15 Kasım 2018
  • Bolu3°C
  • İstanbul9°C
  • Ankara5°C

BTP İLE KÖYLÜ YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ OLACAK

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bolu Milletvekili adayları İsmail İnceayan, Mustafa Yağcı, il yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Bolu Ziraat Odası başkanlığına ziyarette bulundu.

BTP ile köylü yeniden milletin efendisi olacak

18 Ekim 2015 Pazar 12:56

Oda başkanı Hakkı Fidan ve yönetim kurulu üyeleri ile görüşen heyet projelerini anlattı. BTP Bolu 1. Sıra milletvekili adayı İsmail İnceayan; “ Köylünün, çiftçinin derdinden en iyi biz anlarız” dedi. Geçtiğimiz haftalarda köy ziyaretleri yaptıklarını belirten İnceayan; “BTP ekibi olarak aylardır Bolu ilçe köylerini geziyoruz. Huzurevlerine dönen köylerimizde tarım bitmiş durumda. AB gireceğiz yalanı uğruna, koca bir milletin tarımı sıfırlandı, köyler boşaltıldı. AB bize dedi ki siz köylüsünüz, köylü nüfusunuzu 40 milyondan 10 milyona indirirseniz sizi içimize kabul ederiz gibi bir büyük yalan ve hayal uğruna saman ithal eder olduk. Biz çiftçimize, köylümüze buradan sizin aracılığınızla tekrar seslenelim; merhum Mustafa Kemal’den sonra tekrar çitçiyi, köylüyü yeniden bu milletin efendisi yapacağız” dedi.

Başta AKP olmak üzere tüm partilerin projelerinin çoğunun BTP den kopya olduğunu ve yerelde AKP Bolu adaylarının söylemlerinin BTP’den çalma olduğunu iddia eden İnceayan eleştirilerde bulunarak “yapamazlar” vurgusu yaptı. İnceayan; “AKP’den aday olan arkadaşlarımız Bolu’nun ve Bolu ilçelerine has ürünlerin, mesela Kıbrıscık pirincinin markalaşması vurgusu yaptılar. Şimdi şunu Bolu’lu hemşerilerimiz iyi bilsin bir ürünün marka olması için bu ürünün kaliteli olması ve reklamının iyi yapılması o ürünün marka olması için yeterli değildir. Sonra reklamı yapılsa kapasitemiz yeterli değil. Maliyetlerimiz çok yüksek. Kıbrıscık pirincinin markalaşması sürecine üretim maliyetlerini düşürme ile başlanmalıdır. Üretimi artırma ve pazarlama ile devam etmelidir. Ben üretim kökenli köklü bir aileden geliyorum. Bugün çiftçimizin üretimde temel problemi, ilk defa Prof. Dr. Haydar Baş beyin iktisat dünyasına kazandırdığı bir terim olan maliyet enflasyonu problemidir. Maliyetleri aşağı çekmek zorundayız. Bu bize ulusal ve uluslar arası pazarlarda rekabet gücü verecektir. Kıbrıscık pirincimiz çok güzel ama baba sen daha bunu Bolu’ya satamıyorsun. Adam bu pirincin tadına bakmadan nasıl markalaşacaksın? Hadi üretimin yeterli olduğunu varsayalım, iyi bir reklam ile halkımızın bu pirinci öğrendiğini varsayalım, milletin cebinde bu pirinci alacak para yok ki! Bu nedenle bu işi bunlar yapamazlar. Biz şu süreci izleyeceğiz. Bedava tohum, gübre, mazot ve avans desteği ile üretim maliyetlerini aşağı çekeceğiz. Ve eşzamanlı olarak bu pirinci alabilecek ev hanımına maaş, asgari ücretteki artışlar gibi sosyal devlet projelerimizle ürünün önce yerli müşterilerini hazırlayacağız. İşte o zaman Kıbrıscık pirincinin reklamını yaparsın, tanıtırsın, ürünü önce Bolu’ya tanıtırsın, Tüm Tükiye’ye tanıtırsın, diğer ülkelere satarsın ve marka yaparsın. Tüm Bolu’da eker-biçersin. Sonra devlet baba subvanse edecek dünyaya pazarlamana yardımcı olacak. İşte o zaman marka olursun. Yoksa marka olmalıyız söylemi havada, askıda kalır, hamasi siyasi bir söylem olmaktan ileri gitmez” dedi.

Çiftçi ve köylüye yönelik BTP‘nin projelerini anlatan İnceayan, BTP’nin tarıma getirmiş olduğu çözümleri anlattı.

Tarımımız ülke ekonomisini tek başına göğüsleyebilecek bir güçte ve tarım “senyoraj geliri” getiren en önemli ve en stratejik alandır diyen İnceayan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Prof. Dr. Haydar Baş tarım köylüsünün nasıl zengin, ağa, paşa ve patron olması gerektiğini yıllardan beri anlatmaktadır. Tarım sektörü en az ithalatla en fazla ihracat yapılabilecek bir sektördür. Başka bir ifade ile devletlere en fazla senyoraj geliri elde etme hakkı veren sektörlerin başında tarım sektörü gelmektedir. Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in yıllardan beri anlattığı ‘toprağa atılan bir koçan mısır örneği’ni tüm köylülerimiz bilir. Milli Ekonomi Modeli’nde devlet borçlanmayacak, senyoraj hakkını kullanarak emisyonunu genişletecektir. Yani, kendi insanının emek ve üretiminin karşılığı olan parayı kendisi basacaktır. Bu senyoraj geliri ev kadınlarına maaş olarak, çiftçiye-köylüye yani sizlere faizsiz kredi olarak verilecektir. Köylünün en kaliteli ürünü nasıl üretebilirimden başka bir derdi ve sıkıntısı olmayacaktır” dedi.

Milli Ekonomi Modeli ile çiftçinin yüzünün güleceğini anlatan İnceayan MEM’de öngörülen çözümleri şöyle dile getirdi: “Tarımda tüm kotalar kaldırılacak. Ürün ekiminden 6 ay evvel çiftçiye yüzde 50 avans verilecek. Ürün alım garantisi sağlanacak. Ürün taban fiyatını çiftçi ve üretici birlikleri belirleyecek. Ürünün tamamı sigortalanacak. Topraksız köylüye işlemesi için toprak verilecek. Çiftçi tohum, fidan, ilaç, gübre ve mazotunu ilk beş yıl bedava alacak. Çiftçiden vergi alınmayacak. Çiftçiye emeklilik hakkı verilecek. Tarım ürünleri ithal eden değil ihraç eden bir ülke olacağız.“

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar