19 Eylül 2018
  • Bolu21°C
  • İstanbul25°C
  • Ankara21°C

YÜZLERCE KİŞİ TEK YÜREK OLDU

301 madencinin ölümüyle sonuçlanan Cumhuriyet tarihinin en büyük iş kazasını protesto etmek için toplanan yaklaşık yedi yüz kişi, ellerinde meşalelerle ve ‘Soma’, ‘301’ yazan pankartlarla yürüdüler.

Yüzlerce kişi tek yürek oldu

14 Mayıs 2015 Perşembe 10:39

Haber: Özge ELÇİ

DİSK-KESK-TMMOB üyelerinden oluşan yaklaşık yedi yüz kişi, Çarşamba günü akşam saat 20:00’da İzzet Baysal Anıtı önünde toplandılar. Yürüyüşe geçen grup, sık sık ‘Soma’yı unutmai unutturma’ ‘Katiller halka hesap verecek’ diyerek slogan attılar. Kalabalık gruba, İzzet Baysal Caddesi’nde CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan da katıldı.

‘DAVADA TATMİN EDİCİ BİR TABLO YOK’

Grup, Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Grup adına basın açıklamasını Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Erkan Korkmaz yaptı. Korkmaz, “Öncelikle belirtelim ki, 13 Nisan’da başlayan, 301 maden emekçisinin ölümüne sebep olanların yargılandığı Soma davasının başından beri takipçisiyiz. Davada gerçek sorumluların açığa çıkarılması için de sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir.

‘KAZA DEĞİL CİNAYETTİR’

Soma’da 13 Mayıs günü yaşanan facianın, bu katliamın sebebi, uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim  birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır.

Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın gerçek sorumluları ise hala kamuoyu önünde hesap vermemiştir. Ülkemizde Soma gibi bir facia yaşandıktan sonra dahi her ay onlarca emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeye devam etmektedir.

Türkiye’de özellikle AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak  yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma’da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur.

GÖRÜŞLERİMİZ HİÇ DİKKATE ALINMADI’

Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız.     Çalışma hayatının yeniden düzenlenmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, işçi ölümlerinin durdurulması için mücadele etmeyi temel görevi sayan DİSK, KESK, TMMOB  piyasalaştırılmış değil; insan odaklı bir işçi sağlığı ve güvenliği düzenlenmesi için önerilerini defalarca gerek iktidarla gerekse kamuoyu ile paylaşmıştır. Ne yazık ki; görüşlerimizin hiçbiri dikkate alınmamıştır.

‘KADER DEĞİL KATLİAM’

İş cinayetlerinin son bulması, ancak ve ancak işçilerin, emekçilerin ve tüm halkımızın kendilerini ilgilendiren tüm konularda söz, yetki ve karar hakkının olduğu eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye ile mümkündür.

Biz emek-meslek örgütleri DİSK, KESK, TMMOB  olarak, ülkemizin tüm emekçilerini, yoksullarını, işsizlerini, kadınlarını, erkeklerini, gençlerini, yaşlılarını, örgütlü örgütsüz tüm insanlarımızı iş cinayetlerine, işçi katliamlarına karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. Yüreğimiz Soma’da! Öfkemiz Sokakta! Kaza Değil, Kader Değil Katliam! Unutmayacağız, Unutturmayacağız, Affetmeyeceğiz!” ifadelerini kullandı.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar