ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.371
  • Altın 153,120
  • Dolar 3,8294
  • Euro 4,5101
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

Müftümüzün dilinden Atatürk’ün Din ve Laiklik anlayışı-2

Mustafa Namdar

Atatürk’ün dinimize bizzat yaptığı hizmetler;

    Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yasal bir kurum olarak Devlet Teşkilatı içinde yer almasına öncülük etmiştir. Halkın din konusunda doğru bilgilenmesini sağlamak için, 9 ciltlik “Hak Dini Kur’an Dili” adlı Kur’an tefsirini, Muhammed Hamdi Yazır’a, Peygamberimizin hadislerinden oluşan “Tecrid-i Sarih Tercümesi”ni önce Ahmet Naim’e sonra da Prof. Dr. Kamil Miras’a sipariş verip, ilim dünyasına kazandırmıştır. Bunların ücretini de kendi cebinden vermiştir.

    1930 yılında Vocische Zeitung gazetesinin 73. sayısında yayınlanan bir demecinde Atatürk şunları söylemiştir; “Kur’anın tercüme edilmesini emrettim. Hz. Muhammed’in hayatına dair bir kitabın da tercüme edilmesi için emir verdim.” (Prof. Dr. Toktamış Ateş ‘Biz Devrimi Çok Seviyoruz’ 67,68)

    Atatürk’ün dinimize yaptığı önemli hizmetlerden biri de Cuma ve Bayram günlerinde camilerde okunan hutbeleri, Türkçe okutmasıdır. Bütün bunlardan sonra kendimize soralım. Dine karşı olan bir kimse dinin anlaşılması için bu kadar hizmet eder mi?

    Ayrıca şunun da bilinmesi gerek. Liseler için yazdırdığı tarih kitaplarındaki “İslam Tarihi” bölümü, Atatürk’ün bizzat kendisinin yazdığı belirtilir. (Prof. Dr. E. Ruhi Fığlalı ‘Atatürk ve Din’ 236)

    Atatürk’ün dinle ilgili sözlerinden bazıları;

    “Din vardır ve lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Temeli çok sağlam bir dinimiz var. Malzemesi iyi. Fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe, yeni harç yapıp, binayı takviye etme gereği duyulmamış. Aksine hurafe, binayı daha fazla hırpalamış.” (Utkan Kocatürk ‘Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri’ 206)

    “Türk milleti dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum.” (Söylev ve Demeçler 3/70)

    “Milletimiz dil ve din gibi kuvvetli iki hazineye sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip atamayacaktır.” (Söylev ve Demeçler 2/66,67)

    “Bizim dinimiz en tabii ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki, son din olmuştur. Müslümanlıkta imam, toplumun en üstün adamıdır. Zamanın en aydın adamıdır.” (Ahmet Gürtaş ‘Atatürk ve Din Eğitimi’ 36)

    “Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeliyiz.” (Söylev ve Demeçler 2/94)

    ‘Atatürk ve Laiklik’ Prof. Dr. Yavuz Abadan’a göre Laiklik; dinin siyaset ve devlet işlerine karıştırılmaması ve her vatandaş için vicdan hürriyetinin sağlanması demektir. (Prof. Dr. A. Sarıkoyuncu a.g.e. 40)

    Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’e göre Laiklik, din hürriyetini ve bundan doğan vatandaş haklarını düşmanlarına karşı korumaktır. (a.g.e. 65) Ünlü tarihçi Bernard Levis, Atatürk’ün Laiklik anlayışını şöyle açıklıyor; “Kemalist din politikasının temeli laiklikti, dinsizlik değildi. Amacı islamlığı yıkmak değil, onu devletten ayırmak, siyasal, toplumsal ve kültürel işlerde dinin ve onun temsilcilerinin yetkisine son vermek ve bunu inanç ve ibadet konularına haşretmekti.” (Modern Türkiye’nin Doğuşu 408)

    Prof. Dr. Toktamış Ateş; “Laik devlet, dinle her türlü bağlantısını koparmış devlet demek değildir. Laik devlet, yönetenlerin yönetme yetkisinin kaynağının Tanrı ve Din olmadığı bir devlettir.” (Dünyada ve Türkiye’de Laiklik 30)

    Atatürk; “Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre karşı değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyoruz” diyor. (Sadi Boran ‘Atatürk ve Din’ 82)

    Atatürk’ün vicdan hürriyeti tanımı da şöyledir; “Vicdan hürriyeti her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak demektir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.” (S. Burak ‘Atatürk ve Din’ 79-80)

    Sonuç olarak dirliğimize kast etmek isteyenler değişik argümanlarla karşımıza çıkabilir. Bunlara karşı son derece uyanık olmalıyız. Bizim dini terbiyemiz gereği, ölülerimizi hayırla anmak vardır. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ü bir defa daha rahmetle anıyor, yeri mekanı Cennet olsun diyorum.

29.12.2005

Bu yazı toplam 500 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim