• BIST 93.982
  • Altın 360,946
  • Dolar 6,7254
  • Euro 7,3289
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 15 °C

MÜDAHALE ETME, SADECE İZLE !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

İnsanları olduğu gibi sevenlerden misiniz? Yoksa insanları değiştirmeye çalışanlardan mısınız? Bu soru nereden çıktı derseniz. Mucize Doktor dizisinin geçtiğimiz bölümlerinde Ali: dans konusunda başarılı olamam dediğinde, Nazlı: “ Senin başarılı olmana gerek yok ki, Sen başarılı olma, Komikte olma, Hitabet ustası falanda olma,  Sadece Ali ol Bana yeter. Herkese yeter. “ Demişti. Sonrada evde Ali’nin Nazlıya aldığı müzik sistemiyle küçük bir dans etmişlerdi.

O sahneyi izleyince kendime böyle bir soru sormuş ve etrafımdaki insanları bu anlamda biraz gözlemeye başlamıştım gözlemlerim sırasında insanların karşısındaki insanı olduğu gibi kabullenme yerine değiştirmeye çalıştıklarını fark ettim. Tamam, hayatta değişim ve gelişim kaçınılmaz biri bizi kabullenmiyor diye değişmek hoş değil.

Hadi itiraf edin bakın burada biz bizeyiz. Eşinizin sevmediğiniz yönlerini değiştirmek istemiyor musunuz? Ya da çocuğunuzun hatalarına verdiğiniz tepkilere bakın, onu bile değiştirmeye çalışırsınız. Onu yapma, bunu yap öyle yaşama, böyle yaşa, böyle düşün diye. Aslında bunun nedeni ülkemizdeki çocukların insan değil bir proje olarak görülmesi annenin ya da babanın yapamadıkları şeyleri çocuklara yaptırmaya çalışmasıdır. Neyse bu ayrı girersek çıkamayız biz konumuza dönelim

Kabullenmemek, sen iyisin ama şunu yapma, sen iyisin ama boyun kısa sen iyisin ama kolunun biri kısa biri uzun, sen iyisin ama öyle düşünme derken sen zaten beni değiştirdin ve hayatı hem kendin için hem benim için zorlaştırdın. Hâlbuki ben senin gibi olmak istemiyorum. Kendim olmak istiyorum eğer kendim olursam daha iyi olurum. Herkese daha çok faydam dokunur ve hayat herkes için daha kolay olur

Onur kim yapıyor bunları diyen arkadaşlar bir etraflarına baksınlar. Ben yapmıyorum diyen kişilerde bile konuşmaları esnasında böyle yaparlar. Bakın yanlış anlaşılmamak için tekrar söylüyorum “insanın kendi isteğiyle değişmesinden bahsetmiyorum. O tabi ki olacak, tabi ki her zaman çevreden öneriler ve örnekler alacağız o başka bir şey. İnsanları kabullenmeyip belirli bir kalıba sokmaya çalışmak başka bir şey. “

Şöyle bir düşündüğümüzde bu kabullenmeme işinden en çok özel gereksinimi olan bireyler ve aileleri etkilenir. Mesela bazı aileler çocuklarının özel gereksinimli bir birey olduğunu kabullenmekte zorlanırlar. Hatta çocuklarını sosyal ortama sokmayan, soksalar bile devamlı şunu şöyle yap, bunu böyle yap, onu öyle yeme dökersin diyen, çocuğa kendine olan güvenini kaybettiren annelerle çok karşılaşırız

Tamam, onları da anlıyorum. Zaten özel gereksinimi olan çocuklarını kabullenememişken birde toplum ve en yakınlarının psikolojik baskısına maruz kalırlar. Böylece hem özel gereksinimli bireyleri hem de kendilerini toplumdan ve sosyal yaşamdan soyutlamaya yani evden çıkmamaya başlarlar. Bence bu aileler ve özellikle özel gereksinimi olan çocuğa sahip annelerin yaptığı en büyük hatalardan biridir. Farkında olmazlar ancak anlatmaya çalıştığım gibi aşırı müdahaleci ve kabullenme güçlüğü çeken bir anne çocuğu, kendine ve diğer aile bireyleri için hayatı oldukça zor bir hale getirir.

İşte bu yüzden yapılabilecek en faydalı şey değiştirmeye çalışmak değil, özel gereksinimli bireyleri olduğu gibi kabullenmektir. Sen yapamazsın, sen yemeği dökersin yerine, çocuğun eline kaşığı tutuşturup hiç müdahale etmeden yemeği yemesini izlemektir. Tamam, başlangıçta yemeği dökebilir üstünü kirletebilir ama zaman geçtikçe yani kendine güvenini kazandıkça o yemek dökülmeyecektir. Diğer işlerde böyle halledilir.

Unutmayın sevgili anneler babalar ve arkadaşlar özel gereksinimi olan bireylere yapabileceğiniz en büyük yardım. Onları olduğu gibi kabul etmek onlar yardım istemedikçe müdahale etmemek her işi kendilerinin yapmasına izin vererek onları uzaktan izlemektir. İnanın bana böyle yaparsanız çocuğunuz kendine güvenen, her işi yapan, ne zaman yardım isteyeceğini bilen, özgür bir birey haline gelecektir. Yaşam herkes için daha kolay daha güzel olacaktır…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem gazetesi…  

 

Bu yazı toplam 1359 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim