerin tarihin yazdığı en gerçek en şerefli kahramanları ÇANAKKALE şehitlerinin unutulmadığını belirtmek isterim amacımız asla geçmişteki savaşların zaferleriyle mutlu olmak değil eğer amaç vatan savunması ise eğer amaç hürriyet davası ise ölüm kalım mücadelesi ise buna savaş diyemeyiz çünkü vatan dediğimiz bu toprak kanla canla değeri ödenmiş bir değerdir teknoloji ve para  ınancın imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür ben esir yaşamaktansa özgür ölmeyi isterim diyen insanların mücadelesidir bu vatan şuan üstüne bastığımız kara toprak değil toprak kanla yoğurulup ve canla ödenmişse bedeli artık o VATAN dır  demiş Sn. Seval eroğlu hocamız Bizler seyit onbaşıların 12 13 yaşında silah kuşanıp ayakkabısız savaşa gidenlerin torunlarıyız hepsinin ruhu şad olsun.”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar