• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Model olma fırsatı

Mustafa Namdar

Bayramlar; neşe ve sevincin topluca yaşandığı günler. Sevgi ve saygının daha belirgin olarak görüldüğü günler. Ana, baba, hısım, akraba, konu, komşu ve büyük-küçük herkesin her zamankinden daha yoğun, daha sıcak ilişki kurduğu günler. Fakir fukaranın daha içten akla geldiği günler. Düşmanlıkların, kırgınlıkların, dargınlıkların son bulması istenen günler…

Bayramlar; sevginin, hoşgörünün, dayanışmanın lafla değil bizzat uygulandığı, mutlulukların yaşandığı günler. Milli bayramlarda, vatan ve bayrak sevgisi, bağımsız özgür yaşama sevinciyle bir araya gelmenin mutluluğu yaşanır. Dini bayramlarda, yüce yaradanın istemlerini yerine getirmenin huzuru yaşanır.

İster milli, ister dini geleneklerin sürdürülmesinde etken olan modeller, devlet idaresinde üst kademe yöneticileri, bireyler arasındaki ilişkilerde ailede evin, komşuluk ilişkilerinde mahallenin, sayılan sevilen yaşlıları model alınır. Model; kalıba göre şekil alır. Model alınan kalıp bozuk ise ürün de bozuktur.

İşte önümüzde Kurban Bayramı. Bayrama yakışan model davranışları nasıl göstereceğiz, göreceğiz. Dargınlar barışacak mı? Kırgınların arasında esen rüzgarlar ne kadar ılıman esecek göreceğiz. Gazetelerde boy boy verilen bayram mesajlarındaki dostluk, kardeşlik, dayanışma bildirimlerine ne kadar uyulacak, sözün eyleme dönüşmesi ne kadar hayata yansıyacak? Göreceğiz.

Bayramlardan söz edilirken, eski gelenek göreneklerin güzelliği gündeme gelir. Yaşlılar; yaşadıkları o günleri ballandıra ballandıra anlatırlar.

Büyüklerinden hemen herkes birşeyler dinlemiştir o eski bayramlara ait. Değişen dünya yaşamı koşullarında, teknolojiler de süratli bir şekilde gelişmekte. Bu gelişimde ev ziyaretlerinin yerini, el öpmelerin hazzını şimdi elektronik aletlerle yerine getirmeye çalışıyoruz. Telefonda gönderilen kısa bir mesaj, bilgi- işlem ağındaki görüntülü sohbet, hal hatır sormalar, eski bayramların sıcaklığını ne kadar yansıtıyor anlamak zor.

Aile bireylerinin büyük bir bölümünü yuvadan uçuran yalnızlara sormak lazım, o metalik ses ve görüntüleriyle gönüllere, odalara girmeye çalışanların yaratacağı sıcaklığı…

Bayram dendiğinde özellikle de dini bayramlarda, insanların birbiriyle kaynaşmasını sağlayan çimentosu gibi düşünceler aklımıza geliyor. Fitre, zekat gibi yardımlar, kurban eti gibi sofraların zenginleşmesine neden olan davranışlar aklımıza geliyor. Türk Hava Kurumu'nun fitre zarfları aklımıza geliyor. Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu, Kızılay ve Mehmetçik Vakfı gibi kuruluşlarımız akla geliyor. Ulusça güvenliğin, afetlerde yapılacak yardımın, yurt savunmasında alınteri dökenlerin, ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz insanlarımızı yetiştiren, içinde barındıran, felakette yardıma koşan kurumlar aklıma geliyor. Eski bayramlarda hep ön sırada düşünülen bu kurumların önüne geçen yardım derneklerinin aldığını gördükçe, yapılan yardımlarımızı gerçek sahiplerine ulaşıp ulaştıramadığı akla geliyor. Mutlaka kesilen kurbanların etleri yerini buluyordur da, kesilen kurbanların derileri ekonomiye nasıl kazandırıldığı akla geliyor. Bu konuda devletin yanında olma görevini yerine getirmekte ne kadar model olabiliyoruz sorusu daha da çok akla geliyor.

Sağlık içinde nice mutlu bayramları ulusça kutlamak dileğimle.

19.12.2007

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim