13 Kasım 2018
  • Bolu6°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara8°C

‘ASİSTANLARA 50/D KIYIMI’

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz, bazı çevrelerde ‘asistan kıyımı’ olarak değerlendirilen 50/d uygulamasının, üniversitelerde araştırma görevlilerine büyük sıkıntılar yarattığını söyleyerek, sendikanın taleplerini sıraladı.

‘Asistanlara 50/d kıyımı’

01 Nisan 2015 Çarşamba 11:01

Haber Merkezi

Korkmaz, 50/d uygulamasının, 2000`li yıllarda hızla yaygınlık kazandığını ve araştırma görevlilerinin esnek ve güvencesiz istihdam edilmesine yol açtığını söyleyerek “50/d uygulaması, bu statüdeki araştırma görevlisinin lisansüstü eğitimi sırasında istihdamını sağlamakta ancak tezini başarıyla bitirip öğrenciliği sona erdiğinde veya azami sürede tezini bitiremediğinde kadro ile ilişkisinin kesilmesine olanak sağlamaktadır. Kısaca birinci durumda kişi yazmış olduğu tezin karşılığını araştırma görevliliği statüsünü kaybederek almakta; ikinci durumda da süre sınırı bir başarı kriteri olarak ön plana sürülmekte, araştırma görevlisi hazırladığı tezle "yılın tezi ödülünü" dahi alsa işten atılmaktadır” diye konuştu.

SENDİKA ÜYELERİNE İŞTEN ATMA TEHDİDİ

Bu uygulamayla araştırma görevlilerinin üniversitenin akademik ve idari işlerini yerine getiren, geçici ara eleman olarak görülmeye başlandığını belirten Korkmaz, “Bu haksız uygulamalara karşı direnmek ve dayanışmak için sendikaya üye olan araştırma görevlileri ise üniversite yönetimleri tarafından tehlike olarak görülmekte, işten atma ile tehdit edilmektedir” ifadelerini kullandı.  

Korkmaz, araştırma görevlilerinin sorunlarının en yakıcı yanının esnek ve güvencesiz istihdam politikası ve bu politikanın yarattığı çok sayıda sorun oluşturduğunu söyleyerek “Bu kapsamda, sıralayabileceğimiz temel taleplerimiz şunlardır;

TALEPLERİ SIRALADILAR

50/d`li araştırma görevlilerinin hali hazırdaki işten atılmalarına yönelik işlemler durdurulmalıdır. 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi istihdamına son verilmelidir. 50/d`li araştırma görevlilerinin tamamı, koşulsuz olarak görece daha güvenceli bir kadro olan 33/a kadrosuna geçirilmelidir. 2011 yılında gerçekleştirilen yasal düzenleme nedeniyle işinden olan tüm 50/d`li asistanların yeniden atanabilmesinin yolu açılmalıdır. Araştırma görevlilerinin görev tanımı, üniversitenin varlık nedenine ve evrensel ilkelerine uygun biçimde açık ve net olarak belirlenmelidir.

Doktorasını tamamlamış araştırma görevlileri ek koşul aranmaksızın güvenceli kadrolara atanmalı, akademik yükselmeleri önündeki engeller kaldırılmalıdır. Akademik nitelikli çalışmalar ve kendi alanındaki bilimsel gelişmeleri izleme amaçlı etkinlikler için görevlendirmeler özlük hakkı sayılmalı, giderler kurumca karşılanmalıdır. Tüm karar ve denetim süreçlerinde üniversite bileşenlerinin tümü yer almalıdır. Karar ve denetim süreçlerinde kişilerin değil, kurulların egemenliğini esas alan eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik özyönetim ve özdenetim modeli hayata geçirilmelidir.

Eşit işe eşit ücret verilerek, ders ve araştırma sürecinde eşit katkıların eşit değerlendirmesi yapılmalıdır. Kalite değil, nitelik arayışı öne çıkarılmalıdır. İş güvencesinin nitelikli bilimsel bilgi üretiminin temel koşulu olduğu kabul edilmelidir” diye konuştu. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.