• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 27 °C

Müftümüz İ. Turan’dan rezalete dur!

Cevat Özsoy

                                         

Geçen hafta, cami hoparlörüyle ilgili yazım beklenenin üzerinde ilgi gördü. Birilerinin konuya parmak basması gerekiyormuş… bir okuyucum “ Hah, sonunda birileri buna cesaret edip, bunu konuşmaya başladı, inşallah düzeltilir.”diye yazmış.

Öncelikle şu müjdeyi vereyim. Müftümüz Sn. İzani Turan bizzat bizi aradılar. Bir yerde, bize hak verirken, önümüzdeki ay görevlilerin toplantısında, konuyu gündeme getireceğini ve şikâyetlerin giderileceği sözünü verdiler.

Kendileri ile, Valiliğin düzenlediği bayramlaşmada da bizzat görüştüm. Bize,”maalesef,  görevlilerimiz mikrofon eğitimi konusunda zayıf,cami içi hoparlör sorununu çözmemiz kolayda,dış hoparlör konusu, adada, bıçak sırtı gibi…  Cami yakınındakiler yüksek sesten şikayetçi olurken,uzaktakiler de duymamaktan yakınıyorburada bir orta yol bulmamız lazım” dedi… Önümüzdeki toplantı da konuyu detaylı bir şekilde gündeme getirip, şikayetleri asgariye indireceğini ve gerekli ikazların yapılacağı sözünü verdi.

  Tabii ki, burada konu bir ikazdan öte, mesele, sistemi ilmi bir kurala oturtturmak. Yani, akustik denilen bir ilim dalı olduğu söyleniyor. Ölçüm aleti ile iç ve dış ezanın kaç desibel olacağını bir sisteme bağlayıp, herkesin bu kurala uymasını sağlamak… Böylece bir ahenk sağlanırsa şikâyetlerin ortadan kalkacağına inanıyorum.

Burada meseleyi, bazı okuyucularımın belirttiği gibi, ezan karşıtlığı olarak görmemek lazım.Artık ülkemizde, pekte, ezandan rahatsız olacak birilerinin varlığını düşünmüyorum. Öyle, hoparlörlerin sonuna kadar açılmasına karşı çıkmak, ezan düşmanlığı değildir.

65’li yıllarda, Bolu’da ilk defa, Büyük Caminin minarelerinden hoparlörle ezan okunmaya başlandığında, kaldığımız yurdun penceresini açıp, ezanı zevkle dinlediğimi hatırlıyorum.

Ve yine 90’lı yıllarında, Bulgaristan’dan göçe zorlanan soydaşlarımız, ülkelerimizin çeşitli bölgelerine yerleştiriliyordu.

Bolu’ya gelen bir kafile de, dükkânımın önünden geçerken minarelerden ezan okumaya başlayınca, tüm kafile durup ezanı dinlerken onların gözyaşlarına şahit olmuş, bende aynı duyguları paylaşmıştım.

Bugün ise, bir caminin avlusuna yaklaştığımda, adeta canavarlaşan hoparlörün sesinden kulaklarımı o kadar zonklattı ki, kendimi caminin içene zor attım.

Hiç kimsenin bize bu eziyeti çektirmeye hakkı yoktur.

Biz, ezan öyle güzel okunsun ki, işimizi gücümüzü bırakalım; hatta pencereleri açalım zevkle dinleyelim. Mesele bu… Bilmem anlatabildim mi?...

 

Bu yazı toplam 2265 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim