• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 3 °C

MOZAİK TABLODAN BİR TAŞ DAHA DÜŞTÜ

Mustafa Namdar

Sanatçının beceri ve ustalığının göstergesidir mozaik tablolar. Ayrı renk, ayrı kalite, taşların değerlerine bakılmadan yan yana getirilip desenler oluşturulur. Düşünceler ne kadar farklı olursa olsun taşlar bir araya geldiğinde, topumun her kesimine “birlikten güç doğduğunun” mesajı, göz zevkini gönül hoşluğunu yaratan güzelliğin rahatlığını verir mozaik tablolar. Düşen taşın yerine yenisini koyamazsak izahı zor karmaşık bir desenle karşı karşıya kalınır. Tatlı tebessümler kaybolur, sıcak eller birbirinden uzaklaşır. Aynı amaçla çalışan yüreklerde tik taklar azalır.
1945 yılında açılan okulumu sembolize eden mozaik tabloyu hazırlayan öğretmenlerimi, mesai arkadaşlarımı aynı sırayı paylaştığım sınıf arkadaşlarımı hatırlarım.
Mozaik tablodan düşen taşın yerine aynı özellikleri taşıyan, aynı ilkelerle donatılı yenilikçi düşüncelerle birleştirici özellikleri olan değerleri, yerine koyabiliyor muyuz ona bakıyorum. Kıyıları döven dalgalar gibi birbirini takip edebiliyormu kabaran sular, ona bakıyorum. Güzellik aynı mı? birlikteliği oluşturan sevgi saygı aynı mı? ona bakıyorum. Düşen her taş sonrası mozaik tablonun değerinde nasıl bir değişiklik var ona bakıyorum…
Sanat Enstitüsünde okurken iki sınıf önümde olan yıllar sonra aynı amaçlar doğrultusunda alın teri döktüğümüz yol arkadaşım ağabeyim kadim dost Sn. Kadir Altun'u kaybetmenin acısı var yüreğimde. Dünya hayatı bu diyor teselli bulmaya çalışsak da ölümcül ayrılık zor. Allah ailesine sabırlar versin. Mekanı cennet olsun. Kendine özgü davranışları olsa da iyiliksever yanı yardımseverliği hep önde olmuş gülen yüzünü hiç karartmamıştır.
Okulumun ilk müdürü Cevat Öncül, Mehmet Yaman, Zeki Erdemal, Zeki Tamer,gibi çok değerli taşlar düştü tablodan ama değer düşmedi. Onların yerlerine gelenler korudu mozaik tabloyu. Hizmeti paylaştığımız meslektaşlarımız, öğrencilerimiz oldu. Sonbahar yaprakları gibi koptu dalından savruldu kara toprağa. Abdülkadir Bayındır, Nazmi Öztürk. Özer Çelebiler geldi geçti idari kadrodan. Satılmış Cömert, Halil Şencan, Kolombo Mehmet, Vedat Eralp, Gazep adını koyduğumuz Antepli İbrahim ve Muallim Bey adıyla ünlenen Osman Akkurt iz bırakıp ayrıldılar aramızdan. Sıraya girmiş gibiydiler. Birer birer gidiyorlardı Koca Muzaffer adıyla Muzaffer Gökten, Recep Karban, toplantıların gülü Mefahir Yüce, Abdullah uysal koptu metal atölyemizden. Ve İlhan Önder, teknisyen Cahit Bey bozmadı sırayı. V de son anda cenazelerinde bulunamadığım İsmail Aydın, Tahsin Güney'in acısını içimizden sökemediğimiz dostların, yakın mesai arkadaşlarımızdan sonra goca usta diye takıldığım atölye çalışmalarımızda şefimiz Kadir Altun Ağabey. Okulumuz ve ailesinin başı sağolsun diyor, sabırlar diliyorum. Mekanlarınız cennet olsun.

06.02.2014

Bu yazı toplam 855 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim