• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 19 °C

MÜFTÜ EFENDİ BİRAZ BENİ DİNLER MİSİNİZ?

Hasan Dinç

Bu sütunu izleyenler iyi bilirler. Ara sıra camilerdeki konuşmaları konu eder, bu konuşmaları düzeltir, hataları tenkit süzgecinden geçiririm. Amacım sadece tenkit etmek değil, hem oto kritik yapmak hem de yanlışların düzeltilmesine vesile olmaktır. Bütün bunlara rağmen ne hatalar biter, ne de din görevlileri görevlerini yaparken söylenenleri dikkate alırlar.

Cuma günleri, bayram günleri, kandil geceleri, Ramazan ayında teravih namazından önceki vakitler ve bazı diğer günlerde görevli vaizler cemaate dini konularda öğretici konuşmalar yaparlar. Bu konuşmalar cemaat tarafından dikkatle takip edilir, İslâm Dini hakkında yapılan bu konuşmalardan bilmediklerini öğrenmeye çalışırlar. Ancak, çoğu kere birebir bazı hataları konuşmacıyla konuşarak düzeltmek mümkün ise de bazı hataları bu yolla geçiştirmek mümkün değildir. O nedenle ilgilileri basın aracılığı ile uyarmak, gerekli tedbirlerin alınması ve ikazların yapılması bakımından önem arz etmektedir.

Ben Kültür Mahallesinde oturmaktayım. Çok önemli işlerim olmadıkça çarşıya çıkmaz, namazlarımı Kültür Camisinde kılmaya çalışırım. Çok gayretli bir imamı ve de titiz bir müezzini var. Bu sebeple Caminin önemli sayılacak derecede kalabalık cemaati bulunmaktadır. Her iki görevli bir dayanışma içinde görevlerini cemaati memnun edecek derecede yerine getirmekte, saygı ve sevgi esasına dayalı bir hizmet anlayışını devam ettirmektedirler. Çoğu kez Büyük Camiden yapılan merkezi sisteme dayalı konuşmaları, zaman zaman da görevlendirilmiş vaizlerin konuşmalarını dinleriz.

Dün de yine mahalle camimizde Cuma namazını kılmak için gittim. Camiye girdiğimde biri vaiz kürsüsünden konuşuyordu. Sessizce yerime oturdum ve yapılan konuşmayı can kulağı ile dinlemeye başladım. Hz. Ali’den bahsediyordu. Onun oğlu Hz. Hasan’a öğütlerinden konu açılmış olmalı ki bir iki diye söylediklerini sıralıyordu. “Dünyanın en büyük zenginliği akıl zenginliği, dünyanın en büyük fakirliği de akıl fakirliğidir” diyordu. Akıl fakirlerine ahmak denildiğini hatırlattıktan sonra yine Hz. Ali’den bir alıntı ile ahmaklığın ne demek olduğunu anlattı. Ahmaklık Hz. Ali’ye göre “Dostuna iyilik yapayım derken kötülük yapmaktır” dedi. Benim maksadım bunlar üzerinde durmak değil, sözün açılımını yaparken yaptığı affedilmez hatadır.

Konuşmacı “ahmak” kelimesinin açılımını yaparken bazı örnekler verdi. Örneklerinden birinde “Çocuklarımız anne ve babanın verdiği terbiye ile büyürler. Sonra bir gün okula giderler. Ama yetiştirdiğinizden farklı şeyleri öğrenerek eve dönerler. Çocuğunuz çevresinden, arkadaşlarından ve de öğretmenlerinden kötü şeyler ve küfür öğrenirler” dedi. Bilirsiniz meclis kürsüsü nasıl milletvekilleri için dokunulmaz ise, camilerdeki vaiz kürsüsü de vaizler için dokunulmazdır. Konuşmaları kesilmez, soru sorulmaz ve yorum istenmez. Bunu bildiğim halde bu yanlışlığın yerinde ve zamanında düzeltilmesinin faydasına inandığım için oturduğum yerden vaize “Bir düzelteme yapar mısınız” diye seslendim. Vaiz “nasıl yani” dedi. Ben de “ Öğretmenler öğrencilerine kötü şeyler ve küfür öğretmez” dedim. Vaiz biraz kem küm etti. Sözüm ona düzeltmek ister gibi göründü ve konuyu geçiştirdi.

Bu konuşma bir Cuma günü cemaate İslâm dini adına bir din görevlisi tarafından yapılmıştır. Topluma şekil veren ve toplumu yoğuran bu iki guruptan biri olan din görevlilerinden öğretmene bu bakış açısının, hem dinimiz hem de medeniyet mücadelemiz yönünden kabulü mümkün olmayan bir hata olduğunu herkes gibi sayın müftümüzün de kabul edeceğini elbette biliyorum. Ancak bütün bunlara rağmen bu tür konuşmaların artarak devam ettiğini bir Müslüman aydın olarak maalesef üzülerek takip ediyorum. Müftü Efendi. Bu tür konuşmaların ne zaman sona ereceğini bütün Müslümanlar gibi ben de merak etmekteyim. Şeref duyduğum dinim adına bu tür hezeyanların yapılmasından hiç kimse mutlu olamaz. Bunların önüne geçilmesini de toplumumuz sizlerden beklemektedir. Çatışmacı bir üslûbun bir din adamına hiç uygun düşmediğini en iyi takdir edecek olanlar yine din adamlarıdır. Cemaat içinde bulunan emekli ya da halen çalışan öğretmenlerin ve biricik yavrularını onlara güven içinde teslim eden velilerimizin içine yuvarlandığı ruh halini de varın siz düşünün.

Bu konuşmayı yapan vaiz efendiye de kendi konuşmasından aldığım bir bölümle seslenmek istiyorum. “Hz. Ali’ye göre ahmaklık dostuna iyilik yapıyorum derken kötülük yapmaktır” demiştiniz. Bu sözün doğruluğu elbette tartışılamaz. Güya sizde İslâm’a iyilik yapanlardansınız değil mi? Varın kendi hakkınızdaki hükmü siz verin.

Bu yazı toplam 934 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim