14 Kasım 2018
  • Bolu5°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara9°C

USTA GAZETECİLER BOLU’DAYDI

IVME Projesi'nin eğitim faaliyetleri için Bolu'ya gelen Hürriyet Gazetesi Brüksel Eski Temsilcisi Zeynel Lüle ve Cumhuriyet Gazetesi Spor Yazarı Orhan Can, Bolulu meslektaşlarıyla buluştu.

Usta Gazeteciler Bolu’daydı

29 Mart 2015 Pazar 22:00

Haber Merkezi

Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından, Türkiye ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerden sivil toplum kuruluşlarının, ortak bir konu etrafında bir araya gelerek, toplumların birbirini tanımaları, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmaları ve kalıcı diyalog kurmalarını sağlayan bir platform olarak geliştirilen Sivil Toplum Diyaloğu Programı Bolu'da meyvelerini vermeye başladı.

Avrupa Birliği, değerleri ve AB üyeliğinin ülkemize ve Birliğe kazandıracakları konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesinde etkin rol oynayan medya kuruluşları tarafından geliştirilen 16 diyalog projesinden biri olan IVME Projesi,

MESLEKİ BİLGİLER VERDİ

Bolu'daki basın mensuplarını usta gazeteciler Zeynel Lüle ve Orhan Can ile buluşturdu. Medyalog Yapım, Bolu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Bolu İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü'nün ortağı olduğu IVME Projesi'nin eğitim faaliyetleri kapsamında Bolu'ya gelen mesleğin duayen isimleri Zeynel Lüle ve Orhan Can, Bolulu meslektaşlarına önemli bilgiler verdi.

Avrupa Birliği demek, insan gibi yaşamak demektir

IVME Projesi eğitim toplantısında, Hürriyet Gazetesi Brüksel Eski Temsilcisi Zeynel Lüle, Bolu'da görev yapan basın mensuplarına Avrupa'daki gazeteciliği ve mesleki deneyimlerini anlattı. Avrupa Birliği kriterlerinin iyi anlatılıp, halk tarafından iyi anlaşılması durumunda hiç kimsenin bu değerlere karşı çıkmayacağını belirten Zeynel Lüle, Avrupa Birliği değerlerinin temelinde insan olduğunu ifade etti. Lüle, "Avrupa Birliği'nin temelinde insan vardır. AB kriterlerine ve standartlarına baktığınızda insanın temel alındığını görürsünüz. Her şey insan odaklı, insan merkezli kurgulanmıştır. Bizim örnek alabileceğimiz şu anda başka bir medeniyet yok. Bunu Avrupa'yı yüceltmek için söylemiyorum. İnsanca yaşamak istiyorsak örnek alacağımız yapı Avrupa Birliği'nin yapısıdır. Avrupa Birliği aslında insanın insan olması, insanın insan gibi yaşaması demektir" dedi.

‘TÜRK BASINI OLARAK AB KONUSUNDA ÇOK DUYGUSALIZ’

Samimi ve sıcak bir atmosferde geçen eğitim toplantısı boyunca Avrupa basını ile Türk basını arasındaki farkları da anlatan Lüle, Türk Basınını AB'ye yaklaşımında duygusal davranışlar sergilediğini ifade etti.  Zeynel Lüle "Avrupa Birliği ile ilgili yapılan haberler Türkiye ve AB arasındaki gel gitli ilişkilere göre duygusal boyutta halka aktarılıyor. Avrupa Birliği ile gerilimli süreçler yaşadığımız zaman, bir siyasimiz AB'li bir meslektaşına cevap verdiğinde 'AB'ye tokat gibi cevap' ya da Avrupalı bir siyasetçi Türkiye'yi öven bir açıklama yaptığı zaman 'Merci Mösyö' gibi manşetler atabiliyoruz. Oysa yapılması gerekenin AB'yi oluşturan değerler bütününün halka doğru şekilde anlatılması olmalı. İnsan hakları, özgürlük, yaratıcı firiklerin gelişimi gibi bir çok insanı ve insanlığı ilgilendiren konularda Türk Basını Türk halkına bilgi vermeli" şeklinde konuştu.

‘AVRUPA'DA YEREL BASIN ULUSAL BASININ ÖNÜNDEDİR’

Türkiye'de ulusal basının yerel basına sekte vurduğunu, fakat Avrupa'da yerel basının ulusal basının önünde olduğunu ve devlet tarafından desteklendiğini ifade eden Zeynel Lüle, "Avrupa kentlerinde her eve mutlaka yerel bir gazete girer. Bild gibi büyük gazetelerin bile bölge sayfaları vardır. Örneğin Bild Münih'te farklı Berlin'de farklı manşetle çıkabilir. Büyük gazeteler yereli yakalamak zorundadır orada. Çünkü insanlar yaşadıkları yerden, şehirden, bölgeden haberdar olmak ister. Türkiye'ye baktığımızda İstanbul merkezli bir anlayışın egemen olduğunu görüyoruz. Boğaz Köprüsü'nün tıkanık olması, Kars'taki bir felaketten daha önemli gibi algılanıp,önüne geçebiliyor. Bu durumun düzelmesi gerekir" dedi.

Avrupa Basını ve Türk Basını karşılıklı olarak kalıplarını yıkmalı

Avrupa Basını Türk toplumuna bakarken, Türk Basını da Avrupa toplumuna bakarken bir takım yanlış kalıplar kullandığını belirten Lüle, "Avrupa'da da Türk Basınında da yanılış bir yekpare algı biçimi var. Mesela Avrupa Basını Türkiye'den bahsederken ya bir cami ya da kara çarşaflı bir kadın fotoğrafı kullanır genelde. Türkiye'yi öyle algılıyorlar ve algılatmak istiyorlar. Bizde de Türk erkeklerini çok beğenen Helga profili vardır. Her yıl güney sahillerinde güneşlenen yabancı bir kadın fotoğrafı üzerinden kurgulanır bu Türk erkeklerine bayılan Helga profili. Yani karşılıklı olarak kalıplaşmış bakış açılarını değiştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullanıdı.

‘YEREL MEDYA ÜLKENİN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİDİR’

Bir dönem Show TV Haber Müdürü ve Haber Türk TV Genel Yayın Yönetmeni görevlerinde bulunmuş ve halen Cumhuriyet Gazetesi Spor Yazarı olarak mesleğini sürdüren Orhan Can ise, yerel medyanın önemine değinerek, meslekte yaşadığı tecrübeleri Bolulu meslektaşlarına aktardı. Toplumun medyayı 4. güç  olarak algılandığını hatırlatan Can, "Medya fiili olarak 4. güçtür. Fakat ülkemizde medya ile yaşanan sorunların temelinde ulusal medya aktörlerinin 1. güç olma niyetleri ve eylemleri vardır. Bu anlamda yerel medya ülkenin temel taşlarından biridir. Kurtuluş Savaşı'nda bile mücadelenin örgütlenmesi aşamasında yerel medyanın katkısını görürsünüz. Bu anlamda siz önemli bir görev icra ediyorsunuz. Avrupa Birliği'nin standartlarını siz halka doğru biçimde aktarırsanız eminim halkımız bu değerleri kabul edecektir. AB değerlerini doğru anlayan halk da bunları talep edecektir. Zaten AB kriterlerini Avrupalı devletlerin değil, Türk Halkının istemesi lazım" dedi.

Samimi bir sohbet havasında geçen IVME Projesi eğitim toplantısının ardından Bolulu gazeteciler duayen meslektaşlarıyla bol bol fotoğraf çektirdi. Zafer Lüle ve Orhan Can, Bolu'da bulunmaktan ve Bolulu meslektaşlarıyla bir araya gelmekten dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını ifade ederek, Bolu'da basın adına düzenlenecek her türlü faaliyette Bolu Basınının yanında olmak istediklerini söylediler.    

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.